cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Biraz sıcak çikolata yaptım.I made some hot chocolate.
Umduğumdan daha erken çıkabildim.I managed to get away earlier than I expected.
Sen çıkmadan önce geri dönebilirim.I might be back before you leave.
Bu adadan çıkmalıyım.I need to get off this island.
Bu adadan çıkmam gerekiyor.I need to get off this island.
Boston'dan çıkmam gerekiyor.I need to get out of Boston.
Bu yerden çıkmam gerekiyor.I need to get out of this place.
Bu yerden çıkmalıyım.I need to get out of this place.
Şehirden çıkmam gerekiyor.I need to get out of town.
Şehirden çıkmalıyım.I need to get out of town.
Pazartesi izne çıkmalıyım.I need to take Monday off.
Tom'un hapishaneden çıkmasını hiç beklemiyordum.I never expected Tom to get out of prison.
Hiçbir yere çıktığım yok.I never get to go anywhere.
Şu sıralar hiç çarşıya çıkmıyorum.I never go downtown nowadays.
Asla çıngar çıkarmam.I never pick fights.
Bakıyorum ayakkabılarını çıkarmamışsın.I notice you haven't taken off your shoes.
Senin aniden ortaya çıkışın beni şaşırttı.Your sudden appearance has surprised me.
Bir triseps çıkardım.I pulled a triceps.
Mary'den gerçekten hoşlanıyorsan, ona çıkma teklif etmelisin.If you really like Mary, you should ask her out.
Bir dakikalığına çıkabilir miyim?May I be excused for a minute?
Tom hapishaneden çıktı.Tom broke out of jail.
Tom anahtarı kapıdan çıkardı.Tom removed the key from the door.
Tom yiyecek almak için dışarı çıktı.Tom went out to get groceries.
Niçin dışarı çıkıp sarhoş olmuyoruz?Why don't we go out and get drunk?
Asansörde Tom'la yukarı çıktım.I rode up in the elevator with Tom.
İşten çıkar dedim.I said lay off.
Tom'un kütüphaneden çıktığını gördüm.I saw Tom come out of the library.
Tom'la başa çıkabilmeliydim.I should've been able to handle Tom.
Bir sandalyeye çıktım böylece üst rafa ulaşabildim.I stood on a chair so I could reach the top shelf.
Tom'un bununla başa çıkmasına izin vermeni şiddetle tavsiye ediyorum.I strongly advise you let Tom handle this.
Sanırım Tom Mary ile çıkardı.I think Tom used to date Mary.
Sanırım onunla başa çıkabiliriz.I think we can handle it.
Sanırım durumla başa çıkabiliriz.I think we can handle the situation.
Sanırım bununla başa çıkabiliriz.I think we can handle this.
Sanırım hepimiz dışarı çıkmalıyız.I think we should all go outside.
Sanırım buradan çıksak iyi olur.I think we'd better get out of here.
Tom ve Mary birlikte sakin bir anın tadını çıkardı.Tom and Mary enjoyed a quiet moment together.
Tom ve Mary birlikte merdivenlerden aceleyle yukarı çıktı.Tom and Mary hurried up the steps together.
Tom ve Mary birlikte çıktılar.Tom and Mary left together.
Tuvaletten çıkınca lütfen ellerinizi yıkayın.Please wash your hands after using the bathroom.
Tom Mary'den ayrıldıktan sonra Alice ile çıkmaya başladı.After Tom broke up with Mary, he started dating Alice.
Mary'nin haberi yok ama Tom, Alice'le de çıkıyor.Mary doesn't know it, but Tom is also dating Alice.
Tom cuma gecesi Mary ile ve cumartesi gecesi Alice ile dışarı çıktı.Tom went out with Mary on Friday night and with Alice on Saturday night.
Benimle bir yürüyüşe çıkmak ister misin?Do you want to go for a walk with me?
Eşyalarımı depodan çıkarmayı unutma.Don't forget to take my things out of storage!
Çikolatayı küçük parçalara ayırın.Break the chocolate into smaller pieces.
Uzun hafta sonunun tadını çıkardığını umuyorum.I hope you enjoyed the long weekend.
Onların ikisinden daha uzun olanı önce dışarıya çıktı.Of the two of them, the taller one went out first.
Hava kötüyse yürüyüşe çıkmayacağız.We won't go for a walk if the weather's bad.
Tom her akşam içmeye çıkar.Tom goes out drinking every evening.
Eğer hava kötüyse yürümek için dışarı çıkmayacağız.If the weather is bad, we won't go out for a walk.
Gömleğini çıkardı.He took off his shirt.
Tom sorunla nasıl başa çıkmayı planlıyor?How does Tom plan to cope with the problem?
Onlar nadiren dışarı çıkarlar.They rarely go out.
Biz nadiren dışarı çıkarız.We rarely go out.
Yatak odandan çıkmanı bekleyerek bütün gece boyunca gizleniyorum.I've been lurking all night, waiting for you to come out of your bedroom.
Tom, Çinli bir değişim öğrencisiyle çıkıyor.Tom is dating an exchange student from China.
Tom Çinli bir takas öğrencisiyle çıkıyor.Tom is going out with a Chinese exchange student.
Tom bir kalıp çikolata satın aldı.Tom bought a bar of chocolate.
Siyah bulutlar ortaya çıkmaya başladı.Black clouds began to come up.