ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çevre kirliliği ile nasıl uğraşacağın ciddi bir konudur.How to deal with environmental pollution is a serious matter.
Soğuk sabahlarda arabanın yola çıkması zor.It's difficult to get the car going on cold mornings.
Borsa ciddi biçimde durgun.The stock market is severely depressed.
Tutar 20,000 yenin üzerine çıktı.The sum came to over 20,000 yen.
Seyahatin tadını çıkarın.Enjoy your trip.
Canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını cilalamayı unutma.Don't forget to polish your shoes before you go out!
Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave the door unlocked when she went out.
Dışarı çıkmadan önce saçını tara.Comb your hair before you go out.
Tüm ışıkların kapatıldığından emin ol dışarıya çıkmadan önce.Make sure to turn off all the lights before going out.
Dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out.
Evde kalmak dışarı çıkmaktan daha iyidir.It is better to stay in than go out.
Dışarı çıkmadın mı?Didn't you go out?
Yurtdışına çıkınca kızını yanında götürdü.He took his daughter with him whenever he went abroad.
İnsanlar yurt dışına çıktıklarında farklı davranır mı?Do people behave differently when they go abroad?
Yurt dışına çıkmak istiyorum.I want to go abroad.
Cerrah hastanın apandisini çıkardı.The surgeon took out his patient's appendix.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını parlat.Shine your shoes before going out.
Dışarı çıkamazsın.You can't go out.
Ben oynamak için dışarı çıkabilir miyim?May I go out to play?
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I gone out than it began to rain.
Dışarıya çıkınca soğuktan tir tir titredim.I shivered with cold when I went outside.
O dışarı çıkmazdı.He would not go out.
Ona dışarı çıkmasına izin verir misiniz?Could you let him out?
O merdivenlerden çıkarken babasını aradı.He called his father as he went up the stairs.
Merdivenlerden yukarı çıkın.Go up the stairs.
Gittikçe daha fazla çift balayı gezilerine yurt dışına gitmektedir.More and more couples go on honeymoon trips abroad.
Yurt dışına çıkan Japon sayısı yıldan yıla artmaktadır.The number of Japanese going overseas has been increasing year by year.
Yurt dışı şubeleri seçkin ürünleri dışarı çıkarıyor.Overseas subsidiaries are putting out top-of the-line products.
Yurtdışına giderken, bir çift gözlük daha almalısınız.You should take another pair of glasses when you go abroad.
Çıkarken kasiyere ödeyin.Pay the cashier on the way out.
Dün gece toplantı sona erdiğinde saat sekiz civarındaydı.It was around eight last night when the meeting broke up.
Biz onun yeni bir yol yapma planına karşı çıktık.We opposed his plan to build a new road.
Ciddi bir konuşmaya girdik.We entered into a serious conversation.
Yukarıdan bir çığlık duyduk.We heard a cry from above.
Yaralı adamı çimin üzerine koyduk.We laid the injured man on the grass.
Arabayı elden çıkarabiliriz.We can dispose the car.
Duruma ciddi olarak bakıyoruz.We regard the situation as serious.
Biz ilk trene yetişebilmek için erken çıktık.We left early so that we can catch the first train.
Önümüzdeki Pazar arabayla geziye çıkacağız.We'll go for a drive next Sunday.
Bu yaz ciddi bir su sıkıntısı çekiyoruz.We are suffering from a severe water shortage this summer.
Balığı çiğ yeriz.We eat fish raw.
Karanlıkta doğru yola çıktık.We hit the right road in the dark.
Biz sık sık balığı çiğ yedik.We often eat fish raw.
Hepimiz cinayeti onun işlediğinden şüpheleniyoruz.We all suspect him of murder.
Biz asansörle yukarı çıktık ve indik.We went up and down by elevator.
Bizim çıkarlarımız onlarınki ile çatışıyor.Our interests conflict with theirs.
Bizim milletvekili yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
Temsilcimiz yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
İstasyona geldiğimizde trenimiz zaten yola çıkmıştı.Our train had already pulled out when we arrived at the station.
Kıyılarımızın kirliliği çok ciddi.The pollution of our coasts is very serious.
Hiç ciddi bir hastalık geçirdiniz mi?Have you ever had any serious illness?
Bazı yük vagonları raydan çıktıktan sonra, hizmetler Chuo Hattı üzerinde askıya alındı.After some freight cars were derailed, services were suspended on the Chuo Line.
Vazodaki çiçekler güldür.The flowers in the vase are roses.
Vazoda kaç çiçek var?How many flowers are there in the vase?
Hanako'nun şaşırtıcı şekilde hoş bir insan olduğu ortaya çıktı.Hanako turned out to be a surprisingly nice person.
Çiçekçi parkın karşısında.The flower shop is opposite the park.
Çiçekçi dükkanı tam caddenin karşısında.The flower shop is just across the street.
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Çiçek ve ağaçlar temiz hava ve taze suya ihtiyaç duyarlar.Flowers and trees need clean air and fresh water.