Ana içeriğe geç
Sözlük

ciddi ile cümle

ciddi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O her şeyi ciddiye alır.He takes everything seriously.
Bunun hakkında onunla ciddi bir konuşma yapman gerekiyor.You need to have a serious conversation with him about this.
Tom az önce ciddi bir hata yaptığını biliyordu.Tom knew he'd just made a serious mistake.
O kendini çok ciddiye alır.He takes himself very seriously.
O, kendini çok ciddiye alır.She takes herself very seriously.
Tom ciddi bir rakip kazandı-John.Tom has acquired a serious opponent - John.
Evimi satmayı ciddi ciddi düşünüyorum.I'm seriously thinking of selling my house.
Araba kazası sonucunda şoför ciddi şekilde yaralanırken yolcu da öldü.As a result of the car accident, the driver was severely injured, and the passanger died.
Ciddi şüphelerim var.I have serious doubts.
Ciddi olmanın zamanı.It's time to get serious.
Bu sorun ciddi olmasa Tom burada olmaz.If this problem weren't serious, Tom wouldn't be here.
Bu ciddi oluyor.This is getting serious.
Tom neden önerimizi ciddiyetle kabul etmedi?Why wouldn't Tom take our offer seriously?
Ciddi sonuçları olacak.There will be serious consequences.
Küçük hatalar hemen düzeltilmezse ciddi sorunlara yol açabilirler.If small mistakes are not corrected at once, they may lead to serious problems.
O ciddi bir hastalıktır.That's a severe disease.
Sen ciddisin, değil mi?You're serious, aren't you?
F1 şampiyonu Michael Schumacher ciddi bir kafa yarasına maruz kaldı.The F1 champion Michael Schumacher sustained a serious head injury.
Tom ciddi durumda.Tom is in critical condition.
Yaralarının ciddi olmadığını duyduğuma mutluyum.I'm happy to hear that your injuries aren't serious.
Dün ciddi şekilde kendini yaralayabilirdin.You could've seriously hurt yourself yesterday.
Tom da çok ciddiydi.Tom also was very serious.
Tom Mary'nin ciddi olduğunu fark etmedi.Tom didn't realize Mary was serious.
Tom'un tıbbi bakıma çok ciddi şekilde ihtiyacı var.Tom is in desperate need of medical care.
Tom'un çok ciddi biraz yardıma ihtiyacı var.Tom is in desperate need of some help.
Tom bunu ciddi şekilde düşünüyor.Tom is seriously considering that.
Tom ciddi biçimde yaralanmış olabilir.Tom might be seriously injured.
Tom'un açıkcası ciddi ruhsal problemleri var.Tom obviously has severe mental problems.
Tom Mary'nin ciddi olduğunu açıkladı.Tom realized Mary was serious.
Tom önerimizi ciddi şekilde düşündüğünü söylüyor.Tom says he's seriously considering our proposal.
Durumun ciddi olduğunu fark etmedim.I didn't realize how serious the situation was.
Tom'un ailesinin ciddi para sorunları var.Tom's family has serious money problems.
Ciddiye alınmayacaksın.You will be ignored.
Şu anda tamamen ciddiyim.I'm being completely serious right now.
Rusya'nın dünyanın geri kalanı tarafından ciddiye alınmadığına inanan Ruslar var.There are Russians who believe Russia is not taken seriously by the rest of the world.
Stres günümüz toplumunda çok ciddi bir sorundur.Stress is a very serious problem in today's society.
O ciddi bir ilişki istiyor.He wants a serious relationship.
Tom ciddi olarak yaralanmadığı için şanslıydı.Tom was lucky he didn't get seriously injured.
Neden bu kadar ciddisin?Why are you so serious?
Tom ciddi bir şekilde yaralandı.Tom has been seriously injured.
Tom Mary'ye ciddi olduğunu söyleyebilir.Tom could tell Mary was serious.
Tom, seninle ciddi bir şey hakkında konuşmam gerekiyor.Tom, I need to talk to you about something serious.
Ciddi olarak o telaşlanacak bir şey değil.Seriously, it's nothing to worry about.
Çok ciddi bir hata yapmak üzeresin.You're about to make a very serious mistake.
Çok ciddi bir hata yapmak üzeresiniz.You're about to make a very serious mistake.
Bu ciddi bir konu.This is a serious issue.
Bunu biraz çok ciddiye almıyor musun?Aren't you taking this a little too seriously?
O ciddi şeylerle ilgili önemsiz bir biçimde konuşmaz.He doesn't speak frivolously of serious things.
Seninle ciddi bir şey hakkında konuşabilir miyim?May I talk to you about something serious?
O ciddi bir şey değildi.It was nothing serious.
Tom ciddi bir hata yaptı.Tom made a serious mistake.
Bunu biraz daha ciddiye almanı öneririm.I suggest you take this a little more seriously.
Tom'u partimize davet etmememizi ciddi olarak öneriyor musun?Are you seriously suggesting that we don't invite Tom to our party?
Bu çok ciddi bir sorun.It's a very serious question.
O ciddi bir soru mu?Is that a serious question?
Tom'un başka bir gezegenden olduğunu ciddi olarak mı öneriyorsun?Are you seriously suggesting that Tom is from another planet?
Tom bir trafik kazasında ciddi olarak yaralandı.Tom got seriously hurt in a traffic accident.
Benden uzak dur. Ciddiyim bak.Get away from me. I mean it.
Bu, ciddi ve kararlı çalışmanın sonucudur.This is the result of serious and determined work.
Fransızcamı ciddi olarak çalışmalıydım.I should have studied my French seriously.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod