ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İşin sırrı çıktı.The secret got out.
Tutuklu, bir hakim huzuruna çıkarıldı.The prisoner was brought before a judge.
Sanık eylemlerini haklı çıkarmaya çalıştı.The accused tried to justify his actions.
Acil çıkışı nerede?Where's the emergency exit?
Uçak biraz sonra görüş mesafesinden çıktı.The airplane soon went out of sight.
Uçak babamın çiftliğine indi.The airplane landed on my father's farm.
Güzel çiçekler mutlaka güzel kokmaz.Pretty flowers do not necessarily smell sweet.
Tom, eğer gerekirse onun için bir harta çizeceğini söyledi.Tom said he would draw a map for her if necessary.
Tabela "Çık." diyor.The sign says "Exit."
Buz gibi suda yüzmeyi denemesi çılgınlıktı.It was mad of him to try to swim in the icy water.
Dışarı çıkma. Çok yağmur yağıyor.Don't go outside. It's raining hard.
Hastalık yolculuğa çıkmamı engelledi.Illness prevented me from taking a trip.
Hastalık onun dışarı çıkmasını engelledi.Sickness prevented him from going out.
Hastalık dışarı çıkmamı engelledi.Illness prevented me from going out.
Hastalık onun geziye çıkmasını engelledi.Illness prevented her from taking a trip.
Biz hasta çocuğun acıklı çığlıkları dinlemeye dayanamadık.We could not bear to listen to the sick child's pathetic cries.
Ben de cinsel soğukluk olduğundan korkuyorum.I'm afraid I'm frigid.
Dikkatsizlik ciddi bir kazaya neden olabilir.Carelessness can lead to a serious accident.
Çift evlerini satışa çıkardı.The couple put their house on the market.
Çift tartıştı ama kısa sürede uzlaştı.The couple quarreled, but soon made up.
Çift bir yetimi evlat edinmeye karar verdi.The couple decided to adopt an orphan.
Çift birbirlerini tekrar görmemek üzere ayrıldı.The couple separated, never to see each other again.
Hanımefendilerin huzurunda şapkalarınızı çıkarmak zorundasınız.You must take off your hats in the presence of ladies.
Bütün servetine rağmen, o cimridir.Despite all his wealth, he is stingy.
Bazen Toyama Körfezi'nde bir serap ortaya çıkar.A mirage sometimes shows up in Toyama Bay.
Babamın çiçekleri sulamasına yardım ettim.I helped my father water the flowers.
Telefon çaldığında babam çıkmak üzereydi.My father was about to leave when the telephone rang.
Babamın ani ölüm haberini duyunca çılgına dönmüştüm.I was beside myself when I heard the news of my father's sudden death.
Babamın 500 cilt kitabı var.Father has 500 volumes.
Babam evi satılığa çıkardı.Father put up the house for sale.
Babam az önce banyodan çıktı.My father has just come out of the bath.
Baba çiçekleri suluyor.Father is watering flowers.
Dışarı çıktığında babam genellikle bir şapka giyer.My father usually wears a hat when he goes out.
Babam bu akşam televizyona çıkacak.My father is to appear on TV tonight.
Babam cüzdanını çıkarıp bana 10 dolar verdi.My father took out his wallet and gave me ten dollars.
Babam bana Bill ile dışarı çıkmama izin vermez.My father doesn't allow me to go out with Bill.
Babam bana gece dışarı çıkmayı yasaklıyor.My father forbids me to go out at night.
Babam bana bir çift eldiven aldı.Father bought me a pair of gloves.
Babam parlayıncaya kadar arabasını cilaladı.My father polished his car till it shone.
Babam hiç cin içmez.My father drinks no spirits.
Babam Çin'e gitti.My father has gone to China.
Babam bahçenin etrafını bir çitle çevirdi.My father put a fence around the garden.
Babam genellikle ben yataktayken evden çıkar.My father usually leaves home while I am in bed.
Babamın bir çiftliği ve cins sığırları ve atları var.My father has a ranch and breeds cattle and horses.
Babam her gün yürüyüşe çıkıyor.Father takes a walk every day.
Babam nadiren, kırk yılda bir, Pazar günleri dışarı çıkar.My father rarely, if ever, goes out on Sundays.
Şapkanı odada çıkar.Take your hat off in the room.
Odaya girdiğinde şapkanı çıkar.Take off your hat when you come into a room.
Odaya girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Take your shoes off before you come into the room.
Odada şapkanı çıkar.Take off your hat in the room.
Odada çılgın gibi koşuşturma.Don't run about wildly in the room.
Oda çiçeklerle dolu.The room is full of flowers.
Onlar odayı çiçeklerle süslemişler.They adorned the room with flowers.
Odadan çıktıktan sonra kapıyı kapat.Close the door after you when you leave the room.
Odandan dışarı çıkmayacaksın.You are not to leave your room.
Odadan çıkarken ışığı kapattığından emin ol.Be sure to turn off the light when you leave the room.
Odadan çıkarsan ışıkları kapa.Turn off the lights when you leave the room.
Siz odadan dışarı çıkmalısınız.You must go out of the room.
Biri bir yere çizgi çizmiş olmalı.One must draw the line somewhere.
Bir Rus'u çizersen altında bir Tatar çıkar.Scratch a Russian and find a Tartar.