cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece sürekli çalışma yerine arada bir dışarı çık ve eğlen.Go out and have a good time once in a while instead of just studying all the time.
Oturanların yarısından fazlası plana karşı çıkıyor.More than half the residents are opposed to the plan.
Dışarıya çıkamam çünkü çok ödevim var.I can't go out because I have a lot of homework.
Ev ödevimi bitirdikten sonra dışarı çıkacağım.I will go out after I finish my homework.
Dışarı çıkmak istemiyor musun?Don't you want to go out?
O beni görmeye geldiğinde çıkmak üzereydim.I was about to go out when he came to see me.
Keşke dışarı çıktığın zaman kapıyı kapatsan.I wish you would shut the door when you go out.
Keşke dışarı çıkarken kapıyı örtsen.I wish you would shut the door when you go out.
Çıkarken ışıkları kapattığından emin ol.Be sure to turn out the light when you go out.
Çıkarken ışığı kapattığından emin ol.Be sure to turn out the light when you go out.
Dışarı çıkmak için hazır mısınız?Are you ready to go out?
Lütfen dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitle.Please lock the door before you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olduğundan emin olun.Be sure to turn off the gas before you go out.
Yola çıkmadan önce her şeyi kapattığınızdan emin olun.Make sure you turn everything off before you leave.
Çıkmadan önce, ışıkların kapalı olduğundan emin olun.Make sure that the lights are turned off before you leave.
Ben çıkmadan önce tıraş olmalıyım.I've got to shave before leaving.
Dışarı çıkmadan önce ışığı söndürdüğünüzden emin olun.Be sure to put out the light before you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazı kapatmayı unutmayın.Don't forget to turn off the gas before going out.
Onu dışarı çıkarır mısınız?Could you let it out?
Çıkarın beni!Let me out!
Dışarı çıkan adam kaşlarını çatıyordu.The man who stepped out was frowning.
Çık dışarı!Get out!
Mary birdenbire ortaya çıktığında ben ayrılmak üzereydim.I was about to leave when Mary appeared out of the blue.
Ya çık, ya gir.Either go out or come in.
Ya dışarıya çık ya da içeriye gir.Either go out or come in.
Çıkış nerede?Where is the way out?
Çıkmadan önce beni ara.Call me before you leave.
Yeni başlayanlar için rüzgar sörfünün keyfini çıkarmak zordur.It is difficult for beginners to enjoy windsurfing.
Hava sıcak olmadan dışarı çıkalım.Let's go out before it gets hot.
Lütfen belgeleri bu odadan çıkarma.Please don't take the documents out of this room.
İnsanlığın çıkarları için çalışmalısın.You should work in the interests of humanity.
Yardımı karşılığında onu akşam yemeğine çıkardım.I took him out to dinner in return for his help.
Kadınların iş için dışarı çıkmaları oldukça yaygındır.It is quite common for women to go out to work.
Yalnız kalan küçük çocukla dışarı çıkmamalısın.You oughtn't to go out with the little boy remaining alone.
Çocuk kepini çıkardı.The boy took off his cap.
Erkek çocuk giysilerini çıkardı.The boy stripped off his clothes.
Çocuk labirentten çıkış yolunu bulamadı.The boy could not find his way out of the maze.
Kazanın çıkardığı sesi asla unutmayacağım.I'll never forget the sound the crash made.
Ceketimi çıkarabilir miyim?May I take off my coat?
Yolcular batan gemiden çıkarıldı.The passengers were taken off the sinking ship.
Durum onların kontrolünden çıktı.The situation got out of their control.
Bitkiler yemek yaparken oksijen çıkarır.Plants give off oxygen as they make food.
Bir yemek için çıkmaya ne dersin?What about going out for a meal?
İster inan ister inanma, mağaradan bir canavar çıktı.Believe it or not, a monster emerged from the cave.
Yeni bir zorluk ortaya çıktı.A new difficulty has arisen.
Yeni dergi ne zaman çıkacak?When will the new magazine come out?
Yeni pullar gelecek ay çıkarılacak.New stamps will be issued next month.
Yeni ürünün kalitesi hakkında bir sürü soru çıktı.Many questions came up about the quality of the new product.
Tanrı'nın gönderdiği Yahya adlı bir adam ortaya çıktı.There came a man who was sent from God; his name was John.
Nüfus son beş yıl içinde iki katına çıkmıştır.The population has doubled in the last five years.
Kalabalık çıkışa doğru koştu.The crowd rushed to the exit.
İnsanlar onun müziğini dinlemek için evlerinden çıktılar.The people came out of their houses to listen to his music.
Hayat çıkışlarla ve inişlerle doludur.Life is full of ups and downs.
Herkesin önünde rezalet çıkarmayın.Don't make a scene in public.
Birkaç gün dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out for a few days.
Dünya seyahatine çıkmak amacıyla parasını biriktiriyor.She is saving her money with a view to taking a trip around the world.
Hükümet harcaması biraz çığırından çıkıyor.Government spending is getting a little out of hand.
Hükümet harcaması biraz kontrolden çıkıyor.Government spending is getting a little out of hand.
Yıldızlar çıktı.The stars came out.
Altı aylık oğlum diş çıkarıyor.My six-month old son is teething.