Ana içeriğe geç
Sözlük

cezaevi ile cümle

cezaevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1971'de Franz Stangl cezaevinde iken, bir röportajda, Üstlerimize karşı utanç duyduk demiştir.Franz Stangl overleed in 1971 op 63-jarige leeftijd in de gevangenis aan een hartinfarct.
Gilbert, Alman mahkûmların Cezaevi Psikoloğu olarak atandı.Gilbert został mianowany psychologiem więziennym niemieckich więźniów.
27 Ekim 1948 tarihinde cezaevinde 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.27 października 1948 został skazany na 15 lat więzienia.
O ve eşi Fresnes cezaevinde tutuldu ama sonunda serbest bırakıldılar.On i jego żona byli następnie przetrzymywani w więzieniu Fresnes.
Spandau Cezaevi'nin bir kütüphanesi vardı.Klasztor dominikański posiadał bibliotekę.
13 Temmuz günü, Huber, Alexander Schmorell birlikte Münih-Stadelheim Cezaevi'nde giyotin ile idam edildi.13 lipca Huber został zgilotynowany w monachijskim więzieniu Stadelheim wraz z Alexandrem Schmorellem.
1950 yılında tutuklanarak dört yıl cezaevinde kaldı.W 1935 aresztowany na cztery miesiące.
Ertesi gün uyuyakalınca cezaevindeki içtimaya yetişebilmek için ikisi birden koşturmaya başlarlar.Po kilku drinkach, oboje kończą w łóżku.
Almanya'ya dönüşünün ardından 1938-1939 döneminde cezaevine konuldu.Skazany na karę więzienia, odbywał ją w okresie 1938–1939.
1949 yılında cezaevinden serbest bırakıldı.W 1949 został zwolniony z aresztu.
1985'e kadar cezaevinde kaldı.W więzieniu przebywał do lata 1985 r.
26 Şubat 2010'da mahkeme kararıyla tutuklandı ve ertesi gün Silivri Cezaevi'ne konuldu.26 grudnia 2010 został zatrzymany, a następnego dnia decyzją sądu tymczasowo aresztowany.
2004 yılında Tray Deee'nin cinayete teşebbüs suçundan cezaevine girmesiyle grup dağıldı.Grupa rozpadła się po tym jak Tray Deee został skazany na 12 lat za usiłowanie morderstwa.
1982'de yeniden tutuklandı ve Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi.W 1982 ponownie został zatrzymany za organizowanie niezależnych obchodów pierwszomajowych.
Yargılamaların sonucunda hiç kimse cezaevine girmedi.Ostatecznie nikt nie wtargnął do więzienia.
21 Ağustos - Erzurum Açık Cezaevi'nden 11 mahkum kaçtı.1 sierpnia, na godzinę przed wybuchem powstania, zwolniono jeszcze 11 więźniów.
1997'nin Ağustos ayında cezaevine girdi.Siódmego sierpnia tego roku znalazła się w więzieniu.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Teraz spotykamy go siedzącego w więzieniu.
Cezaevinde var olan kargaşalar sonucu çıkan isyanda yer alır.Dom, w którym są więzieni, jest jednak pełen pułapek.
Cezaevinin yerine bir bahçe kuruldu.Urządzono na nim ogród więzienny.
İddialara göre bundan cezaevi yönetimi sorumluydu.Spory te rozstrzyga sąd administracyjny.
Cezaevinin doktoru Tarık'a aşıktır.Wkrótce doktor sam zakochuje się w zwierzęciu.
4 yıl sonra cezaevinden çıkar.Opuścił więzienie po 4 latach.
21 Mart - San Francisco açıklarındaki Alcatraz Cezaevi resmi olarak kapatıldı.21 mars – Det ökända fängelset Alcatraz utanför San Francisco stängs.
Günümüz cezaevi yönetmeliklerinde koşullu salıverme ve cezanın belli oranda indirilmesi yer alır.För att bli av med honom utfärdas och verkställs dödsdomen därmed denna dag.
7 yıl cezaevinde kaldı.Han dömdes till sju års fängelse.
Bir yıl cezaevinde kaldı.Ett års fängelse.
Çakırhan, 1932-1933'te cezaevinde kaldı.Koestler reste i Sovjet 1932–1933.
1950 yılında tutuklanarak dört yıl cezaevinde kaldı.På 1950-talet var han fängslad i fjorton månader.
