cidden ile cümle
cidden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Cidden. E-kitaplardan kazanılacak çok şey var: Kolaylık, elverişlilik, taşınabilirlik.Електронні книжки мають чимало переваг: вони прості, зручні, компактні.
Cidden. E-kitaplardan kazanılacak çok şey var: Kolaylık, elverişlilik, taşınabilirlik.У электронных книг много плюсов: лёгкость, удобство, компактность.
Cidden. E-kitaplardan kazanılacak çok şey var:Les livres électroniques ont beaucoup d'avantages:
Cidden. E-kitaplardan kazanılacak çok şey var:Meget kan opnås med e-bøger:
Cidden. E-kitaplardan kazanılacak çok şey var:هناك الكثير مما يمكن الحصول عليه من خلال الكتب الإلكترونية:
Cidden. E-kitaplardan kazanılacak çok şey var:使いやすさ 利便性 携帯性
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Adalah fakta, kita punya dua konsep yang berbeda yang terkandung dalam satu kata yg sama.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Chiar avem două concepte separate mapate în același cuvânt.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Echt, we hebben twee verschillende concepten en slechts één woord.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.En realidad, tenemos dos conceptos distintos asignados a la misma palabra.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.In realtà, attribuiamo due concetti separati alla stessa parola.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Jsou to skutečně dva různé pojmy v jednom slově.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.사실 보안이라는 단어에는 두개의 다른 개념이 담겨 있지요.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Máme dva odlišné koncepty priradené k jednému slovu.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Na realidade, temos dois conceitos separados presentes na mesma palavra.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Nous avons vraiment deux concepts distincts rattachés au même terme.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Tényleg, két külön fogalmunk van ugyanarra az egy szóra.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Thực sự, có 2 khái niệm riêng biệt được áp vào cùng một từ.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Wir haben zwei separate Konzepte verbunden mit demselben Begriff.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.W rzeczywistości mamy więc dwie oddzielne koncepcje podpięte pod to samo słowo.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.Στην πραγματικότητα, έχουμε δύο διαφορετικές έννοιες που αντιστοιχούν στην ίδια λέξη.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.За нас съществуват две различни концепции обозначени по един и същи начин.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.На самом деле, два различных понятия соответствуют одному слову.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.באמת, יש לנו שני מושגים שונים שמתייחסים לאותה המילה.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.فعلا، إنهما فكرتان مستقلتان وضعا في كلمة واحدة.
Cidden, elimizde iki ayrı kavram var ve ikisi de aynı kelimeyle tanınıyor.安全という一つの言葉に対応付けてられています 本日私がお話ししたいことは
Cidden gerçek değilmiş gibi.<i>זה לא ניראה אמיתי
Cidden gerçek değilmiş gibi.<i> إنه حقا لا يبدو حقيقيا
Cidden gerçek değilmiş gibi.Nu pare a fi adevarat.
Cidden gerçek değilmiş gibi.Oh!
Cidden gerçek değilmiş gibi.Oh!
Cidden gerçek değilmiş gibi.とにかく ありとあらゆる事を味わうな
Cidden gidiyorlardı.Csakugyan el fognak menni, valójában elindulnak majd.
Cidden gidiyorlardı.Iban a ir en serio.
Cidden gidiyorlardı.Mereka memang akan pergi.
Cidden gidiyorlardı.Sie hatten das wirklich vor.
Cidden gidiyorlardı.Właśnie to chcieli zrobić.
Cidden gidiyorlardı.Ze gingen dat echt doen.
Cidden gidiyorlardı.Они на самом деле собирались.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.Am o slujbă de zi cu zi foarte cool -- ajung să fac niște chestii uimitoare.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.Así que tengo un trabajo fantástico - me toca hacer cosas realmente increíbles.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.Così ho un lavoro veramente eccitante -- Mi capita di fare cose fantastiche
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.Donc j'ai un boulot extrêmement sympa au quotidien, et je suis amenée à faire des choses très étonnantes.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.Ich habe einen coolen Hauptberuf — ich kann richtig tolle Sachen machen.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.Ik heb een echt coole baan - ik mag prachtige dingen doen.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.덕분에 저는 아주 멋지고 놀라운 일들을 할 수 있었어요.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.Mam świetną pracę, robię odlotowe rzeczy.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.Na živobytie som si zarábala doslovne idylickou prácou - môžem robiť úžasné veci.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.Така че имам наистина страхотна работа... имам възможност да правя някои наистина изумителни неща.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.У меня действительно классная работа — я делаю удивительные вещи.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.ובכן, יש לי עבודה ממש מגניבה, אני זוכה לעשות דברים מדהימים.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.لذا أصبح عندي وظيفة عملٍ يومي رائع -- فكان بإمكاني عمل أشياء مدهشة.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.地球上で最も過酷と言われる洞窟にも行き
Cidden hemen şimdi kazanmanız gereken bir yarışma mı bu?C'est vraiment un concours que vous devez gagner maintenant?
Cidden hemen şimdi kazanmanız gereken bir yarışma mı bu?E' veramente una competizione che dovete vincere ora?
Cidden hemen şimdi kazanmanız gereken bir yarışma mı bu?Ist das wirklich eine spiel das du jetzt gewinnen muss?
Cidden hemen şimdi kazanmanız gereken bir yarışma mı bu?Πρόκειται για διαγωνισμό που πρέπει να κερδίσετε τώρα;
Cidden hemen şimdi kazanmanız gereken bir yarışma mı bu?Для вас это состязание?
Cidden hemen şimdi kazanmanız gereken bir yarışma mı bu?聞いてるだけでヘルペスになるわ
Cidden, inanılmazdı.Bolo to niečo úchvatné.