ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Dışarıya çıkamam çünkü çok ödevim var.I can't go out because I have a lot of homework.
Ev ödevimi bitirdikten sonra dışarı çıkacağım.I will go out after I finish my homework.
Dışarı çıkmak istemiyor musun?Don't you want to go out?
O beni görmeye geldiğinde çıkmak üzereydim.I was about to go out when he came to see me.
Keşke dışarı çıktığın zaman kapıyı kapatsan.I wish you would shut the door when you go out.
Keşke dışarı çıkarken kapıyı örtsen.I wish you would shut the door when you go out.
Çıkarken ışıkları kapattığından emin ol.Be sure to turn out the light when you go out.
Çıkarken ışığı kapattığından emin ol.Be sure to turn out the light when you go out.
Dışarı çıkmak için hazır mısınız?Are you ready to go out?
Lütfen dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitle.Please lock the door before you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olduğundan emin olun.Be sure to turn off the gas before you go out.
Yola çıkmadan önce her şeyi kapattığınızdan emin olun.Make sure you turn everything off before you leave.
Çıkmadan önce, ışıkların kapalı olduğundan emin olun.Make sure that the lights are turned off before you leave.
Ben çıkmadan önce tıraş olmalıyım.I've got to shave before leaving.
Dışarı çıkmadan önce ışığı söndürdüğünüzden emin olun.Be sure to put out the light before you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazı kapatmayı unutmayın.Don't forget to turn off the gas before going out.
Onu dışarı çıkarır mısınız?Could you let it out?
Çıkarın beni!Let me out!
Dışarı çıkan adam kaşlarını çatıyordu.The man who stepped out was frowning.
Çık dışarı!Get out!
Mary birdenbire ortaya çıktığında ben ayrılmak üzereydim.I was about to leave when Mary appeared out of the blue.
Ya çık, ya gir.Either go out or come in.
Ya dışarıya çık ya da içeriye gir.Either go out or come in.
Çıkış nerede?Where is the way out?
Çıkmadan önce beni ara.Call me before you leave.
Bazı çiçekler ilkbaharda ve diğerleri sonbaharda açarlar.Some flowers bloom in spring and others in autumn.
Bahar sıcak hava ve güzel çiçekler getiriyor.Spring brings warm weather and beautiful flowers.
Yeni başlayanlar için rüzgar sörfünün keyfini çıkarmak zordur.It is difficult for beginners to enjoy windsurfing.
Sıcak mevsim sırasında oğlumun cildi kolayca çıtlar.During the hot season, my son's skin breaks out easily.
Hava sıcak olmadan dışarı çıkalım.Let's go out before it gets hot.
Lütfen belgeleri bu odadan çıkarma.Please don't take the documents out of this room.
İnsanlığın çıkarları için çalışmalısın.You should work in the interests of humanity.
Yardımı karşılığında onu akşam yemeğine çıkardım.I took him out to dinner in return for his help.
Bir yardım çığlığı duydum.I heard a cry for help.
Kraliçe, önümüzdeki sene Çin'i ziyaret edecek.The Queen is to visit China next year.
Kadınların iş için dışarı çıkmaları oldukça yaygındır.It is quite common for women to go out to work.
Küçük bir daire çizin.Draw a small circle.
Küçük bir daire çiz.Draw a small circle.
Yalnız kalan küçük çocukla dışarı çıkmamalısın.You oughtn't to go out with the little boy remaining alone.
Kuşlar neşeyle cıvıldıyor.The birds are singing merrily.
Kız yardım için çığlık attı.The girl cried out for help.
Çocuk kepini çıkardı.The boy took off his cap.
Çocuk, çitin üzerinden atladı.The boy skipped over the fence.
Erkek çocuk giysilerini çıkardı.The boy stripped off his clothes.
Çocuk bir resim çizmekten zevk aldı.The boy enjoyed painting a picture.
Çocuk labirentten çıkış yolunu bulamadı.The boy could not find his way out of the maze.
Onlar onunla çiftliğin yakınındaki eski bir ahşap binaya yürüdüler.They walked with him to an old wooden building near the farmhouse.
Çocuk suçluluğundaki artış ciddi bir sorundur.The increase in juvenile delinquency is a serious problem.
Yerleri cilala.Wax the floor.
Tüketici fiyat endeksi çılgınca dalgalanıyor.The consumer price index has been fluctuating wildly.
Çiğ balık şöyle dursun,ızgara balıktan hoşlanmam.I don't like grilled fish, let alone raw fish.
Durumunuz ciddi değil.Your condition isn't serious.
Kazanın çıkardığı sesi asla unutmayacağım.I'll never forget the sound the crash made.
Ceketimi çıkarabilir miyim?May I take off my coat?
Yolcular batan gemiden çıkarıldı.The passengers were taken off the sinking ship.
Ciddi ol.Get serious.
Duruma ciddi olarak bakıyor musunuz?Do you regard the situation as serious?
Durum onların kontrolünden çıktı.The situation got out of their control.
Bitkiler yemek yaparken oksijen çıkarır.Plants give off oxygen as they make food.
Çiçek saksısı kaldırıma düştü.The flower pot crashed to the sidewalk.

İlgili Sayfalar