cik ile cümle

cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Aritmetik ayakkabılarını çıkarmadan yirmiye kadar sayabilmektir.Arithmetic is being able to count up to twenty without taking off your shoes.
O, telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydi.He was about to go out when the telephone rang.
Tuvaletten nihayet ne zaman çıkacaksın?When will you eventually get out of the bathroom?
Tom hapisten çıktı.Tom is out of prison.
Mary elbiselerini çıkarmaya başladı.Mary started taking her clothes off.
Tom Mary'nin John'la çıktığını duyduğunda tepesi attı.Tom blew his top when he heard that Mary had gone out with John.
Tom Mary'nin John'la çıktığını duyduğunda öfkelendi.Tom blew his top when he heard that Mary had gone out with John.
Tom Mary'nin John'la çıktığını duyduğunda deliye döndü.Tom blew his top when he heard that Mary had gone out with John.
Benimle çıkmak ister misin?Would you like to go out with me?
Eğer ona çıkma teklif etmezsen, ben ederim.If you don't ask her out, I will.
Amcam Doha'dan iki katmanlı çikolata kutusu getirdi.My uncle brought a two-tiered box of chocolates from Doha.
Biraz çikolatalı dondurma ister misin?Would you like some chocolate ice cream?
Can çıkar huy çıkmaz.A leopard never changes its spots.
Fırtınaya rağmen dışarı çıktı.He went out in spite of the storm.
Ağzından sigarayı çıkarmadan nasıl konuşabildiğini bilmiyorum.I don't know how he can speak without taking the cigarette out of his mouth.
Çıkmadan önce pencereyi kapat.Close the window before you leave.
Tatile ne zaman çıkıyorsun?When do you go on holiday?
Ölüm perisi kan donduran bir çığlık sesi çıkardı.The banshee let out a blood-curdling scream.
Babam o kadar meşgul ki yürüyüşe bile çıkamıyor.My father is so busy that he cannot even take a walk.
O aradığında evimden çıkmak üzereydim.I was about to leave my house when she called.
Gel benimle birlikte karın tadını çıkar.Come enjoy the snow with me!
Sen hapishaneden çıkmadan önce, o evlenmiş olacak.By the time you get out of prison, she'll be married.
Tatlı için, Tom vanilyalı dondurma ile çikolatalı parfe sipariş verdi.For dessert, Tom ordered chocolate parfait with vanilla ice cream.
Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.This tradition arose in China.
Masayı dışarıya çıkar lütfen.Take the table outside, please.
Biz çıkışı kaçırdık.We missed the exit.
Kral, elbisesini çıkardı.The king took his clothes off.
Ona hiç çıkma teklif edilmedi.She has never been asked out on a date.
Hepimizin inişli çıkışlı dönemleri olmuştur.We all have our ups and downs.
Kötü hava yola çıkmamızı engelledi.Bad weather prevented us from departing.
Başka bir sorun çıktı.Another problem has come up.
Bay White şimdiye kadar çok iyi iş çıkarıyor.Mr. White is doing very well so far.
Hava çok soğuktu, ama biz dışarı çıktık.It was very cold, but we went out.
Çok soğuk olmasına rağmen, dışarı çıktık.Even though it was very cold, we went out.
Hava çok soğuktu, ama dışarı çıktım.It was very cold, but I went out.
Çok soğuk olmasına rağmen, dışarı çıktım.Even though it was very cold, I went out.
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktım.I went out even though it was raining.
Bazen arabayla gezmek için dışarı çıkarız.We sometimes go out for a drive.
Onu kafandan çıkar.Take that off your head.
O adı çıkmış bir yalancı.He's a notorious liar.
Hava kötü olmasına rağmen dışarı çıkmaya karar verdim.Even though the weather was bad, I decided to go out.
Sabu, FBI muhbiri çıktı.Sabu turned FBI snitch.
Her şeyin bir saadet zinciri olduğu ortaya çıktı.The whole thing turned out to be a Ponzi scheme.
Treni kaçırmayayım diye evden erken çıktım.I left home early so I wouldn't miss the train.
Aniden ortaya çıkmasına şaşırdım.I was surprised by his sudden appearance.
Tom'un haklı olduğu ortaya çıktı.Tom turned out to be right.
Tom işten çıkarıldı.Tom was laid off.
Ceketini çıkar ve kendini evindeymiş gibi hisset.Take your coat off and make yourself at home.
Tom birkaç gün izne çıkıyor.Tom is taking a few days off.
Buradan çıkmalıyız.We should get out of here.
Mary bir single çıkardı.Mary released a single.
Ebeveynlerim çıkmama izin vermeyecek.My parents won't let me date.
Annem ve babam benim oğlanlarla çıkmama izin vermez.My parents won't let me go out with boys.
Yürüyüşe çıkıyorum.I'm going for a walk.
Japonlar bir eve girmeden önce ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes before entering a house.
Tam dışarı çıkmak üzereyken yağmur yağmaya başladı.Just as I was about to go out, it started raining.
Hava iyi olursa yarın yola çıkacağız.We'll leave tomorrow, weather permitting.
Mary "Teen Mom" televizyon programına çıktı.Mary appeared on the TV show 'Teen Mom'.
Biz bu gizemi açığa çıkardık.We uncovered this arcane.
Benimle kavga çıkaran şu kadın çok saygısız davranıyordu.That woman who picked a fight with me was being very disrespectful.

İlgili Sayfalar