cesur ile cümle
cesur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,彼は世界有数の勇敢な人物で ブレア大佐も同様で 最終的には大佐が このアイディアを試すことを許可してくれました
Gözleriniz tanık olacak... bu güzel akşama en cesur yüreğimizeJe ogen getuige zijn van... deze mooie avond. Onze dapperste ziel
Gözleriniz tanık olacak... bu güzel akşama en cesur yüreğimizeVos yeux vont etre temoins.. en cette belle soiree
Güçlü, yetkin ve cesurdu.Była silna, kompetentna i bohaterska.
Güçlü, yetkin ve cesurdu.Ella era fuerte, capaz y heroica.
Güçlü, yetkin ve cesurdu.Elle était forte, talentueuse et héroïque.
Güçlü, yetkin ve cesurdu.Era forte, era capace ed era eroica.
Güçlü, yetkin ve cesurdu.게다가 강하고 능력있고 영웅적이죠
Güçlü, yetkin ve cesurdu.Sie war stark, fähig und heroisch.
Güçlü, yetkin ve cesurdu. "Ve sen de kim oluyormuşsun, hayvan kız?"Hun var stærk og heltmodig. "og hvem er du, dyriske pige?"
Güçlü, yetkin ve cesurdu.Ze was sterk, ze was vaardig en ze was heldhaftig.
Güçlü, yetkin ve cesurdu.ולהציל את העולם. היא היתה חזקה, היא היתה בעלת יכולת והיא היתה הירואית.
Güçlü, yetkin ve cesurdu.「お前は誰だ、獣の少女よ」
Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""A kdybych mohl udělat tak drzí, že se ptát -"
Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""A keby som mohol urobiť tak drzí, že sa pýtať -"
Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""Dan jika saya bisa membuat begitu berani untuk bertanya -"
Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""En als ik zou kunnen maken zo stoutmoedig om te vragen -"
Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""Και αν μπορώ να κάνουν το θάρρος να ζητήσει -"
Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""И ако мога да направя толкова смели като да попитам -"
Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""И если я мог бы сделать на себя смелость спросить -"
Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""І якщо я міг би зробити на себе сміливість запитати -"
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Cer permisiunea să strâng mâna fiicei celui mai curajos om vreodată.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Chtěl bych si potřást rukou s dcerou nejstatečnějšího muže, kterého jsem kdy poznal.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Darf ich Ihnen die Hand geben? Sie sind die Tochter... des tapfersten Mannes der Welt.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Engedélyt kérek kezet fogni a legbátrabb ember lányával. Asztronautám!
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Gostaria de cumprimentar a filha do homem mais corajoso que já conheci. Olá, astronauta.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Ik wil de dochter begroeten van de dapperste man die ik ken.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Jag anhåller om att få skaka hand med dottern till den modigaste man jag mött.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Må jeg hilse på datteren af den modigste mand, jeg har mødt?
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin. Merhaba, astronotum.Chcę uścisnąć dłoń córki najdzielniejszego z ludzi.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Minta izin bersalaman dengan anak perempuan... ...dari orang yang paling berani yang pernah aku kenali.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Posso stringere la mano della fiiglia di un uomo molto coraggioso?
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Prosim za dovoljenje da stisnem roko hčerke najpogumnejšega človeka.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Puis-je serrer la main de la fille de l'homme le plus courageux que j'ai connu ?
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Pyydän saada puristaa naisen kättä, jonka isä oli rohkein tuntemani mies.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Quisiera estrechar la mano de la hija del hombre... ...más valiente que jamás he conocido en mi vida.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Xin phép bắt tay con gái của người đàn ông can đảm nhất tôi từng biết. Xin chào
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Θέλω να χαιρετίσω την κόρη του πιο θαρραλέου ανθρώπου.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Искам да стисна ръката на дъщерята... на най-храбрия човек, когото съм срещал.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Искам да стисна ръката на дъщерята... на най-храбрия човек, когото съм срещал.
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.يطلب تصريح لمصافحة ابنة أشجع رجل قابلته فى حياتى
Hepinizin düşündüğü gibi, bu durum bu yıla kadar, "Cesur" adlı film çıkana dek sürdü.Ända fram till i år, när de till slut släppte filmen "Modig".
Hepinizin düşündüğü gibi, bu durum bu yıla kadar, "Cesur" adlı film çıkana dek sürdü.Až do tohto roku, keď, ako veľa z vás vie, prišli s Neskrotnou.
Hepinizin düşündüğü gibi, bu durum bu yıla kadar, "Cesur" adlı film çıkana dek sürdü.Et ce jusqu'à cette année, où ils ont finalement sorti "Rebelle".
Hepinizin düşündüğü gibi, bu durum bu yıla kadar, "Cesur" adlı film çıkana dek sürdü.Finché, come molti di voi stanno pensando, quest'anno, finalmente è uscito Ribelle.
Hepinizin düşündüğü gibi, bu durum bu yıla kadar, "Cesur" adlı film çıkana dek sürdü.Hasta, como muchos de Uds. piensan, este año, cuando finalmente han sacado "Indomable" .
Hepinizin düşündüğü gibi, bu durum bu yıla kadar, "Cesur" adlı film çıkana dek sürdü.Totdat, zoals veel van jullie nu denken, ze dit jaar eindelijk Brave uitbrachten.
Hepinizin düşündüğü gibi, bu durum bu yıla kadar, "Cesur" adlı film çıkana dek sürdü.Μέχρι φέτος, όπως σκέφτεστε πολλοί τώρα, που κυκλοφόρησαν επιτέλους το Brave.
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Jezus kalmeerde hen meteen. "Ik ben het", zei Hij, "wees maar niet bang."
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.저희가 다 예수를 보고 놀람이라 이에 예수께서 곧 더불어 말씀하여 가라사대 안심하라 내니 두려워 말라 하시고
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.lebo ho všetci videli a poľakali sa. Ale hneď prehovoril s nimi a povedal im: Dúfajte, ja som, nebojte sa!
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.(Nebo jej všickni viděli, a zstrašili se.) A hned promluvil k nim a řekl jim: Doufejtež, jáť jsem, nebojte se.
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.всі бо Його бачили, й потрівожились. І зараз заговорив до них, і рече їм: Бодріть ся; се я; не лякайтесь.
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.защото всички Го видяха и се смутиха. И веднага Той им проговори, като им каза: Дерзайте! Аз съм, не бойте се!
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Ибо все видели Его и испугались. И тотчас заговорил с ними и сказал им: ободритесь; это Я, не бойтесь.
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.כי כלם ראוהו ויבהלו אז דבר אתם ויאמר אליהם חזקו כי אני הוא אל תיראו׃
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.لان الجميع رأوه واضطربوا. فللوقت كلمهم وقال لهم ثقوا. انا هو. لا تخافوا.
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.因 為 他 們 都 看 見 了 他 、 且 甚 驚 慌 。 耶 穌 連 忙 對 他 們 說 、 你 們 放 心 . 是 我 、 不 要 怕
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.因為 他 們都 看 見 了 他 、 且 甚 驚慌 。 耶穌連 忙對 他 們說 、 你 們 放心 . 是 我 、 不 要 怕
"He'sa cesur adam," bir kadın "dedi." C'est un brave garçon, dit une femme.