Tom henüz cezalandırılmadı.Tom hasn't been charged yet.
Tom'un cezası henüz kesinleşmedi.Tom hasn't been charged yet.
Tom otuz yıl hapis cezası aldı.Tom was given thirty years.
Tom cezai kovuşturmalarla karşı karşıya.Tom faces criminal charges.
Tom daha sonra cezalandırıldı.Tom was later penalized.
Ölüm cezasına karşı mısın?Are you for or against the death penalty?
Tom ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to life in prison.
Cezaevi içinde kameralara izin verilmiyor.Cameras are not allowed inside the prison.
Cezalar suça uymalıdır.The punishment must fit the crime.
O beni her gün cezalandırıyor.He punishes me everyday.
Cezalandırılacağımı biliyorum.I know I'll be punished.
Cezalandırılmam gerekeceğini biliyorum.I know I'll have to be punished.
Her halükarda, ağır biçimde cezalandırılmak zorunda kalacak.In any case, she'll have to be severely punished.
Bugün piknik yapmayacaksın, Anne Shirley. Bu cezanız olacak.You'll go to no picnic today, Anne Shirley. That shall be your punishment.
Tom ömür boyu hapis cezası çekiyor.Tom is serving a life sentence.
Tom cezalandırılmayacak.Tom isn't going to be punished.
Fadıl, ölüm cezası ile karşı karşıya kalabileceğini öğrendiğinde fikrini değiştirdi.Fadil changed his mind when he learned that he could face the death penalty.
On yedi yıl hapiste yattıktan sonra Fadıl suçlarından ötürü ölüm cezasına çarptırıldı.After serving seventeen years in prison, Fadil was put to death for his crimes.
Tom ve Mary'nin ikisi de ölüm cezasına çarptırılıyor.Tom and Mary have both been sentenced to death.
Tom ve Mary'nin her ikisi de ölüm cezasına çarptırıldı.Tom and Mary were both sentenced to death.
Ne kadar zamandır cezaevindesiniz?How long have you been in prison?
Aldığım cezayı hak etmedim.I didn't deserve the punishment I got.
Alkollü araç kullanmaktan üç cezam var.I have three DUIs.
Yaramazlık ettiklerinde çocuklarını nasıl cezalandırıyorsun?How do you punish your children when they misbehave?
300 dolar para cezası aldım.I was fined $300.
300 dolar para cezası ödemek zorunda kaldım.I had to pay a $300 fine.
Şimdi cezaevindeyim.I'm in prison now.
Tom federal ceza evinde üç yıla mahkum edildi.Tom was sentenced to three years in federal prison.
Fadıl iki defa ömür boyu hapis cezası aldı.Fadil got two life sentences.
Fadıl'ın cezai ehliyetinin olmadığı belirlendi.Fadil was found criminally insane.
Fadıl 5 yıl ev hapsi cezasına çarptırıldı.Fadil was sentenced to 5 years house arrest.
İntihar girişimi ölümle cezalandırılabilir.Suicide attempts are punishable by death.
Temmuz 2004'te Fadıl, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.In July 2004, Fadil was sentenced to 24 years in jail.
Fadıl cinayetten ceza almadı. Sade ve basit.Fadil got away with murder. Plain and simple.
Tom şu anda üç yıldır hapis cezası altında bulunuyor.Tom is currently serving three years in prison.
Tom şu anda üç yıllık hapis cezasını çekiyor.Tom is currently serving three years in prison.
Kimse böyle bir cezaya maruz bırakılmamalıdır.No one should be subjected to such a punishment.
Ölüm cezasına karşıyım.I am against the death penalty.
Ölüm cezasından yanayım.I am in favor of the death penalty.
Tom cezadan yırttı.Tom got off scot-free.
Emniyet kemeri takmadığım için cezalandırıldım.I was penalized for not wearing a seatbelt.
Emniyet kemeri takmadığı için cezalandırıldı.He was penalized for not wearing a seatbelt.
Tom emniyet kemeri takmadığı için cezalandırıldı.Tom was fined for not wearing a seatbelt.
Belki beni cezalandırman gerekir.Maybe you should punish me.
Tom yaptıkları için cezalandırılmadı.Tom wasn't punished for what he did.
Tom cezaevinde ölmemeye kararlı.Tom is determined not to die in prison.
Cezayir benim şehrim.Algier is my town.
Fakat o, cezayı etkilemez.But that doesn't affect the sentencing.
Tom kesinlikle cezalandırılacak.Tom will certainly be punished.
Leyla kalp krizi nedeniyle cezaevinde öldü.Layla died in prison of a heat attack.
Leyla hemen cezaevinde hapse mahkûm edildi.Layla was immediately sentenced to life in prison.
Leyla bir Mısır cezaevindeki hücrede yeni yaşamına yerleşti.Layla settled in to her new life in an Egyptian prison cell.
Leyla'ya altı yıl hapis cezası olan bir anlaşma teklif edildi.Layla was offered a deal of six years in jail.
Bireysel suçların sonucunun ortak cezalandırma olması gerekir.The consequence of individual crimes should be collective punishment.
Tom'a cezaevinde zaman geçirdiğini söyleyecek misin?Are you going to tell Tom that you've spent time in prison?
Bir süre cezaevinde yattığını Tom'a söyleyecek misin?Are you going to tell Tom that you've spent time in prison?
Tom 2013'te cezaevinden serbest bırakıldı.Tom was released from prison in 2013.
Onun için Tom'un cezalandırılmaması mı gerek?Shouldn't Tom be punished for that?
Bunun için Tom cezalandırılmalı mı?Should Tom be punished for that?
Sami, tecavüz ve saldırı nedeniyle 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Sami was sentenced 18 years for rape and assault.