Ana içeriğe geç
Sözlük

ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un yarası ciddi olarak düşünülmüyor.Tom's injury isn't considered serious.
Biri ciddi olarak yaralanabilir.Someone could get seriously hurt.
Tom'un durumu ciddi değil.Tom's condition isn't serious.
Tom'un bazı ciddi sorunları var.Tom has some serious problems.
Sen ona ciddi olarak inanır mısın?Do you seriously believe that?
Bu cinayet olabilir mi?Could it have been murder?
Tom ciddi değil, değil mi?Tom isn't serious, is he?
Hassas bir cildim var.I have sensitive skin.
Tom cimri bir insan.Tom is a mean person.
Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.A possible side effect of the contraceptive pill is a loss of sex drive.
Zamboanga City Asya'nın Latin kenti olarak bilinmektedir.Zamboanga City is known as Asia's Latin city.
Benim memleketim Zamboanga City'dir.My hometown is Zamboanga City.
Maktulün ailesi cinayet davasının yeniden açılmasını istedi.The victim's family wanted the murder case reopened.
Kazada ciddi şekilde yaralanmış.He was seriously injured in the accident.
Tom altı civarında eve gelir.Tom comes home at around six.
Çok fazla selfie çekmek cinsel hayatın durgun olduğunun işaretidir.Taking too many selfies signifies a lack of sex.
Bu civarda banka var mı?Is there a bank nearby?
Tom ciddi bir suç işledi.Tom has committed a serious crime.
Cinsel taciz iş yerinde ciddi bir sorun olabilir.Sexual harassment can be a serious problem in the workplace.
Tom'un 2.30 civarı araması gerekiyordu.Tom was supposed to call around 2:30.
Kız birkaç kitap taşıyordu. Ders kitapları değil, ama kalın ciltli kitaplar.The girl was carrying several books. Not textbooks, but thick hardback books.
Polis, bıçaklı cinayete adı karışan adamı teslim olmaya çağırdı.Police have urged the man involved in a fatal stabbing to turn himself in.
Ben ciddi konuşuyorken benimle dalga geçme.Don't make fun of me when I'm speaking seriously.
Bu eski bir cihaz.This is an old appliance.
Tom kazada ciddi olarak yaralandı.Tom was seriously injured in the accident.
Seninle ciddi olarak konuşmak istiyorum.I want to talk seriously with you.
Ben ciddi bir şekilde konuşuyorum.I speak seriously.
Neden gülüyorsun? Burada ciddi olmaya çalışıyorum.Why are you laughing? I'm trying to be serious here...
Tom her gün konserve ton balığı yemekten civa zehirlenmesi oldu.Tom got mercury poisoning from eating canned tuna every day.
Bu civardaki birçok insanın elektriği ve suyu yok.Most people around here don't have electricity or running water.
Onları ciddiye almıyorum.I don't take them seriously.
Benimle pist civarında koşmaya gitmek ister misin?Do you want to go run around the track with me?
Mary Tom gibi cimri olan adamları sevmez.Mary doesn't like men who are stingy like Tom.
Astronomlar gök cisimlerini adlandırmada Latince kullanır.Astronomers use Latin for naming celestial objects.
Tom kendi cildini korumaya çalışıyor.Tom is trying to save his own skin.
Bazen küçük hatalar bile ciddi kazalara yol açabilir.Sometimes even minor errors can lead to serious accidents.
Benimle alay etme. Ciddiyim.Don't make fun of me. I'm serious.
Hiçbir ciddi hasar rapor edilmedi.No serious damage has been reported.
Ciddi olarak konuştuğumuzdan beri bir süre oldu.It's been a while since we've spoken seriously.
Cidden Noel'i duymadın mı?Have you seriously not heard of Christmas?
Biz, jüri, cinayetten suçlu sanığı buluruz.We, the jury, find the defendant guilty of murder.
Soğuk rüzgarlar cildimi dondurdu ve ruhumu oydu.The cold winds froze my skin and hollowed out my soul.
O, karısının cinayeti için ömür boyu hapis yatıyor.He is serving a life sentence for the murder of his wife.
O kararın geniş kapsamlı ve ciddi sonuçları olacaktır.That decision will have far-reaching and serious consequences.
Bu kararın geniş ve ciddi sonuçları olacaktır.That decision will have wide and serious consequences.
Ben bir cinayet dedektifiyim.I'm a homicide detective.
Ben cimri değilim.I am not mean.
Bunun ciddi olduğunu sanmıyoruz.We don't think it's serious.
Kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş misali biridir.He is as honest as a cat when the meat is out of reach.
Tom işleri ciddiye almaz.Tom doesn't take things seriously.
Bunun ne kadar ciddi olduğunu fark ediyor musun?Do you realize how serious this is?
Bunun ne kadar ciddi olduğunu fark ediyor gibi görünmüyorsun.You don't seem to realize how serious this is.
Bunun ne kadar ciddi olduğunu fark ediyor gibi görünmüyorsun!You don't seem to realize how serious this is!
Üzgünüm. Ben bunun ciddi olduğunu fark etmedim.I'm sorry. I didn't realize it was that serious.
Tom Mary ile cinsel ilişkiye girdi.Tom had sex with Mary.
Yeterli zamanım olsa her yıl New York City'ye giderim.If I had enough time, I would go to New York City every year.
Yolsuzluk dünya genelinde birçok ülkelerde ciddi bir sorundur.Corruption is a serious problem in many countries around the world.
Polis yolsuzluğu bu ülkede ciddi bir sorundur.Police corruption is a serious problem in this country.
Tom'un ciddi olmadığını düşünüyorum.I think Tom isn't serious.
Bu, nihayet durumun ciddiyeti hakkında beni ikna etti.This has finally convinced me of the seriousness of the situation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod