cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, sorunlarla başa çıkabilir.He can cope with the problems.
Az önce dışarı çıktı.He went out just now.
Maalesef o az önce dışarı çıktı.I'm afraid he's just gone out.
O, çikolatalı keke düşkündür.He is fond of chocolate cake.
O, çikolatalı pasta düşkünüdür.He is fond of chocolate cake.
O bir an için dışarı çıktı.He stepped out for a moment.
O sonunda ortaya çıktı.He appeared at last.
Kapıyı kapattı ve üst kata çıktı.He shut the door and went upstairs.
Aniden ortaya çıktı.He appeared from nowhere.
O, dizüstü bilgisayarı çıkardı.He took a notebook out.
O,pasaportunu çıkardı.He took out his passport.
O, Paris'e doğru yola çıktı.He set off to Paris.
O, mendilini çıkardı.He took out his handkerchief.
Şiddetli yağmura rağmen dışarı çıktı.He went out in spite of the heavy rain.
Tek başına yurtdışına çıktı.He has gone abroad by himself.
O, kalemini çıkardı.He got out his pen.
Çekini imzalamak için bir kalem çıkardı.He took out his pen to sign his check.
Cebinden bir şey çıkardı.He took something out of his pocket.
O, henüz ortaya çıkmadı.He hasn't appeared yet.
O, zaten yola çıkmış olabilir.He may have already departed.
O, ne konuştu nede ağladı, sessizce dışarı çıktı.He neither spoke nor wept, but went out in silence.
O iyi bir manzaranın tadını çıkarmak için üst katta bir oda kiraladı.He rented a room on the top floor in order to enjoy a good view.
O, hoşça kal demeden dışarı çıktı.He went out without saying good-bye.
O, gece dışarı çıkardı.He used to go out at night.
O, işten çıkarıldı.He was laid off.
Bir hafta önce Avrupa'ya gitmek için yola çıktı. Yani 10 mayısta.He left for Europe a week ago, that is, on the tenth of May.
O, yalnız bir yolculuğa çıktı.He set out on a lonely journey.
O, bir parça kağıt çıkardı.He took out a piece of paper.
O, çekmeceyi açtı ve bir mektup çıkardı.He opened the drawer, and took out a letter.
O, yağmur için hazırlıklı olarak dışarı çıktı.He went out prepared for rain.
O tahta çıkacak.He will succeed to the throne.
O, yaz aylarında uzun bir yürüyüş için dışarı çıkardı.He would go to out for a long walk in summer.
Boş zamanının tadını çıkardı.He made the most of his free time.
O bize bir parça bile sorun çıkarmadı.He has given us not a little trouble.
O, denizin altında yeni bir hayatın tadını çıkardı.He enjoyed a new life under the sea.
O merdivenleri çıktı.He ran up the stairs.
O, zorluk olmadan ağaca çıkar.He gets up the tree without difficulty.
O, gözlüğünü çıkardı ve hemşireye kaşlarını çattı.He took off his glasses and frowned at the nurse.
O, gözlüğünü çıkardı.He took off his glasses.
O, aceleyle dışarı çıktı.He went out in a hurry.
O, arkasında izleyen köpeği ile yürüyüşe çıktı.He went out for a walk, with his dog following behind.
Köpeği ile yürüyüşe çıktı.He went out for a walk with his dog.
O, az önce kasabaya doğru yola çıktı.He has just set out toward town.
O, bu sabah Tokyo'ya yola çıktı.He set out for Tokyo this morning.
O, bu sabah onunla bir yürüyüşe çıktı.He went for a walk with her this morning.
O zorluklarla iyi başa çıkar.He will cope well with difficulties.
Cüzdandan bir dolar çıkardı.He took out a dollar from his wallet.
O iç ceket cebinden cüzdanını çıkardı.He took out the wallet from his inside jacket pocket.
O dün Kanada için yola çıktı.He set out for Canada yesterday.
O, dün gece televizyonda çıktı.He appeared on TV last night.
Dün gece televizyonda çıktı.He appeared on television last night.
O, cinayet davası ilgili gerçeği ortaya çıkardı.He brought out the truth of the murder case.
O bir yürüyüş için dışarı çıktı.He has gone out for a walk.
Başa çıkılması zor bir kişidir.He's a difficult person to deal with.
Şehir yönetimindeki yozlaşmayı ortaya çıkardı.He exposed corruption in the city government.
O beni yalancı çıkardı.He made me out to be a liar.
O, ağzımdan girip burnumdan çıktı.He twisted my arm.
O, sırrımı açığa çıkardı.He disclosed my secret.
O bana her defasında karşı çıkar.He opposes me at every turn.
O, arabanın altından çıktı.He got out from under the car.