Ana içeriğe geç
Sözlük

cezaevi ile cümle

cezaevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ohio State Cezaevinde bir mahkum olan bir gönüllüye kanser aşılarkenki bir resmi.In dit geval een gevangene van de staatsgevangenis van Ohio.
Ohio State Cezaevinde bir mahkum olan bir gönüllüye kanser aşılarkenki bir resmi.오하이오 주립 교도소에서 한 자원한 수감자에게 암을 주사하고 있는 모습입니다
Ohio State Cezaevinde bir mahkum olan bir gönüllüye kanser aşılarkenki bir resmi.מזריק סרטן למתנדב, שהינו במקרה הזה אסיר בבית סוהר של מדינת אוהיו.
Ohio State Cezaevinde bir mahkum olan bir gönüllüye kanser aşılarkenki bir resmi.ﻭﻫﻮ ﻳﺤﻘﻦ ﻣﺘﻄﻮﻉ ﺑﺎﻟﺴﺮﻃﺎﻥ ﻭ ﻫﻮ ﻓﻲ ﻫﺬﻩ ﺍﻟﺤﺎﻟﺔ ﺳﺠﻴﻦ ﻓﻲ ﺇﺻﻼﺣﻴﺔ ولاية ﺃﻭﻫﺎﻳﻮ
Ohio State Cezaevinde bir mahkum olan bir gönüllüye kanser aşılarkenki bir resmi.サウザン医師が ガンを注射している写真です この実験で
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.전 6년 간 최고 수준의 경호를 받으며 사형수들과 일을 할 수 있는 좋은 기회를 가졌었습니다
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.6年間働くことが出来ました。 死に行く人々とともに働き、
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Abban a kiváltságban volt részem, hogy a halálsoron dolgozhattam egy maximális biztonságú börtönben 6 éven át.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Bylo mojí výsadou pracovat s odsouzenými na smrt v nejvyšší ostraze po 6 let.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Ho avuto il privilegio di lavorare nel braccio della morte di un carcere di massima sicurezza per 6 anni.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Ik had het voorrecht in de dodengang te werken, in een zwaarbewaakte gevangenis, zes jaar lang.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.J'ai eu le privilège de travailler dans le couloir de la mort dans une prison de haute sécurité pendant 6 ans.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Tive o privilégio de trabalhar no corredor da morte numa prisão de máxima segurança durante seis anos.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Tôi có đặc ân được làm việc ở những trại tử tù với sự bảo vệ tối đa trong sáu năm.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Und ich hatte das Privileg, sechs Jahre lang in der Todeszelle eines Hochsicherheitsgefängnisses zu arbeiten.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Είχα το προνόμιο να δουλέψω με θανατοποινίτες σε φυλακές υψίστης ασφαλείας για έξι χρόνια.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Имах честта да работя на място с хора със смъртна присъда, в условия на засилена охрана за шест години.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Я имела возможность работать в камере смертников строгого режима в течение шести лет.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Я мала честь працювати в камері смертників під найвищою охороною протягом 6 років.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.היתה לי הזכות לעבוד במדור הנידונים למוות בבית-סוהר מאובטח במשך שש שנים.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.لقد كنت محظوظة بأن اعمل في زنزانات المحكومين بالاعدام في السجون مُحكمة الحراسة لمدة ستة سنوات
'Onlar Cezaevine Değil, Sınıfa Aitler' : Myanmar'ın Tutuklanan Öğrencileri'Deberían estar en las aulas, no en prisión': los estudiantes detenidos de Myanmar
'Onlar Cezaevine Değil, Sınıfa Aitler' : Myanmar'ın Tutuklanan Öğrencileri'Ze horen in de klas thuis, niet in de gevangenis': de gearresteerde studenten in Myanmar
Onların hesaplarına göre, Arnaldo'yu ve diğerlerini cezaevinde tutmak gerektiği açık.Volgens eigen bevindingen, is het voor hen duidelijk dat men beter uit is met Arnaldo in de gevangenis
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.사실 그녀의 프로그램을 참가한 사람 중 4% 미만만이 감옥으로 돌아갔습니다.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Dưới 4% những người tham gia chương trình của cô thực tế trở lại trại giam.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Mai puțin de 4% din cei care au trecut prin programul ei au ajuns înapoi la închisoare.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Méně než 4 procenta lidí, kteří prošli jejím programem, se vrací zpět do vězení.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Meno del 4% della gente che è passata per il suo programma in effetti ritorna in prigione.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Menos del 4% de la gente que pasó por su programa volvió a la cárcel.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Mindre än fyra procent av personerna som genomgick hennes program hamnde faktiskt i fängelse igen.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Mniej niż 4 procent osób, które przeszły jej program trafiło znowu do więzienia.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Moins de quatre pour cent des gens qui sont passés par son programme sont en fait retournés en prison.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Weniger als vier Prozent der Programmteilnehmer sind bisher rückfällig geworden.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Λιγότερο από τέσσερα τοις εκατό αυτών που μπήκαν στο πρόγραμμά της επιστρέφει στη φυλακή.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.Менее четырех процентов людей, участвовавших в программе, впоследствии вернулись в тюрьму.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.По-малко от четири процента от хората, които преминали през нейната програма всъщност се върнали в затвора.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.ואת תשוקתם להמשיך וללמוד. פחות מארבעה אחוזים מאלה שהשתתפו בתכנית שלה
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.أقل من 4 في المائة من الناس الذين مروا ببرنامجها فعلا عادو إلى السجن.
Onun bu programından geçen... ...insanların yüzde dördünden azı.. ...aslında cezaevine geri dönecek.若者の中で 再び刑務所に入るのは 4%もいません 彼らは養蜂をすることで
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Bấy giờ Giê-rê-mi còn đang đi lại trong dân sự, chưa bị bỏ tù.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Bấy_giờ Giê-rê-mi còn đang đi_lại trong dân_sự , chưa bị bỏ_tù .
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Bo Jeremijasz jeszcze wolno chodził między ludem, i jeszcze go było nie wsadzono do więzienia.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Dengang gik Jeremias frit ud og ind blandt Folket, thi man havde endnu ikke kastet ham i Fængsel.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Denn Jeremia ging unter dem Volk aus und ein, und niemand legte ihn ins Gefängnis.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Geremia intanto andava e veniva in mezzo al popolo e non era stato ancora messo in prigione
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremia gick då ännu ut och in bland folket, ty man hade ännu icke satt honom i fängelse.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremías entraba y salía en medio del pueblo, porque todavía no lo habían puesto en la cárcel
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremias gikk dengang inn og ut blandt folket; de hadde ennu ikke satt ham i fengsel.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremiás pedig be- és kimegy vala a nép között, mert még nem vetették vala õt be a tömlöczbe.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremiáš vtedy ešte chodil slobodne medzi ľudom, a neboli ho ešte dali do žalára.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremia zat op dat moment nog niet gevangen en kon dus gaan en staan waar hij wilde.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.때에 예레미야가 갇히지 아니하였으므로 백성 가운데 출입하는 중이었더라
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Nebo Jeremiáš ještě bydlil svobodně u prostřed lidu, aniž ho ještě byli dali do žaláře.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Ora, Jeremias entrava e saía entre o povo; pois ainda não o tinham encerrado na prisão.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Or Jérémie allait et venait parmi le peuple; on ne l`avait pas encore mis en prison.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Pada waktu itu aku belum dimasukkan ke dalam penjara dan masih bebas bergerak di antara rakyat
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Pe atunci Ieremia umbla slobod prin popor: nu -l aruncaseră încă în temniţă.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Silloin vielä Jeremia sai tulla ja mennä kansan keskellä, sillä häntä ei oltu pantu vankeuteen.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Takrat je Jeremija prosto bival sredi ljudstva, ker ga še niso bili deli v ječo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod