Cesetlerin yerini dahi bilmiyorlardı.Ich fragte, was das für Leichen waren.
Yerler kanla kaplıdır ve duvarlarda Mavi Sakal'ın önceki eşlerinin cesetleri asılıdır.Darin hängen seine früheren Frauen und auf dem Boden ist eine Blutlache.
İngiliz cesetleriyle dolu birkaç avcı hattı geçtik.Von britischen Truppen erbeutete Panzerbüchse.
Askerlerin cesetleri bir yıl sonra bulundu.Seine Leiche wurde ein Jahr später gefunden.
Krematoryum, cesetlerin yüksek sıcaklıklarda yakıldığı yer.Keramiken werden bei hohen Temperaturen gebrannt.
Aç kalan başıboş köpeklerin cesetleri yediği bildirilmiştir.Es wurde davon berichtet, dass verwahrloste Hunde die Leichen in den Straßen angefressen hätten.
Buna göre sokaklar direnişçiler ve sivillerin cesetleriyle doludur.Das Schlachtfeld ist allerorten bedeckt mit Leichen von Menschen und Pferden.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Aristobul und seine Söhne führte er gefangen nach Rom.
Kozluca köyünde on sekiz Türk öldürülmüş ve cesetleri yakılmıştır.Dabei wurden 28 Kroaten und Bosniaken getötet und 85 Häuser niedergebrannt.
Bunun üzerine Shepherd cesetleri yakar.Danach lässt Crocker die Leichen verschwinden.
İnsanlar Alman cesetleri üzerinde yürüyor.Les piétons avancent sur les cadavres des Allemands.
Daha önce bulunan insan cesetlerini kurtardı ve iki köpek cesedini de çıkardılar.Auparavant alliés d'Haftar, les Toubous apparaissent alors divisés.
Schwägermann, daha sonra merdivenlerden yukarı çıktı ve çiftin cansız cesetlerini gördü.Schwägermann a ensuite monté les marches restantes et une fois dehors, il a vu les corps sans vie du couple.
Aç kalan başıboş köpeklerin cesetleri yediği bildirilmiştir.On disait que les chiens mangeaient les corps.
Cesetleri ise gömülüyor ya da yakılıyordu.On l'enterre ou on l'incinère ?
Cesetleri bulunamaz.Leurs corps ne seront pas retrouvés.
İki kaşifin cesetleri de, devlet töreniyle gömülmek üzere Melbourne'e götürüldü.Son corps fut ramené à Melbourne où il eut droit à des funérailles nationales.
Askerlerin cesetleri bir yıl sonra bulundu.Son corps ne fut retrouvé qu’un an plus tard.
Cesetlerin çoğunda göz yuvalarında yaralanmalar vardı.La plupart avaient été blessés par des éclats de bois.
Cesetleri Tunca Nehri'ne atıldı.Leurs corps sont jetés dans le fleuve.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...Los cuerpos se mueven ..."
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.Mientras tanto, el Doctor y Nardole descubren los cadáveres sin huesos del resto de la Legión.
Ertesi gün, iki gangsterin bandajlı cesetleri bir yolda bulunur.A la mañana siguiente, los cuerpos de dos de los tres mafiosos son encontrados en un callejón.
Aç kalan başıboş köpeklerin cesetleri yediği bildirilmiştir.La gente dijo que los perros se comían los cuerpos.
Bu tür buluntular bataklık cesetleri olarak adlandırılır.Estos cadáveres son conocidos como los cuerpos del pantano.
Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler.Para sobrevivir tuvieron incluso que alimentarse de los propios compañeros muertos.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.Los cadáveres de los desaparecidos son habitualmente encontrados días después.
Cesetleri bulunamaz.Sus cuerpos no se encuentran.
Libitina, Roma mitolojisinde ölümün, cesetlerin ve cenazenin tanrıçasıdır.Libitina es, en la mitología romana, una diosa del inframundo, los muertos y el entierro.
Cesetleri Tunca Nehri'ne atıldı.Su cuerpo fue tirado al Río Sena.
Bunun üzerine Shepherd cesetleri yakar.Vincent destapa los cuerpos.
Eve döndüğünde genç adam amcası ve yengesinin yanmış cesetleriyle karşılaştı.Al regresar a su casa, Luke encuentra los cadáveres carbonizados de sus tíos y su casa destruida.
Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi.Sabe dónde se queman todos los cuerpos».
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.I corpi di Massimino e di suo figlio vennero decapitati e le loro teste portate a Roma.
Schwägermann, daha sonra merdivenlerden yukarı çıktı ve çiftin cansız cesetlerini gördü.Schwägermann poi salì le scale e, una volta in cima, vide i due corpi senza vita dei due.
1 yıl sonra Melville, DeLong'un ve mürettebatının cesetlerini buldu.Melville ritornò lì un anno più tardi e trovò i corpi di De Long e del suo equipaggio.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.In seguito altre guardie delle SS portarono nuove taniche di benzina per bruciare ancora di più i due corpi.
Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi.Disse 'gli dobbiamo rompere le corna'.
Evcilleştirilmiş kedi cesetleri içeren insan mezarları Kıbrıs'ta 9500 yıl öncesine dayanır.Resti di gatti addomesticati sono stati trovati a Cipro in sepolture risalenti a 9500 anni fa.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Il primo indossava una uniforme della Wehrmacht mentre il secondo indossava solo la propria biancheria intima.
Cesetleri ise lağım ve kuyulara atıldı.I corpi vengono gettati in un pozzo.
Günsche'ye, cesetlerin "yakılmış ve parçalanmış" olduklarını bildirdi.Fece rapporto a Günsche dicendogli che i corpi erano già carbonizzati e lacerati.
Askerlerin cesetleri bir yıl sonra bulundu.I loro corpi furono ritrovati poche ore dopo.
9 Temmuz 2010 tarihinde üç işçinin cesetlerine ulaşıldı. ^Il 3 giugno vengono recuperati gli ultimi 27 corpi delle vittime.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...A proposito di omicidi...
Doktor ve Nardole, Lejyondakilerin cesetlerini görürken Bill, kendi yolunda Lejyonu bulur.Mentre Walcott e i suoi si recano dove pensano di trovare l'uomo, seppelliscono Bill fino al collo.
Robertson'ın koruması ve kişisel asistanının örümcek ağlarıyla sarılmış cesetlerini bulur.Mason ritrova i corpi del medico e dei suoi pazienti congelati.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.I corpi vengono poi trovati dalla polizia giorni dopo.
Bu hususda şer’an da izin verildi ve iki yeniçerinin mezardan çıkarılan cesetleri mezarlıkta yakıldı.Qui, servendosi del cric dell'auto, seppellirono il cadavere piegato in due.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Трупы Максимина и его сына были обезглавлены, а их головы отправлены в Рим.
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.В это время Доктору и Нардолу удаётся найти безжизненные тела остальных бойцов легиона.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Один из погибших был одет в униформу вермахта, другой — лишь в нижнее бельё.
Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler.Чтобы выжить, они были вынуждены есть тела погибших пассажиров.
Hitler'in talimatlarına uygun olarak, cesetleri Reich Şansölyesinin arkasındaki bahçesinde yakıldı.В соответствии с указаниями покойного тела четы были сожжены во дворе рейхсканцелярии.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...Как умирают корабли...
Bulunan cesetlerin 6'sının kimliği belirlendi.Шестами нам удалось вытащить тела.
Askerlerin cesetleri bir yıl sonra bulundu.Труп девушки нашли только через месяц.
Libitina, Roma mitolojisinde ölümün, cesetlerin ve cenazenin tanrıçasıdır.Либитина (лат. Libitina) — в римской мифологии богиня мёртвых, смерти, погребения и земли.
Sovyetler ölen subaylarının cesetlerini iade etmesiyle dikkat çekti.Кавалеристы были вынуждены бросить свои орудия, чтобы вынести тела погибших друзей.
Cesetleri ise gömülüyor ya da yakılıyordu.Покойников сжигают и погребают.