Burada ciddi olmamız gerekiyor.We need to be serious here.
Bunun ciddi olabileceğini biliyorduk.We knew it could be serious.
Biz ciddi sorunlarla karşı karşıyayız.We're facing serious problems.
Yemek yapmasını öğrenirsen seninle evlenirim dediğimde ciddiyim.I'm serious when I say if you'll learn how to cook, I'll marry you.
Tom öğlen civarında gelecek.Tom will arrive around noon.
Mary cilvelice gülümsedi.Mary smiled demurely.
Bu bir cinayet sahnesi.This is a crime scene.
O bazen cimri olabilir.She can be mean sometimes.
Seni seviyorum derken ciddiydim.I was serious when I said I love you.
Seni seviyorum dediğimde ciddiydim.I was serious when I said I love you.
Seni sevdiğimi söylerken ciddiydim.I was serious when I said I love you.
Tom'un yarışı kazanacağından çok ciddi olarak kuşkulanıyorum.I doubt very seriously that Tom will win the race.
Tom'a karşı çok cimri olma.Don't be so mean to Tom.
Bu civarda bir sinema var mı?Is there a movie theater near here?
Tom'a karşı cimri miydin?Have you been mean to Tom?
Bizim ciddi bir sorunumuz var.We've got a serious problem.
Bizim ciddi sorunlarımız var.We have serious problems.
Tom, bir yıldızın ne olduğunu ve bir gök cisminin ne olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what a star is and what a celestial body is.
Bu civarlarda bir sürü iş yaptık.We've done a lot of work around here.
Bunun hakkında ciddi olarak düşünmek zorundayız.We have to seriously think about this.
Bir süredir bu civardayım.I've been around for a while.
Tom Mary'yi ciddiye almadı.Tom didn't take Mary seriously.
Cinler kalenin altında bir tünel kazdı.The kobolds dug a tunnel under the castle.
Tom'un nefret ettiği tek şey ciddiye alınmamasıdır.One thing Tom hates is not being taken seriously.
Bence bu ciddi bir sorun.I think it's a serious problem.
Kahkaha ciddi bir konudur.Laughter is a serious matter.
Tom'un onu yapacağından çok ciddi olarak şüpheliyim.I doubt very seriously that Tom would ever do that.
Bunu o kadar ciddiye almadım.I didn't take it that seriously.
Tom, Mary'nin cinayetiyle suçlandı.Tom has been charged with Mary's murder.
Bu bir cinayet olabilir mi?Could it have been a murder?
Şarj cihazımı evde bıraktım.I've left my charger at home.
Bunlar ciddi sorunlar. Onlar halının altına süpürülmemeli.These are serious problems. They shouldn't be swept under the carpet.
Yarın New York City'ye uçuyorum.I'm flying out to New York City tomorrow.
Tom'un kaz ciğeri seninle paylaşmak için sabırsızlanıyorum!I can't wait to share Tom's foie gras with you!
Başlamak için kaz ciğerini yiyelim.Let's have foie gras to start.
Mary cinayet suçlamalarından sonra tutuklanmıştı.Mary was arrested following charges of murder.
Müziğim hakkında çok ciddiyim.I'm very serious about my music.
Tom'un ciddi bir sağlık sorunu var.Tom has a serious health problem.
On civarında işten ayrılıyorum.I get off work around ten.
Patates cipsi yedim.I ate potato chips.
Her iki yaralanma da ciddi kabul edilmiyor.Both injuries aren't considered serious.
Cinayete başka kimse karışmadı.Nobody else was involved in the murder.
Bu konuyu ciddiye alıyoruz.We're taking this matter seriously.
Açıkçası bu ciddi bir hataydı.This was obviously a grave mistake.
Herkes bunun ciddi olduğunun farkındaydı.Everyone realized this was serious.
Daha ciddi sorunlarla karşı karşıyalar.They face more serious challenges.
Biz de cidden az çalışanlıyız.We're also seriously undermanned.
Ciddi maddi hasar vardı.There was severe property damage.
Tom sadece kendi cildini nasıl koruyacağını düşünüyordu.Tom was only thinking about how to save his own skin.
Az önce cinayet silahını bulduk.We just found the murder weapon.
Tom kendini son derece ciddiye alır.Tom takes himself awfully seriously.
Gece yarısı civarı işler azalır.Things wind down about midnight.
Ciddi olarak bir ödülü hak ediyorlar.They seriously deserve an award.
Tom'un cinayeti çözülmemiş kaldı.Tom's murder has remained unsolved.
Tom kendini ciddiye almaz.Tom doesn't take himself seriously.
Tom ciddi bir muhalefetle karşı karşıya gelmedi.Tom didn't face serious opposition.
Tom öneriyi ciddiye aldı.Tom took the suggestion seriously.
Tom'un ciddi duygusal sorunları vardı.Tom had severe emotional problems.
Cinayet nedeniyle tutuklusun.You're under arrest for murder.
Tom'un ölümü bir cinayet olarak hükme bağlandı.Tom's death was ruled a homicide.