Ana içeriğe geç
Sözlük

ciddi ile cümle

ciddi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu çevrimiçi satmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about selling this online?
Kendi işine başlamayı ciddi şekilde düşünüyor musun?Are you seriously thinking about starting your own business?
Ciddi bir şey olma ihtimali var.It's unlikely that anything serious will happen.
Arkadaşım bana karşı ciddi görünüyor.My friend seems serious to me.
İnternet ciddi bir iştir.The Internet is serious business.
Tom birkaç ciddi hata yaptı.Tom made a few serious mistakes.
Tom birkaç ciddi sorunla karşı karşıya.Tom is facing a few serious problems.
Tom bugünkü toplantıya gitmeme hakkında ciddi olarak düşünüyor mu?Is Tom seriously thinking about not going to today's meeting?
Tom'a bilgisayarınızı verme konusunda ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about giving Tom your computer?
Ciddi misiniz?Are you being serious?
Sarhoş araba sürmek ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Sarhoş araba sürme ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Tom durumun ciddiyetinin farkında değildi.Tom wasn't aware of the gravity of the situation.
Tom yakında hatasının ciddiyetini fark etti.Tom soon realized the seriousness of his error.
Tom işini çok ciddiye almaz.Tom doesn't take his job very seriously.
Tom işini ciddiye almayan insanları sevmez.Tom doesn't like people who don't take their jobs seriously.
Tom Mary'yi çok ciddiye almadı.Tom didn't take Mary too seriously.
Bizim çok ciddi bir sorunumuz var.We have a very serious problem.
Ciddi değilim.I'm not serious.
Tom biraz ciddileşti.Tom sobered up a bit.
Eğitim sistemimizin ciddi şekilde yenilenmesi gerekiyor.Our education system needs to be seriously revamped.
Ciddi ve sıradışı bir sorunum var.I have a serious and extraordinary problem.
Tom asla Mary'yi ciddiye almadı.Tom never took Mary seriously.
Ciddi olamazsın!You can't be serious!
Anne ve babanın tavsiyesini ciddiye almalısın.You must take your parents advice seriously.
Hiç ciddi bir hastalığa yakalandın mı?Have you ever had a serious illness?
Dergi senatöre karşı birçok ciddi suçlama yaydı.The magazine spread many important charges against the Senator.
Testte ciddi bir hata yaptım.I made a serious mistake on the test.
Az önce çok ciddi bir konuşma yaptılar.They just had a very serious conversation.
Söylediklerin hakkında ciddi misin?Are you serious about what you're saying?
Ciddi olarak irtibatta kal.Seriously, stay in touch.
Erteleme: Bu ciddi bir iş.Procrastination: It's serious business.
Yabancı bitkilerin ve hayvanların tanıtımı ekosistemler için ciddi hasara sebep olabilir.The introduction of foreign plants and animals can cause severe damage to ecosystems.
Büyükbaba merdivenlerden düştü ve ciddi biçimde yaralandı.Grandpa fell down the stairs and was seriously injured.
O ciddi bir ihmaldir.That is a serious oversight.
"O hastaydı." "Oh gerçekten mi, umarım ciddi bir şey değildir.""He's been sick." "Oh really, I hope it's nothing serious."
İspanyol hükümeti ciddi kemer sıkma bütçesini duyurdu.The Spanish government has announced a severe austerity budget.
Ciddi bir şekilde öğrenmeliyim.I must learn seriously.
Ciddiymiş gibi görünebilirsin ama eğlenmiş gibi görünemezsin.You can pretend to be serious, but you can't pretend to be funny.
Şaka mı yapıyorsun yoksa ciddi misin?Are you joking or are you serious?
Ciddiyetle yüzüğünü aradı.She looked for her ring earnestly.
Polen ciddi alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.Pollen can cause severe allergic reactions.
Bu ciddi bir başarısızlık.This is a serious setback.
Burada ciddi bir tartışma yapmaya çalışıyoruz.We're trying to have a serious discussion here.
Ciddi bir sorun var.There's a serious problem.
Bu oldukça ciddi bir şey.This is an extremely serious matter.
Bu durumun çok ciddi olduğunu düşünüyorum.I think that this fact is very serious.
Senden ciddi bir iş çıkarmanı bekliyorum.I am expecting some serious work from you.
O ciddi bir tehlike içinde.She's in grave danger.
Sanat ciddi bir şeydir.Art is a serious thing.
Ciddi bir sorunum var.I have a serious problem.
Tom ciddi olarak dövüldü.Tom was severely beaten.
Tom ciddi olarak dövülmüştü.Tom had been severely beaten.
Tom ciddi olamaz.Tom can't be serious.
Problem ne kadar ciddi?How serious is the problem?
Tom'u ciddiye almıyorsun.You underestimate Tom.
Bunu ciddiye almamız gerektiğini gösteren bir uyarı bu.This is a warning that we must take seriously.
Öğrenciler asla sınavlara kadar gerçekten ciddi bir çalışma yapmazlar.Students never really study seriously until just before the exams.
Tom Mary'nin ciddi olduğuna inanamıyor.Tom can't believe Mary is serious.
Tom muhtemelen ciddi olamaz.Tom can't possibly be serious.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod