Cesetleri kamufle edilmiş bir toplu mezara gömüldü.Njihova tijela su zakopana u masovnoj grobnici."
İngiliz cesetleriyle dolu birkaç avcı hattı geçtik.U elaboratu su popisani brojni engleski dvorci.
Dışarıda bazı yaşayan ölüler, kamyonete tırmanıp Tom ve Judy'nin kömürleşmiş cesetlerini yemeye başlar.U pokušaju bijega uz pomoč kamiona pogibaju Tom i Judy.
1 yıl sonra Melville, DeLong'un ve mürettebatının cesetlerini buldu.Mellvile sa o rok neskôr vrátil a našiel DeLongove telo, aj telá ostatných z jeho posádky.
Kuzey Sibirya'da buzlar altında on binlerce donmuş mamut cesetleri vardır.Okrem zmrznutých tiel sa na Sibíri našlo veľa mamutej slonoviny.
Cesetlerin yerini dahi bilmiyorlardı.Vlastné miesto na pochovávanie mŕtvych nemali.
Çocukların cesetleri 10 gün sonra tanrılar tarafından gömüldü.Njegovo truplo so pozneje pokopali kristjani.
Şehri, insan ve at cesetlerinin kötü kokusu sardı.Prek človeških in konjskih trupel si težko našel pot.
Cesetleri Tunca Nehri'ne atıldı.Njihova trupla so padla v reko.
Askerlerin cesetleri bir yıl sonra bulundu.Thomasovi posnetki so bili najdeni na podstrešju eno leto kasneje.
Tabutları taşıyan gemilere saldırdılar ve cesetleri alarak kaçtılar.Oni so se privezali pod ovce in tako pobegnili in skočili na svoje ladje.
Evcilleştirilmiş kedi cesetleri içeren insan mezarları Kıbrıs'ta 9500 yıl öncesine dayanır.Kodustatud kasside säilmeid on maetud koos inimestega juba 9500 aastat tagasi Küprosel.
Düşürülen uçağın pilotlarının cesetleri ise ancak 4 Temmuz 2012 tarihinde bulunabilmiştir.Siis leiti ka lendurite säilmed, mis tuvastati alles juunis 2012.
Cesetleri kamufle edilmiş bir toplu mezara gömüldü.Nende surnukehad maeti salajasse ühishauda.
Sovyetler ölen subaylarının cesetlerini iade etmesiyle dikkat çekti.Terroristid nõustusid välja andma hukkunute surnukehad.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.언제나 75구 가까운 시체가 있습니다. 언제나 75구 가까운 시체가 있습니다.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.la velocidad de descomposición de los cadáveres.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.Leichen dokumentieren wollen.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.le taux de décomposition des cadavres.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.וחוקרים שמעוניינים לנטר את קצב הרקבון של הגופה.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.والباحثين المهتمين في مجال رصد معدل تحليل الجثة.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.調査に使っています そして この写真にある少年の死体は
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.Aku akan menyerahkan kamu kepada musuh yang ingin membunuh kamu. Mayatmu akan dimakan burung dan binatang buas
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.내가 너희 원수의 손과 너희 생명을 찾는 자의 손에 붙이리니 너희 시체가 공중의 새들과 땅 짐승의 식물이 될것이며
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.отдам их в руки врагов их и в руки ищущих душиих, и трупы их будут пищею птицам небесным и зверям земным.
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.ונתתי אותם ביד איביהם וביד מבקשי נפשם והיתה נבלתם למאכל לעוף השמים ולבהמת הארץ׃
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.ادفعهم ليد اعدائهم وليد طالبي نفوسهم فتكون جثثهم أكلا لطيور السماء ووحوش الارض.
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.我 必 將 他 們 交 在 仇 敵 和 尋 索 其 命 的 人 手 中 . 他 們 的 屍 首 必 給 空 中 的 飛 鳥 、 和 地 上 的 野 獸 作 食 物
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.我 必將 他 們交 在 仇敵 和 尋索其命 的 人手 中 . 他們 的 屍首 必 給 空中 的 飛鳥 、 和 地上 的 野獸 作 食物
Cesetleri alıyorlar.- Co ci jest?
Cesetleri alıyorlar.Eles levam os corpos.
Cesetleri alıyorlar.Те вземат телата.
Cesetleri buraya mı taşımışlar?Eles trazem os corpos para cá?
Cesetleri buraya mı taşımışlar?Тук ли носят телата?
Cesetlerin ardından feryat edebilmeyi diliyorumDesearia poder llorar sobre todos sus cuerpos
Cesetlerin ardından feryat edebilmeyi diliyorumVorrei poter piangere sui loro corpi.
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.Kamu sudah mengomel terhadap Aku. Sebab itu kamu akan mati, dan mayat-mayatmu berserakan di padang gurun ini
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.너희 시체가 이 광야에 엎드러질 것이라 너희 이십 세 이상으로 게수함을 받은 자 곧 나를 원망한 자의 전부가
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.במדבר הזה יפלו פגריכם וכל פקדיכם לכל מספרכם מבן עשרים שנה ומעלה אשר הלינתם עלי׃
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.في هذا القفر تسقط جثثكم جميع المعدودين منكم حسب عددكم من ابن عشرين سنة فصاعدا الذين تذمروا عليّ.
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.你 們 的 屍 首 必 倒 在 這 曠 野 、 並 且 你 們 中 間 凡 被 數 點 、 從 二 十 歲 以 外 向 我 發 怨 言 的
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.你 們 的 屍首 必 倒 在 這曠野 、 並且 你 們中間凡 被 數點 、 從二十 歲 以 外向 我 發 怨言 的
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Då trädde de fram och buro bort dem i deras livklädnader, utanför lägret, såsom Mose hade sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ei s'au apropiat, şi i-au scos afară din tabără, îmbrăcaţi în tunicile lor, cum zisese Moise.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ellos se acercaron y los llevaron con sus vestiduras fuera del campamento, como dijo Moisés
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.És odamenének, és kivivék õket az õ köntöseikben a táboron kivül, a mint szólott vala Mózes.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Essi si avvicinarono e li portarono via con le loro tuniche, fuori dell'accampamento, come Mosè aveva detto
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ils s`approchèrent, et ils les emportèrent dans leurs tuniques hors du camp, comme Moïse l`avait dit.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.I přišli a vynesli je v sukních jejich ven za stany, jakž byl rozkázal Mojžíš.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ja he astuivat esiin ja kantoivat heidät ihokkaineen leirin ulkopuolelle, niinkuin Mooses oli sanonut.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.그들이 나아와 모세의 명대로 그들을 옷 입은 채 진 밖으로 메어 내니
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Og de kom og bar dem uden for Lejren i deres Kjortler, som Moses havde sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Og de trådte frem og bar dem i deres kjortler utenfor leiren, som Moses hadde sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Stopita torej noter in ju odneseta v njunih suknjah ven za taborišče, kakor je rekel Mojzes.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Także królik, który choć przeżuwa, ale kopyta rozdzielonego nie ma, nieczystym wam będzie.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Und sie traten hinzu und trugen sie hinaus mit ihren leinenen Röcken vor das Lager, wie Mose gesagt hatte.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vậy , họ đến gần khiêng thây còn mặc áo_lá trong ra ngoài trại quân , y_như lời Môi-se đã biểu .
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vậy, họ đến gần khiêng thây còn mặc áo lá trong ra ngoài trại quân, y như lời Môi-se đã biểu.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vtedy pristúpili a vyniesli ich v ich sukniach von za tábor, tak ako hovoril Mojžiš.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Και επλησιασαν και εσηκωσαν αυτους με τους χιτωνας αυτων εξω του στρατοπεδου, καθως ειπεν ο Μωυσης.