cezalandırma ile cümle
cezalandırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.Het straffen werkte.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.즉, 처벌이 효과를 발휘한 것입니다.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.La punition fonctionnait.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.La punizione stava funzionando.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.Látják, a büntetés használt.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.Sie sehen, die Bestrafung funktionierte.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.Vedeţi, pedeapsa funcţiona.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.Widzicie, kara działała.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.Βλέπετε, η τιμωρία είχε αποτέλεσμα.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.Разбирате ли, наказанието действаше.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.Так что видите, наказание действовало.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.אתם מבינים, העונש עבד.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.أرأيتم، العقاب نجح.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.問題行為はなくなり始めました。
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Er is nog steeds tijd om ze een duwtje te geven, als we denken aan duwtjes geven in plaats van ze te straffen.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Il est encore temps de les pousser si nous pensons à les pousser plutôt que de nous contenter de les punir .
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Încă avem timp să-i salvăm, dacă vrem să îi îndepărtăm de rău şi nu doar să îi pedepsim.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Jeszcze można zawrócić je z tej drogi, jeśli rozważamy pokierowanie nimi, a nie ich karanie.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.아직도 그들을 구해낼 시간이 있습니다. 우리가 그들을 벌주는 것 보다 이끌어내는 것을 생각한다면 말이죠.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Masih ada waktu untuk mendorong mereka, jika kita berpikir untuk mendorong mereka dan bukan hanya menghukum.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Pokud je budeme chtít změnit, a ne jenom potrestat, je na to ještě čas.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Siamo ancora in tempo a dirottarli, se vogliamo dirottarli invece di punirli.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Tadavía hay tiempo para rescatarlos; si pensamos en rescatarlos en vez de sólo castigarlos.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Vẫn còn thời gian để chỉnh đốn chúng, nếu chúng ta tính đến việc sửa sai, chứ không phải trừng phạt chúng.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Wir können sie noch abbringen, wenn wir sie abbringen wollen, statt sie nur zu bestrafen.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Υπάρχει ακόμα χρόνος να τα ωθήσουμε, αν σκεφτούμε να τα ωθήσουμε και όχι να τα τιμωρήσουμε.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Ещё есть время подтолкнуть их, если думать о подталкивании, а не просто о наказании.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Има още време да ги избутаме, ако мислим как да ги избутаме, а не просто да ги накажем.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.Ще лишається можливість врятувати їх - якщо наша ціль саме врятувати, а не покарати їх.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.עדיין יש זמן להסיט אותם, אם נשקיע בזה מחשבה במקום רק להעניש אותם.
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.لم يزل لدينا وقت لوكزهم لو فكرنا بدفعهم عن ذلك الطريق بدلا من توبيخهم
Hala onları değiştirecek fırsatımız var, tabi ki onları cezalandırmak yerine değiştirmeyi düşünüyorsak.単に罰することだけを考えるのではなく 道を改めることを考えましょう 北東部のエール大とメリーランド大に二人の教授がいます
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIA KÍNZÁS ÉS AZ EMBERTELEN VAGY MEGALÁZÓBÁNÁSMÓD ÉS BÜNTETÉS TILALMA
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIFORBUD MOD TORTUR OG UMENNESKELIG ELLERNEDVÆRDIGENDE BEHANDLING ELLER STRAF
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIFÖRBUD MOT TORTYR OCH OMÄNSKLIG ELLERFÖRNEDRANDE BESTRAFFNING OCH BEHANDLING
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIINTERDICTION DE LA TORTURE ET DES PEINES OU TRAITEMENTS INHUMAINS OU DÉGRADANTS
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIINTERZICEREA TORTURII ŞI A PEDEPSELOR SAUTRATAMENTELOR INUMANE SAU DEGRADANTE
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIKIDUTUKSEN SEKÄ EPÄINHIMILLISEN TAI HALVENTAVANRANGAISTUKSEN JA KOHTELUN KIELTO
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIPREPOVED MUČENJA IN NEČLOVEŠKEGA ALIPONIŽUJOČEGA RAVNANJA ALI KAZNOVANJA
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIPROHIBICIÓN DE LA TORTURA Y DE LAS PENAS O LOS TRATOS INHUMANOS O DEGRADANTES
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIPROIBIZIONE DELLA TORTURA E DELLE PENE OTRATTAMENTI INUMANI O DEGRADANTI
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIZÁKAZ MUČENIA A NEĽUDSKÉHO ALEBO PONIŽUJÚCEHO ZAOBCHÁDZANIA ALEBO TRESTANIA
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIZÁKAZ MUČENÍ A NELIDSKÉHO NEBO PONIŽUJÍCÍHO ZACHÁZENÍ ČI TRESTU
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASIZAKAZ TORTUR ORAZ NIELUDZKIEGO LUBPONIŻAJĄCEGO TRAKTOWANIA ALBO KARANIA
İŞKENCENİN VE İNSANLIK DIŞIVEYA ALÇALTICIMUAMELENİN VEYA CEZALANDIRMANIN YASAKLANMASI∆ΙΚΑΙΩΜΑ ΓAΜΟΥ ΚΑΙ ∆ΙΚΑΙΩΜΑ ∆ΗΜΙΟΥΡΓΙΑΣΟΙΚΟΓEΝΕΙΑΣ
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.En halua ahdistella oman kansani jäsentä- -mutta et voi kulkea tekemässä, mitä haluat.
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.Jag avskyr att gå emot mitt eget folk- -men du kan inte dra runt och göra precis som du vill.
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.Jeg hader at gå imod mit eget folk, - - men du kan ikke gå rundt og gøre, hvad du har lyst til.
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Ahora bien, porque su ira no ha castigado, ni ha considerado de veras la rebelión
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Ale nyní poněvadž nic není těch věcí, navštívil jej hněv jeho; nebo nechce znáti hojnosti této veliké.
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Ale teraz istotne navštívi jeho hnev ničotu, a on nepozná nijakej prílišnej spupnosti.
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Bây giờ, vì cơn thạnh nộ Ngài chưa giáng phạt, Và vì Ngài không kể đến sự kiêu hãnh cho lắm,
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Bây_giờ , vì cơn thạnh nộ Ngài chưa giáng phạt , Và vì Ngài không kể đến sự kiêu_hãnh cho lắm ,
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.così pure quando dici che la sua ira non punisce né si cura molto dell'iniquità
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Dar, pentru că mînia Lui nu pedepseşte încă, nu înseamnă că puţin Îi pasă de nelegiuire.
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Gdyż cię jedno trochę nawiedził gniew jego, jakoby nie wiedział wielkości grzechów twoich.
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.하나님이 진노하심으로 벌을 주지 아니하셨고 횡포를 심히 살피지 아니하셨으므로
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Mais, parce que sa colère ne sévit point encore, Ce n`est pas à dire qu`il ait peu souci du crime.
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Mas agora, porque a sua ira ainda não se exerce, nem grandemente considera ele a arrogância,
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.Men nu, da hans Vrede ej bringer Straf og han ikke bekymrer sig stort om Synd,