28 Şubat soruşturması kapsamında yargılanarak tutuklandı ve Hasdal Cezaevi'ne konuldu.Den 28 juni fälldes han i tingsrätten och dömdes till dagsböter.
26 Kasım 2015'te tutuklu yargılanmak üzere cezaevine götürüldü.Han sitter idag 2015 i fängelse.
Ancak birçok cezaevinde tutuklu ve hükümlüler bir arada barındırılmaktadır.De skall verkställa domen över dig i många kvinnors åsyn.
Cezaevine girdi, bunun karşılığı olarak bize para verin denmemiş.Han friades av häradsrätten och slapp betala underhåll.
1983 mayısında tutuklandı ve 1991 martına kadar cezaevinde kaldı.Han greps i maj 2014 och har sedan dess suttit i häkte.
11 Haziran 1345 tarihinde, Apokaukos korumalarını almadan aniden yeni cezaevini denetlemeye karar verdi.11 червня 1345 року Апокавк раптом вирішив перевірити цю в'язницю без супроводу своїх охоронців.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Він і дотепер перебуває у в'язниці.
24 Temmuz 1999'da ceza süresini tamamlayarak cezaevinden tahliye edildi.24 липня того ж року звільнений з посади.
Cezaevi hakkında belgeseller çekildi ve kitaplar yazıldı.На жаль, посланець був ув'язнений і знайшлися листи.
Bir yıl cezaevinde kaldı.Загинув у в'язниці за рік.
Fairbank'ın cezaevindeki yaşam koşulları, sağlığına büyük zarar vermişti.Перебування у львівській в'язниці погано вплинуло на його здоров'я.
Tatlıses doğduğunda babası cezaevinde bulunmaktaydı.Коли він був дитиною, його батько попав в тюрму.
Favez tutuklandı ve cezaevine konuldu.Перу арештований і посаджений у в'язницю.
Alman sınırında ayrımcılıkla hizmet etmeye devam ederken 1795'te tutuklanıp cezaevine girdi.За участь у республіканському заколоті 1795 був ув'язнений.
Günümüzde İmralı Cezaevi'nde hapis yatmaktadır.Проте сам Колоссус перебуванням у тюрмі дуже пишається.
Gilbert, Alman mahkûmların Cezaevi Psikoloğu olarak atandı.Гілберт був призначений тюремним психологом для арештованих нацистських лідерів.
Üç kez tutuklandı, iki kez mahkûm oldu ve iki yıl cezaevinde yattı.Двічі був заарештовуваний, провів у в'язниці 2 роки і 10 місяців.
Dizinin konusu mahkûmlar ve cezaevi yetkilileri arasında var olan ilişki üzerinden genişlemektedir.Vězeň začíná chápat vztahy mezi vězni i dále.
Daha sonra Montluc cezaevinde tutuldu ve Gestapo tarafından işkence gördü.Poté byl vsazen do vězení Montluc a mučen gestapem na jeho velitelství.
1920'de Cork belediye başkanı Terence MacSwiney, Brixton Cezaevinde açlık grevindeyken öldü.Primátor města Cork Terence MacSwiney během hladovky zemřel v říjnu ve vězení Brixton v Londýně.
Fairbank'ın cezaevindeki yaşam koşulları, sağlığına büyük zarar vermişti.Vazba ve věznici na Pankráci mu podlomila zdraví.
Cezaevinden iki yıl sonra serbest bırakıldı ve kendi şirketinin başkanı olarak görevine devam etti.Po 2 letech věznění byl propuštěn a vrátil se do vedení své továrny.
24 Ekim 2006 tarihinde çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiler.24. listopadu 2006 Sela uprchl, když byl převážen k soudnímu slyšení.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Momentálně je ve vězení.
1977 yılında tutuklanıp cezaevine kondu.V roce 1947 byl zatčen a uvězněn.
Cezaevinde bulunduğu sırada yanına iki ziyaretçi geliyordu.V domě ho však čekali dva policisté.
Metris veSağmalcılar Cezaevi'nde kaldı.Míchači metanolové směsi zůstanou ve vězení na doživotí.
1980 boyunca, 6 yıl cezaevinde yatmıştır.V osmdesátých letech by odsouzen na šest let nepodmíněně.
Yurda döndü ve cezaevine girdi.Poté se vrátil a byl uvržen do vězení.
4 yıl sonra cezaevinden çıkar.Odsedí si čtyři roky ve vězení.
10 yıl cezaevinde yattı.Ve vězení strávil 10 let.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod