Ana içeriğe geç
Sözlük

ciddi ile cümle

ciddi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İddia ciddi şekilde kusurluydu.The argument was severely flawed.
Argüman ciddi şekilde kusurludur.The argument is severly flawed.
Siz ciddi miydiniz?Were you guys serious?
Hepiniz ciddi miydiniz?Were you all serious?
Tom'un bunu bilerek yaptığını çok ciddiye alıyorum.I doubt very seriously that Tom did that on purpose.
Bunun ne kadar ciddi olduğunu anlamıyor musun?Don't you understand how serious this is?
Evlenmek konusunda ciddi değil misin?Aren't you serious about getting married?
Herhangi bir şey hakkında ciddi değil misin?Aren't you serious about anything?
Hiçbir şey hakkında ciddi değil misin?Aren't you serious about anything?
Bunun ne kadar ciddi olduğunu bilmiyorsun.You don't know how serious it is.
Bu ciddi görünüyor.This looks serious.
Sami'nin bazı ciddi psikolojik sorunları vardı.Sami had some serious psychological problems.
Sami ciddi zihinsel hastalık belirtileri göstermiyordu.Sami wasn't showing the signs and symptoms of serious mental illness.
Sami ciddi akıl hastalığı belirtileri göstermiyordu.Sami wasn't showing the signs and symptoms of serious mental illness.
Tom'un bazı ciddi psikolojik sorunları var.Tom has some serious psychological problems.
Tom, Mary'nin ciddi bir derdi olduğunu biliyordu.Tom knew Mary was in serious trouble.
Tom ciddi bir sıkıntı içinde olduğunu biliyordu.Tom knew he was in serious trouble.
Yaşam, erkeklerin ciddiye alması için çok kısaLife is too short for men to take it seriously.
Tom aptal. Onu fazla ciddiye almamalısın.Tom is a fool. You shouldn't take him so seriously!
Cümle bazı ciddi hatalar içeriyor.The sentence contains some serious mistakes.
Aşk ciddiye alınmalı, ama trajik olmamalıdır.Love should be taken seriously, but not tragically.
Durumun ciddiyetinin farkındayım.I am well aware of the seriousness of the situation.
Durumun ciddiliğinin farkındayım.I am well aware of the gravity of the situation.
Tom'un kızacağından çok ciddi şekilde şüpheliyim.I doubt very seriously that Tom will be mad.
Tom'un ciddi olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is serious.
Tom'un bunu yapacak bir sonraki kişi olacağından çok ciddi şüphe ediyorum.I doubt very seriously that Tom will be the next one to do that.
Tom'un ciddi olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is serious.
Tom'un yalnız kalacağından çok ciddi bir şekilde şüpheliyim.I doubt very seriously that Tom will be lonely.
Tom ciddi olarak bunu yapmayı düşünüyor.Tom seriously has to consider doing that.
Tom'un ciddi olduğunu fark etmedim.I didn't realize Tom was serious.
Tom'un ciddi olduğuna inanamıyorum.I can't believe Tom is serious.
Tom ciddi uyum sorunu yaşadı.Tom had a very tough time adapting.
Tom her zaman ciddi gibi görünüyor.Tom always seems to be serious.
Ben ciddi yaralanmadım.I wasn't seriously injured.
Ben ciddi olarak yaralanmadım.I wasn't seriously hurt.
Çok ciddi bir iş yürütüyorum.I run a very serious business.
Gerçekten Tom'un ciddi olduğunu mu düşünüyorsun?Do you really think Tom is serious?
Tom ciddi görünmüyordu.Tom didn't seem to be serious.
Tom ciddi gibi görünüyor.Tom looks like he's serious.
Tom bana Mary'nin ciddi olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was serious.
Tom ciddi görünüyordu.Tom seemed to be serious.
Tom çok ciddi değildi.Tom wasn't very serious.
Tom ciddi gözükmüyordu.Tom didn't seem serious.
Tom ciddi değildi.Tom wasn't serious.
Tom çok ciddi değil.Tom isn't very serious.
Hadi, ciddi olamazsın.Come on, you can't be serious.
Sami işini çok ciddiye alıyor gibi görünüyor.Sami seems to be taking his job very seriously.
Tom çok ciddi olduğunu söyledi.Tom said that he was very serious.
Tom, Mary'nin ciddi olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't serious.
Tom ciddi olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't serious.
Tom Mary'nin ciddi olduğunu söyledi.Tom said that Mary was serious.
Tom ciddi olduğumu biliyordu.Tom knew that I was serious.
Tom ciddiyetini bozmadı.Tom kept a straight face.
Sami'nin İslam'a karşı merakı ciddi biçimde artmaya başladı.Sami started to feel really curious about Islam.
Tom ciddi olarak Boston'a taşınmayı düşünüyor.Tom is seriously thinking about moving to Boston.
Tom'a ciddi bir şey olmadı.Nothing serious happened to Tom.
Tom bunun hakkında çok ciddidir.Tom is very serious about that.
Tom biraz ciddi.Tom is kind of serious.
Tom ciddi bir alerjik reaksiyona sahipti.Tom had a severe allergic reaction.
Anafilaksi, ciddi ve hayatı tehdit eden bir alerjik reaksiyondur.Anaphylaxis is a serious and life-threatening allergic reaction.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod