O, soruları cevaplıyor mu?Does she answer the questions?
Maria, öğretmenin sorusunu cevaplıyor.Maria is answering the teacher's question.
Soruları çok iyi cevaplıyorsun.You answer questions so well.
Mary öğretmenin sorusunu cevaplıyor.Mary is answering the teacher's question.
Mary, profesörün sorusunu cevaplıyor.Mary is answering the professor's question.
"RSVP"—Christina hayranlarının sorularını cevaplıyor.Snoop answers the fans' questions.
Hazır cevaplılığı sayesinde her soruya bir cevabı vardır.Each card with a question had the answer on the back side.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.So that's how I answer that question.
Ve EOL'a destek veren bilim insanları bir soruyu cevaplıyorlar:And the scientists who are contributing to EOL are answering a question,
Ya, orada bir yerde, başkaları da benzer soruları soruyor ve cevaplıyorsa?What if, out there, others are asking and answering similar questions?
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Pro Jahr fällte das Gericht etwa 60 Entscheidungen.
Hazır cevaplılığı sayesinde her soruya bir cevabı vardır.Für jede richtige Antwort bekommt er einen Punkt.
Mary öğretmenin sorusunu cevaplıyor.Marie répond à la question du professeur.
Hazır cevaplılığı sayesinde her soruya bir cevabı vardır.Para cada pregunta hay solo una respuesta correcta.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.In seguito, i presunti avvistamenti ammontarono a circa 300 all'anno.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.В тяжелые для него периоды рисовал по 300 работ в год.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Naquele então, a banda realizava aproximadamente 300 shows por ano.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Rekordziści zgłaszają około 300 wniosków rocznie.
Hazır cevaplılığı sayesinde her soruya bir cevabı vardır.För varje rätt svar får man en viss summa pengar.
Hazır cevaplılığı sayesinde her soruya bir cevabı vardır.В принципі на кожне запитання є тільки одна відповідь.
Hazır cevaplılığı sayesinde her soruya bir cevabı vardır.Za každou správnou odpověď je jeden bod.
Hazır cevaplılığı sayesinde her soruya bir cevabı vardır.Ha megvolt, akkor kell válaszolni egy kérdésre.
Bu tür şiirler, genellikle sorulu cevaplı olarak düzenlenir.Nämä pohjat voidaan laatia useimmiten esitettyjen kysymysten perusteella.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Κατά μέσον όρο, το Νομοθετικό Σώμα έχει περάσει περίπου 300 νομοσχέδια ετησίως.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Các phi vụ chiến đấu trong năm lên tới khoảng 30.000 vụ.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.講演は、年に約300回の依頼があり、全国を回る生活を続けていた。
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Условията са да отговаря на около 300 съобщения на година.
"RSVP"—Christina hayranlarının sorularını cevaplıyor."RSVP" — Aguilera odgovara na pitanja koja joj postavljaju obožavatelji.
Hazır cevaplılığı sayesinde her soruya bir cevabı vardır.Za každú správnu odpoveď je bod.
Bu tür şiirler, genellikle sorulu cevaplı olarak düzenlenir.Šio tipo portretai dažniausiai kurti pagal užsakymus.
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Azt kérdezik, miért tanítok, erre én azt mondom: "Hol találnék ilyen nagyszerű társaságot?"
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"De spørger mig hvorfor jeg underviser og jeg svarer, 'Hvor kunne jeg finde så fremragende selskab?'
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Ils me demandent pourquoi j'enseigne et je leur réponds, "Où pourrais-je trouver si délicieuse compagnie?'
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"그들에 제게 묻기를 제가 왜 가르치냐고 묻길래 제가 답변하기를, "어디서 그렇게 휘황찬란한 회사를 찾을수 있겠어요?" 라고했죠.
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"mă întreabă de ce predau, şi răspund, "Unde aş putea fi într-o companie aşa minunată?"
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Me preguntan que por qué enseño y yo respondo, '¿Dónde puedo encontrar tan espléndida compañía?'
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'Mi chiedono perché insegno ed io rispondo 'Dove potrei trovare gente tanto meravigliosa?'
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Người ta hỏi tôi tại sao dạy học và tôi đáp: "Còn tìm nơi đâu được những người bạn tuyệt vời hơn vậy?"
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Pýtajú sa ma, prečo vyučujem, a ja odpovedám, "Kde inde by som našla takú vyberanú spoločnosť?"
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Zapytano mnie dlaczego uczę, więc odpowiadam: "Gdzie znajdę tak wspaniałe towarzystwo?"
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Με ρωτούν γιατί διδάσκω και απαντώ, 'Πού θα μπορούσα να βρώ μια τόσο υπέροχη παρέα;'
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Мене питають, чому я викладаю, і я відповідаю: де ще я могла б знайти таке чудове товариство?
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Меня спрашивают, почему я учу, и я отвечаю: "Где я еще найду такую потрясающую компанию?"
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"Питат ме защо преподавам, а аз отговарям: "Къде бих могла да намеря такава прекрасна компания?"
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"שואלים אותי מדוע אני מלמדת, "ואני עונה, 'היכן אוכל למצוא חברה כה מזהירה?'
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'"هم يسألونني لماذا ادرس سأجيبهم, اين بإمكاني ان اجد رفقة باهرة؟"
"Bana neden öğretttiğimi soruyorlar ve cevaplıyorum, 'Böyle şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?'『他にこんな素晴らしい仲間はいないでしょう?』 強くて実直で賢い 雄弁な
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Así es como yo respondo esa pregunta.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Das ist also, wie ich diese Frage beantworte.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Deci acesta e modul meu de a răspunde la această întrebare.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Đó là cách mà tôi trả lời cho câu hỏi.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Donc c'est ma façon de répondre à cette question.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Dus dat is hoe ik deze vraag beantwoord.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.E' questa la mia risposta alla domanda.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.바로 이것이 저의 대답입니다
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Maka, itulah jawaban saya untuk pertanyaan itu.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Näin vastaan:
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Szóval így válaszolnám meg ezt a kérdést.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Taka jest moja odpowiedź na to pytanie.
İşte bu soruyu böyle cevaplıyorum.Takto odpovídám na tuto otázku.