Ana içeriğe geç
Sözlük

ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün İngilizler balık ve cips sevmezler.Not all English people like fish and chips.
İyi bir büyücü olmak istediğim hakkında çok ciddiyim.I'm very serious about wanting to be a good magician.
Deney sırasında yaralandım ve yara oldukça ciddiydi.I got hurt during an experiment, and the injury was pretty serious.
İşleri o kadar ciddiye almayın.Don't take things so seriously.
Şeyleri çok ciddiye almayın.Don't take things too seriously.
O kadar ciddi olma. Bu sadece bir oyun.Don't be so serious. It's only a game.
O bana göre çok cimridir.He is very mean to me.
Onun o projeyi ciddiye almasını sağlamak için buradayız.We have got to get him to take that project seriously.
Gizemli cinayeti hatırlıyor musunuz?Do you remember the mysterious murder?
Bu civarda gerçekten başka bir kişi daha kullanabiliriz.We could really use another person around here.
Altı civarında seni alacağım.I will pick you up around six.
Sis saat on civarında kaybolmaya başladı.The fog began to disappear around ten o'clock.
İnsan vücudunun ısısı 37°C civarında gezinir.The temperature of the human body hovers around 37°C.
Bu civardaki en başarılı askerin adını biliyor musun?Do you know the name of the most successful military man from this area?
Cildinizi çok uzun süre güneşe maruz bırakmayın.Don't expose your skin to the sun for too long.
Polis onu cinayetle suçladı.The police accused him of murder.
Polis cinayet davasını incelemeye başladı.The police started to look into the murder case.
Polis cinayeti soruşturuyor.The police are investigating the murder.
Polisler cinayet vakasını soruşturuyor.The police are looking into the murder case.
Polis cinayetten Sachiyo'yu sorumlu tutuyor.The police charged Sachiyo with the murder.
Polis cinayetle ilgili herhangi bir yeni kanıt bulmakta başarısız oldu.Police have failed to turn up any new evidence about the murder.
Polis suçun ciddi olduğunu göz önünde bulundurdu.The police considered the crime to be serious.
Evlenmek ciddi bir konudur.Getting married is a serious matter.
Evlilik ciddi bir konudur.Marriage is a serious matter.
Ciddi bir eğitim etkisi nedeniyle çocuk tamamen farklı bir kişi haline geldi.Due to severe educational influence the child became a wholly different person.
Şu anda altmış beş yaşının üstünde 31 milyon civarında Amerikalı var.At present there are about 31 million Americans over the age of sixty-five.
Günümüzün en ciddi problemi aşırı nüfustur.The most severe problem at present is that of over-population.
İfade özgürlüğü ciddi şekilde sınırlandı.Freedom of speech was tightly restricted.
Ciddi olamazsın.You cannot be serious.
Müzakere ciddi bir aşamaya girdi.The negotiation has entered upon a serious phase.
İnsanlara milliyet, cinsiyet veya meslek temelinde ayrımcılık yapmayın.Don't discriminate against people based on nationality, gender, or occupation.
Siyah insanlara karşı hâlâ ciddi bir ırkçı nefret vardır.There is still serious racial hatred against black people.
Bu ay iki cinayet vardı.There were two murders this month.
Bu akşam sekiz civarında seni arayacağım.I'll call you up around eight this evening.
Benim sol kulağımda yabancı bir cisim var.I have a foreign object in my left ear.
Yeni karikatürler çok fazla şiddet ve cinsel sahneye sahip.Recent comics have too many violent and sexual scenes.
Geçen sene çok sayıda cinayet oldu.There were a lot of murders last year.
Geçen yıl çok sayıda cinayet vardı.There were a lot of murders last year.
Cinayetin nedeni henüz bilinmiyor.The motive for the murder is not yet known.
Cinayet sabah üç ile beş arası oldu.The murder happened between 3 a.m. and 5 a.m.
Cinayet kötü bir suçtur.Murder is a wicked crime.
Cinayet yasalara aykırı.Murder is against the law.
Cinayet ve soygun suç eylemleridir.Murder and robbery are criminal acts.
Cinayet ölümle cezalandırılır.Murder is punished by death.
Cinayetlerin sayısında bir artış olmuştur.There has been an increase in the number of murders.
Yolumu nehir civarında kaybettim.It was near the river that I lost my way.
Okulun civarında yaşıyoruz.We live in the neighborhood of the school.
Hepimiz duruma ciddi olarak baktık.We all regarded the situation as serious.
Benim erkek arkadaşım ciddi görünüyor.My boyfriend seems serious.
Ayakkabılarım cilalanmalı.My shoes need polishing.
Cinayetle ilgili suçlu olduğuna inanmıyorum.I believe he is not guilty of the crime.
Seninle ciddi bir şey hakkında konuşmayı zor buluyorum.I find it difficult to talk to you about anything serious.
Ben bu işitme cihazı için 20.000 yen ödedim.I paid twenty thousand yen for this hearing aid.
Bu cins bir ağacı daha önce hiç görmedim.I've never seen that kind of tree before.
Bir video kaset kayıt cihazını nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use a VCR.
Mary'nin ciddi olarak hasta olduğundan kesinlikle eminim.I know for certain that Mary is seriously ill.
Yolda duran garip bir cisim buldum.I found a strange object lying on the road.
Geçen yıl Sanda City'de yaşadım.I lived in Sanda City last year.
Ben, sağlığımı ciddiye alıyorum.I take my health seriously.
İşim hakkında ciddiyim.I'm serious about my job.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod