cik ile cümle

cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bundan ne gibi sonuçlar çıkarılabilir?What conclusions can be drawn from this?
O beni baştan çıkarmaya çalıştı.He tried to seduce me.
Dudakların mavi. Sudan çıkmalısın.Your lips are blue. You should get out of the water.
Tom bir çıkış yolu görmedi.Tom didn't see a way out.
Polis davayla ilgili yeni kanıtlar ortaya çıkarmıştır.The police have uncovered new evidence related to the case.
Tom bugün evden erken çıkmasına rağmen işe geç kaldı.Even though Tom left home early today, he was late for work.
Senin çıkarın ne olacak?What's in it for you?
Mary aynı anda iki farklı adamla çıkıyor.Mary is dating two different guys at the same time.
Kampın yarısı yürüyüşe çıktı.Half the camp went on a hike.
Mary'ye çikolata verdim.I gave Mary chocolate.
Bu problem her gün ortaya çıkar.This problem comes up every day.
Dergi ne zaman çıkar?When does the magazine come out?
Bu adadan canlı çıkamayacağız.We won't get off this island alive.
Gerçeği asla ortaya çıkaramadılar.They never found out the truth.
Korsanlar gemiye çıktı.The pirates boarded the ship.
Hepimiz son kez içmek için dışarı çıktığımızda, ben belirlenen sürücüydüm.The last time we all went out drinking, I was the designated driver.
Hava düzelirse yürüyüşe çıkacağım.I'll go for a walk if the weather improves.
Tam da dışarı çıkmak üzereydi.She was just about to go out.
Telefon çaldığında Tom tam dışarı çıkmak üzereydi.Tom was just about to go out when the phone rang.
İyi bir iş başardın. Senin için şapkamı çıkarmak istiyorum.You have done a good job. I'll take my hat off to you.
Güverteye çıkalım.Let's go up on deck.
Metrik sisteme dönmeye üreticileri tarafından karşı çıkıldı.Conversion to the metric system was opposed by tool manufacturers.
O, ebeveynleriyle tatile çıkmayı reddetti.He refused to go on holiday with his parents.
Ebeveynleriyle tatile çıkmayı reddetti.He refused to go on holiday with his parents.
Bu dedikoduyu kimin çıkardığını biliyorum.I know who started the rumor.
Onu paltosunun altından çıkardı.He took it out from under his coat.
Tom ve Mary'nin birbiriyle çıkmaktan vazgeçtiğini bilmekle ilgilenebileceğini düşündüm.I thought you might be interested to know that Tom and Mary have quit dating each other.
Tom ehliyetini çıkardı ve onu polis memuruna gösterdi.Tom pulled out his driver's license and showed it to the police officer.
Yanan binanın dışına asla canlı çıkamayacağımızı düşündüm.I thought we'd never get out of the burning building alive.
Eğer Tom Mary ve John'un çıktığını bilseydi bundan hoşlanmazdı.Tom wouldn't like it if he knew Mary and John were dating.
Tom başka bir belge çıkardı ve masanın üzerine koydu.Tom pulled out another document and laid it on the table.
Tom dışarı çıktığında genellikle güneş gözlüğü takar.Tom usually wears sunglasses whenever he goes outside.
Tom arabayı çalıştırdı ve otoparktan çıkarttı.Tom started the car and pulled out of the parking lot.
Tom not defterini çıkardı ve içine bir şey yazdı.Tom took out his notebook and wrote something in it.
Tom levye ile çiviyi tahtadan çıkardı.Tom pulled the nail out of the board with a crowbar.
Tom, Mary'nin onunla çıkmayı kabul edeceğini umdu.Tom hoped that Mary would agree to go out with him.
Tom portakal suyunu buzdolabından çıkardı.Tom took the orange juice out of the refrigerator.
Tom buzdolabından birkaç yumurta çıkardı.Tom took a couple of eggs out of the refrigerator.
Tom, Mary ve John'un birbirleriyle çıktıklarından şüphelendi.Tom suspected Mary and John were dating each other.
Tom'un ailesi şehir dışına çıktığında Tom'un bir partisi vardı.Tom had a party when his parents were out of town.
Tom çantasını aldı ve odadan çıktı.Tom picked up his bag and walked out of the room.
Tom ceketinin cebinden bir zarf çıkardı.Tom withdrew an envelope from his jacket pocket.
Tom arkasına bakmadan odadan çıktı.Tom walked out of the room without looking back.
Kızınla çıkmak için iznini istiyorum.I'd like your permission to date your daughter.
Tom çakısını çıkardı ve onu açtı.Tom pulled out his pocketknife and opened it.
Hava karardıktan sonra yalnız başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark by yourself.
Tom tereyağını buzdolabından çıkardı.Tom took the butter out of the refrigerator.
Tom sobasına gazyağı almak için dışarıya çıktı.Tom went out to buy kerosene for his stove.
Bu şeyin iyi çıktığına gerçekten sevindim.I'm a really glad this thing turned out OK.
Tom, Mary'nin onun hayatından çıkmasını diliyor.Tom wishes Mary would get out of his life.
Tom salon dolabından süpürgeyi çıkardı.Tom took the broom out of the hall closet.
Tom bavulları bağajdan çıkardı.Tom pulled the suitcases out of the trunk.
Tom çikolata sevmiyor ama Mary seviyor.Tom doesn't like chocolate, but Mary does.
Tom ve Mary John'un kapıdan çıkışını izledi.Tom and Mary watched John go out the door.
Şimdi oradan çıkmak zorundasın.You've got to get out of there right now.
Bu hücreden çıkamayacağız.We won't be able to get out of this cell.
Tom kalktı ve mutfaktan çıktı.Tom got up and walked out of the kitchen.
Tom ve Mary dışarı çıkmaya hazırlanıyorlar.Tom and Mary are getting ready to go out.
Hiç kimse Mary'ye bir randevuda çıkma teklif etmedi.No one has ever asked Mary out on a date.
Mary kapıdan çıkarken Tom izledi.Tom watched as Mary walked out the door.

İlgili Sayfalar