cihaz ile cümle
cihaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla birlikte, Thunderbolt verileri için dahili bir destek olmadığından Thunderbolt cihazları çalışamaz.Seetõttu ei saa makromolekulid ilma aktiivse transpordi abita tsütoplasmast tuuma liikuda.
Ayrıca bir cihaz sayesinde konuşur.Me lihtsalt palkame ühe tegelase.
Beş veya yedi bit genellikle teleprinterlar gibi nispeten daha eski cihazlar ile işe yaramaktadır.5 või 7 on loogiline kasutada ainult vanemate seadmetega.
Nexus hattındaki cihazlar, Google'nin amiral gemisi Android ürünleri olarak düşünülür.Kõiki Nexuse tooteid peetakse Google'i Androidi operatsioonisüsteemil töötavateks lipulaevadeks.
MBRAI Alıcı Cihaz sınıflarına göre uygun görülen anten karakteristikleri tanımlamıştır.Teiseks, hierarhia on järjestatud preditseeritavate asjade reaalsete omaduste järgi.
400 milyon android cihaz.400 de milioane de dispozitive Android.
400 milyon android cihaz.400 Millionen Androidgeräte.
400 milyon android cihaz. 400 milyon oldukça yüksek bir rakam, ama kesinlikle yavaşlamıyoruz.(Bertepuk tangan) 400 million is a pretty huge number, but we're definitely not slowing down.
400 milyon android cihaz.400 миллионов Android устройств.
400 milyon android cihaz.400 מיליון מכשירים (מחיאות כפיים)
400 milyon android cihaz.Project Butter, un esfuerzo que se centra en las prestaciones en lo más profundo de la plataforma.
400 milyon android cihaz.Можете да видите отделните косми от мустаците на Рон Суансън.
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.Geleidelijk realiseerde Carol zich dat hij een gps-opsporingsapparaat in haar auto had geplaatst.
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.그는 열린 노트북을 갖고 있었다고 합니다. 그리고 캐롤이 그가 그녀의 차에 GPS 위치추적장치를 심어 놓은 걸 알자,
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.Mit der Zeit bemerkte Carol, dass er in ihrem Auto einen GPS-Sender versteckt hatte.
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.Со временем Кэрол поняла, что он разместил устройство GPS слежения на её машине.
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.הוא החזיק מחשב נייד פתוח, ועם הזמן קרול הבינה שהוא שתל התקן עיקוב ג'י-פי-אס במכוניתה,
Açık bir laptop taşıyordu ve zamanla Carol, arabasına sevgilisinin bir GPS takip cihazı koyduğunu fark etti.やがてキャロルは 元彼が車にGPS追跡機を 仕掛けていたと気づいたのです それで私に装置を止めてくれと頼んできたのです
Adı yenibakım cihazı.Benda itu disebut alat neonurture.
Adı yenibakım cihazı.C'est ce qu'on appelle un dispositif de néosoin.
Adı yenibakım cihazı.Csecsemőinkubátornak nevezik.
Adı yenibakım cihazı.En "neonurture device" (anordning för vård av nyfödda).
Adı yenibakım cihazı.Es wurde "frühernährungs Gerät" genannt.
Adı yenibakım cihazı.Het heet een "couveusekindje-koester-apparaat".
Adı yenibakım cihazı.Jmenuje se NeoNurture.
Adı yenibakım cihazı.신생아 보육기라 부르는 겁니다.
Adı yenibakım cihazı.Nazywa się urządzenie nowoopiekuńcze.
Adı yenibakım cihazı.Nó được gọi là thiết bị nuôi dưỡng trẻ sơ sinh.
Adı yenibakım cihazı.Se llama NeoNurture.
Adı yenibakım cihazı.Se numeşte dispozitiv neoincubator.
Adı yenibakım cihazı.Si chiama dispositivo neocultore.
Adı yenibakım cihazı.Volá sa to zariadenie pre starostlivosť o novorodencov.
Adı yenibakım cihazı.Ονομάζεται συσκευή νεο-διατροφής.
Adı yenibakım cihazı.Нарича се неоподхранващо устройство.
Adı yenibakım cihazı.Це прилад для виношування.
Adı yenibakım cihazı.Это устройство для вынашивания.
Adı yenibakım cihazı.זה נקרא התקן ניאו-טיפוח.
Adı yenibakım cihazı.إنّها تُدعا جهاز "نيونيرتير".
