cezalandıracak ile cümle
cezalandıracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar Almanya'yı sert bir biçimde cezalandıracak bir antlaşma talep ettiler.They demanded a treaty that would punish Germany severely.
Hepimizi cezalandıracaklar.They will punish all of us.
Sami sadece cezalandıracak birini arıyordu.Sami was just looking for someone to punish.
Ama ona yardım edenleri cezalandıracaktı.Hashem will reward all those that so assist him.
Kendini nasıl cezalandıracaksın?How are you going to punish yourself?
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.The elders of that city shall take the man and chastise him;
RAB sizi delilikle, körlükle, şaşkınlıkla cezalandıracak.Yahweh will strike you with madness, and with blindness, and with astonishment of heart;
Allah) Onları iftiralarıyle cezalandıracaktır.He will punish them for what they fabricate.
Bütün işler Allah'a döndürülecek(ve Allah, herkesi yaptığıyle cezalandıracak)tır.But all things will be brought back to God.
Allah onları üretmekte oldukları iftiralar yüzünden cezalandıracaktır.He will punish them for what they fabricate.
Yapmakta oldukları iftiraları yüzünden Allah onları cezalandıracaktır.He will punish them for what they fabricate.
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı.If God were to punish men for their inequity He would not leave a single moving thing on earth.
Allah onları iftiralarıyla cezalandıracaktır.He will punish them for what they fabricate.
Çünkü Allah, herkesi kazandığı ile cezalandıracaktır.That God may reward each soul for its deeds.
Allah iftiraları sebebiyle onları cezalandıracaktır. [4,119; 5,103; 10,59]He will punish them for what they fabricate.
Eğer işledikleri suçları sebebiyle onları cezalandıracak olsaydı, azabı onlara hemen gönderirdi.If He had pleased to punish them for their doings He would have punished them immediately.
Küçümseyip kibirlenenleri ise acıklı bir azapla cezalandıracak.But those who disdain and who boast will receive a painful punishment.
Onları iftiralarıyla cezalandıracaktır.He will punish them for what they fabricate.
Onlar, bağışlanma dilerlerken de ALLAH onları cezalandıracak değildir.(Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him – is a mercy unto mankind.)
Çünkü Allah, herkesi kazandığı ile cezalandıracaktır. Gerçekten Allah, hesabı çabuk görendir.that God may recompense every soul for its earnings; surely God is swift at the reckoning.
Allah, yaptıkları iftiralara karşı onları cezalandıracaktır.He will recompense them for what they used to fabricate.
Bütün bunları Allah'a iftira ederek yaparlar. Allah onları iftiralarıyla cezalandıracaktır.He will recompense them for what they used to fabricate.
(Çeşitli haramları) O'na yakıştırdılar. Onları iftiralarıyla cezalandıracaktır.He will recompense them for what they used to fabricate.
Çünkü Allah her toplumu, yaptığına göre cezalandıracaktır.He will fully recompense people for whatever they have earned.
Eğer Allah onlara sürgünü yazmamış olsaydı, elbette onları dünyada (başka şekilde) cezalandıracaktı.Had God not decreed exile for them, He would have punished them in this life.
Çünkü Allah her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.He will fully recompense people for whatever they have earned.
Eğer Allah onlara sürgünü yazmamış olsaydı, elbette, onları dünyada başka şekilde cezalandıracaktı.Had God not decreed exile for them, He would have punished them in this life.
ALLAH onları ayrılmaya zorlamasaydı, bu dünyada cezalandıracaktı.Had God not decreed exile for them, He would have punished them in this life.
Allah iftiraları sebebiyle onları cezalandıracaktır.(All that is) a lie against Him.
Ama ona yardım edenleri cezalandıracaktı.Er gilt als Helfer der Notleidenden.
Ama ona yardım edenleri cezalandıracaktı.Те из людей, кто оказывают помощь, богато вознаграждаются.
Ama ona yardım edenleri cezalandıracaktı.Chorzy i strapieni doznawali pomocy.
Ama ona yardım edenleri cezalandıracaktı.Siapapun yang meminumnya dengan ikhlas, maka mereka akan mendapat pertolongan.
Ama ona yardım edenleri cezalandıracaktı.幇助犯 「正犯」を幇助した者をいう。
Kendini nasıl cezalandıracaksın?Comment allez-vous vous punir ?
Kendini nasıl cezalandıracaksın?Hogy akarod megbüntetni magad?
Kendini nasıl cezalandıracaksın?Και ποια θα είναι η τιμωρία σου; Αχ!
Kendini nasıl cezalandıracaksın?كيف ستتلقى عقابك؟
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Akkor a város vénei fogják meg azt a férfit, és ostorozzák meg õt;
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Allora gli anziani di quella città prenderanno il marito e lo castigherann
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Bătrînii cetăţii să ia atunci pe omul acela şi să -l pedepsească;
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Bấy giờ, các trưởng lão thành đó sẽ bắt người chồng mà đánh phạt,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Bấy_giờ , các trưởng_lão thành đó sẽ bắt người chồng mà đánh phạt ,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Da skal Byens Ældste tage Manden og revse ham;
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Då skola de äldste i staden taga mannen och tukta honom.
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Então os anciãos daquela cidade, tomando o homem, o castigarão,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar."Entonces los ancianos de la ciudad tomarán al hombre y lo castigarán
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.In mestni starejšine naj vzamejo tistega moža in ga kaznujejo,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.그 성읍 장로들은 그 사람을 잡아 때리고
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Les anciens de la ville saisiront alors cet homme et le châtieront;
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Maka para pemuka kota harus memanggil orang laki-laki itu dan memukul dia
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Nie będzie nierządnica z córek Izraelskich, ani będzie nierządnik z synów Izraelskich.
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Og de eldste i byen skal ta mannen og gi ham hugg
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.So sollen die Ältesten der Stadt den Mann nehmen und züchtigen
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Tedy starší města toho jmou muže a trestati ho budou,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Vtedy vezmú starší toho mesta muža a potrescú ho.
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Και θελουσι λαβει οι πρεσβυτεροι της πολεως εκεινης τον ανθρωπον και θελουσι τιμωρησει αυτον
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Тогава старейшините на оня град да вземат човека да го накажат,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Тогда старейшины того города пусть возьмут мужа и накажут его,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.ולקחו זקני העיר ההוא את האיש ויסרו אתו׃