ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gemi yakında ortaya çıktı.The ship soon came into view.
Gemi sahil boyunca yola çıktı.The ship sailed along the coast.
Bir adım öne çık ve diğerleri için yer aç.Step forward and make room for others.
Öğrenci birliği yeni kurallara karşı çıkıyor.The student body is opposed to the new rules.
Şehirde sokağa çıkma yasağı konuldu.A curfew was imposed on the city.
Büyükanne, Çin ilaçlarının en iyi olduğuna inanıyor.Grandmother believes that Chinese medicines are the best.
Büyükanne, bahçedeki çimi biçer.Grandmother mows the grass in the garden.
Takuya alakarga gibi çıplak yüzdü.Takuya swam naked as a jaybird.
Araştırmacılar, bir suikast planını ortaya çıkardılar.Investigators uncovered an assassination plot.
Erken dönmeye söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.You can go out, as long as you promise to be back early.
Bütün vakitsiz açan çiçekler soğuktan yandı.All the early flowers were bitten by the frost.
O er geç ortaya çıkacak.Sooner or later, she will appear.
Başını pencereden çıkarma.Don't put your head out of the window.
Çİmin üzerinde don var.There is frost on the grass.
Çiçekler hakkında daha fazla öğrenmek istiyordu.He wanted to know more about the flowers.
Çiçeklerin kokusu, otobüsün açık pencerelerinden içeri girdi.The smell of the flowers came in through the open windows of the bus.
Bir çiçeğin kökü bir bebeğin parmağı kadar zayıftır.The root of a flower is as weak as a baby's finger.
Çimde yatan vahşi hayvanları görebiliriz.We can see wild animals lying in the grass.
Frost çiçeğe dokundu.Frost touched the flower.
Don bütün çiçekleri öldürdü.The frost killed all the flowers.
Havaalanın yakınlarında yaşayanlar için gürültü en ciddi problemdir.Noise is the most serious problem for those who live around the airports.
Oğlumun ön dişleri çarpık çıktı.My son's front teeth have come in crooked.
Oğlumun bütün ana dişleri çıktı.All my son's adult teeth are in.
Murai çifti on yıldır evli.The Murais have been married for ten years.
Tüm köy onları karşılamaya çıktı.The whole village came out to welcome him.
Bir sürü şey Çin'den Japonya'ya getirildi.Many things were brought to Japan from China.
Birçok kaza dikkatsizlikten ortaya çıkar.Many accidents arise from carelessness.
Çoğu müşteri tüketim vergisine karşı çıktı.Many consumers rose up against the consumption tax.
Birçok bitki ilkbaharda çiçek açar.Many plants bloom in the spring.
Birçok ağaç kışın çıplaktır.Many trees are bare in winter.
Şişman olmak benim için ciddi bir sorundur.Being fat is a serious problem for me.
Güneş bulutların arkasından çıktı.The sun appeared from behind the clouds.
Güneş bulutların ardından çıktı.The sun came out from behind the clouds.
Güneş çıktı.The sun came out.
Güneş ışığı insanları dışarı çıkmaya özendirdi.The sunshine tempted people out.
Ateşim çıktı.I feel feverish.
Zayıflamak için çikolatadan kolayca vazgeçebilirim.I can easily give up chocolate to lose weight.
Teraziye çık.Stand on the scales.
Tartıya çık.Stand on the scales.
Siz beklerken kaydedilmiş bazı müziklerin tadını çıkarabilirsiniz.You can enjoy some recorded music while you wait.
O, ortaya çıkmadan önce, uzun zaman beklemedim.I had not waited long before she turned up.
Ay ortaya çıktığında, uzun süredir beklemiyorduk.We had not been waiting long when the moon appeared.
Çantanın içini dışına çıkar.Turn your bag inside out.
Mutfaktan kediyi çıkart.Chase the cat from the kitchen.
Büyük çiftliklerde sığırlar genellikle damgalarla işaretlenirler.On large farms, cattle are usually marked with brands.
Şiddetli yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.The heavy rain kept us from going out.
Şiddetli yağış dışarı çıkmamızı engelledi.The heavy rain prevented us from going out.
Kuvvetli yağış dışarı çıkmama engel oldu.The heavy rain prevented me from going out.
Hava kirliliği bu ülkede ciddi bir sorundur.Air pollution is a serious problem in this country.
Hava kirliliği ciddi global bir sorundur.Air pollution is a serious global problem.
Çiftliklerde çok sayıda insan çalışır.A lot of people work on farms.
Şiddetli kar dışarı çıkmamı engelledi.The heavy snow prevented me from going out.
Cinayetler büyük şehirlerde çok yaygındır.Murders are very common in big cities.
Başkan zorluklarla başa çıkabilir.The President is capable of handling the difficulties.
Başkanın ciddi sorumlulukları var.The president has grave responsibilities.
Ciddi hastalığımdan kurtulduğum için, yaratılışın tümü benim için güzeldir.Since I recovered from my serious illness, all of creation is beautiful to me.
Çoğu Japon, vergi artışına karşı çıktı.Most Japanese opposed a tax increase.
Kimin lider olması gerektiği konusunda bir soru ortaya çıktı.A question arose as to who should be the leader.
Planıma kim karşı çıkarsa çıksın, onu uygulayacağım.Whoever opposes my plan, I will carry it out.
Birisi beni dışarı çıkarsın. İçeride kilitli kaldım.Let me out, somebody. I'm locked in.

İlgili Sayfalar