Adı yenibakım cihazı.西洋諸国の近代的な病院にあるような
Akıllı telefon ivme ölçeri gibi çetrefilli bir cihazı yapmak neredeyse imkansız gibi gözükmekte.Cela pourrait paraître impossible de créer un mécanisme aussi complexe que ce minuscule accéléromètre.
Akıllı telefon ivme ölçeri gibi çetrefilli bir cihazı yapmak neredeyse imkansız gibi gözükmekte.Det tycks nästan omöjligt att kunna göra en sådan invecklad manick som den lilla smartphone accelerometern.
Akıllı telefon ivme ölçeri gibi çetrefilli bir cihazı yapmak neredeyse imkansız gibi gözükmekte.זה נראה כמעט בלתי אפשרי לייצר מכשיר כל כך מורכב כמו מד התאוצה הטלפוני הקטנטן הזה.
Akıllı telefon ivme ölçeri gibi çetrefilli bir cihazı yapmak neredeyse imkansız gibi gözükmekte.سيبدو أنّه منِ المستحيل تصنيع جهاز بنفس تعقيد مقياس التسارع\"accelerometer\" الصغير جدا للهاتف المحمول
Altı. Test cihazına bağlayıp, radyoyu çalıştırın.Das Prüfgerät anschließen und das Radio einschalten.
Altı. Test cihazına bağlayıp, radyoyu çalıştırın.Six, connectez le testeur de circuit et allumez la radio.
Ama aynı zamanda enerji tasarruflu cihazların kullanımını, veya aşırı kullanımını geliştiren işaretti.어쨌든, 그건 에너지를 이용하는 장치를 과도하게 사용하지 말라는 신호이기도 했죠.
Ama aynı zamanda enerji tasarruflu cihazların kullanımını, veya aşırı kullanımını geliştiren işaretti.Maar het was ook een natuurlijke rem op het gebruik, of de overconsumptie van energieverslindende toestellen.
Ama aynı zamanda enerji tasarruflu cihazların kullanımını, veya aşırı kullanımını geliştiren işaretti.Namun itu juga menjadi tanda yang membatasi penggunaan alat-alat yang menggunakan energi.
Ama aynı zamanda enerji tasarruflu cihazların kullanımını, veya aşırı kullanımını geliştiren işaretti.Pero también era una señal que indicaba el límite de uso, o el uso excesivo de aparatos que consumen energía.
Ama aynı zamanda enerji tasarruflu cihazların kullanımını, veya aşırı kullanımını geliştiren işaretti.Ήταν επίσης σημάδι του ορίου χρήσης... ή υπερβολικής χρήσης των μηχανών που καταναλώνουν ενέργεια.
Ama aynı zamanda enerji tasarruflu cihazların kullanımını, veya aşırı kullanımını geliştiren işaretti.Але це також стало сигналом, який обмежив використання або перевикористання енергозатратних приладів.
Ama aynı zamanda enerji tasarruflu cihazların kullanımını, veya aşırı kullanımını geliştiren işaretti.אבל זה גם היה הסימן לגבול השימוש, או שימוש היתר, במכשירים זוללי אנרגיה.
Ama aynı zamanda enerji tasarruflu cihazların kullanımını, veya aşırı kullanımını geliştiren işaretti.لكنها كانت دليلا على محدوية استخدام ، أو الافراط في استخدام الأجهزة المستهلكة للطاقة.
Ama aynı zamanda enerji tasarruflu cihazların kullanımını, veya aşırı kullanımını geliştiren işaretti.制限していたのです 状況は変わり 今の車は大陸を横断の運転で
Ama gelecek dijital tıbbi cihazların ta kendisi olacak.Aber die Zukunft, das sind digitale, medizinische, drahtlose Geräte. Ok?
Ama gelecek dijital tıbbi cihazların ta kendisi olacak.Ale przyszłością są cyfrowe, medyczne urządzenia bezprzewodowe.
Ama gelecek dijital tıbbi cihazların ta kendisi olacak.Dar viitorul îl reprezintă dispozitivele medicale digitale fără fir. OK?
Ama gelecek dijital tıbbi cihazların ta kendisi olacak.De a jövő a digitális orvosi és vezeték nélküli eszközöké. Oké?
Ama gelecek dijital tıbbi cihazların ta kendisi olacak.하지만 미래에는 무선 디지털 의료 기기들이 이 변화를 주도할 겁니다.
Ama gelecek dijital tıbbi cihazların ta kendisi olacak.Le futur : ce sont les instruments médicaux sans fil.