İstakoz ciğeri toksik olabilir, onu yememek en iyisidir.Lobster tomalley can be toxic and it's best not to eat it.
Tom'un kaz ciğeri seninle paylaşmak için sabırsızlanıyorum!I can't wait to share Tom's foie gras with you!
Başlamak için kaz ciğerini yiyelim.Let's have foie gras to start.
Bu çalışmasında büyük miktarlarda ciğerin (karaciğer) hastalığı tedavi ettiğini keşfetmiştir.He discovered that ingesting large amounts of liver seemed to cure the disease.
Bazıları yunus ciğeriydi.Some of them were dolphin liver.
Kaz ciğeri gibiydi -- biftek bile denmezdi.It's like foie gras -- it's not even like steak.
Çiğeri sekiz kat büyüyor.Its liver expands by eight times.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."This whale's liver was two cartloads." --STOWE'S ANNALS.
Kendisini, yani can ciğerimi sana geri gönderiyorum.I am sending him back. Therefore receive him, that is, my own heart,
Bir ciğeri vardır.Ein Atemloch ist vorhanden.
Tava ciğerin kendine has aromasının sırrı kızartma yağıdır.Le cheval se sert de son odorat pour trouver de l'eau.
Bu cümle ancak bir ananın, bir babanın ciğerinden sökülüp dökülebilir.Una puede ser usada para cortar el nodo de su padre.
Bir ciğeri vardır.Но они имеют только одну печень.
Uzun bir müddet aşağı şehirli koyun ciğeri alamamış.Desde então, não pode sobreviver muito tempo fora do estômago de Mele.
Bu çalışmasında büyük miktarlarda ciğerin (karaciğer) hastalığı tedavi ettiğini keşfetmiştir.Hij ontdekte dat het eten van grote hoeveelheden lever de aandoening leek te verhelpen.
Efsaneye göre, insan formunu alabilmesi için 100 insanın ciğerini yemesi gerekir.Egy immunis ember agyából tíz számára lehet gyógyszert készíteni.
Tava ciğerin kendine has aromasının sırrı kızartma yağıdır.Di sana ia menyarikan aroma tubuh Laura.
Yapılan otopsi raporuna göre Rasputin kurşunlardan değil ciğerine dolan sudan, yani boğularak ölmüştür.法醫官的驗屍报告发现,拉斯普京既不是被毒死,也不是因多处枪伤而死,也不是被啞鈴打死,而是溺死的。
Bayram sabahı namazdan sonra kurbanlar kesilir, önce ciğeri kavrulur, kahvaltı yapılır.사제는 성찬예배를 전날 저녁부터 준비하는데 우선 마음의 준비와 금식이다.
KOAH "sigara içicisi ciğeri" olarak anılır.KOPB se pogosto pojmuje kot »kadilčeva pljuča«.
Bir ciğeri vardır.Sul on kõht kinni.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.Ada yang merupakan hati atau lemak lumba-lumba.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.일부는 돌고래 간이였고, 일부는 돌고래 지방이었습니다.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.Manche waren Delphinleber, einige Delphintran.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.Parte era fegato di delfino, parte grasso di delfino.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.Wątrobę lub tłuszcz z delfina.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.חלקן היה כבד של דולפין. חלקן היה שומן דולפין.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.بعض العينات كانت كبدة الدلفين. و الآخرى منها كانت شحم الدلفين.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.そしてそれらの各部位には
Bazıları yunus ciğeriydi.Certains morceaux étaient du foie de dauphin.
Bazıları yunus ciğeriydi.Một số là gan cá heo.
Bazıları yunus ciğeriydi.O parte erau ficat de delfin.
Bazıları yunus ciğeriydi.Sommige waren dolfijnlever.
Bazıları yunus ciğeriydi.В каких-то случаях, печень дельфина.
Bazıları yunus ciğeriydi.Някои от тях бяха делфински черен дроб.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Acest ficat balenei era de două cartloads." - Stowe "S ANALELE.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."이 고래의 간 두 cartloads했습니다."- 스토우 'S 실록.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Detta val är levern var två lass." - Stowe 'S ANNALS.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Dette hvalens leveren var to vognlæs." - Stowe 'S annaler.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Deze walvis lever was twee karrenvrachten." - STOWE 'S annalen.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Diese Wale die Leber war zwei Fuhren." - Stowe 'S Annalen.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Esta ballena hígado tenía dos carretas". - ANALES STOWE 'S.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Ez a bálna mája volt két cartloads." - Stowe "S Annals.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Fegato Questa balena era due carri." - ANNALI STOWE 'S.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Fígado Esta baleia foi duas carradas." - ANAIS STOWE 'S.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Foie Cette baleine était à deux charretées." - ANNALES STOWE 'S.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals.Gan của cá voi hai cartloads. "- Stowe 'S Biên niên sử.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Hati ini paus adalah dua cartloads." - Stowe 'S Annals.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Tämä valaan maksa oli kaksi cartloads." - Stowe "S aikakirjoissa.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Tato velryba játra byla dva povozy." - Stowe "S análů.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Táto veľryba pečeň bola dva povozy." - Stowe "S análov.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."To je kit jeter je bil dve cartloads." - Stowe "S anale.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."To wieloryba wątroby było dwóch wozów." - Roczniki Stowe "S.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Αυτό το συκώτι φάλαινας ήταν δύο cartloads." - Stowe 'S ΕΠΕΤΗΡΙΔΑ.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Це печінки кита було два воза." - Стоу 'S літописі.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Черен дроб на този кит е две cartloads." Стоу "S аналите.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."Это печени кита было два воза." - Стоу 'S летописи.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."כבד זה של לווייתן היה שתי עגלות מלאות." - Annals סטו 'S.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."كان هذا الحوت الكبد وهما cartloads" -- ستو 'S الحوليات.
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."沸騰鍋のように沸き上がるto海をmaketh大きなリヴァイアサンは。"