Ana içeriğe geç
Sözlük

cesetler ile cümle

cesetler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Parçalanmış cesetler vardı.Des corps déchiquetés furent retrouvés.
İki kaşifin cesetleri de, devlet töreniyle gömülmek üzere Melbourne'e götürüldü.Son corps fut ramené à Melbourne où il eut droit à des funérailles nationales.
Askerlerin cesetleri bir yıl sonra bulundu.Son corps ne fut retrouvé qu’un an plus tard.
Cesetlerin çoğunda göz yuvalarında yaralanmalar vardı.La plupart avaient été blessés par des éclats de bois.
Cesetleri Tunca Nehri'ne atıldı.Leurs corps sont jetés dans le fleuve.
Martin Bormann kâğıtları yaktı ve meşaleyi cesetlere attı.Martin Bormann encendió los papeles y los arrojó sobre los cadáveres.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...Los cuerpos se mueven ..."
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.Mientras tanto, el Doctor y Nardole descubren los cadáveres sin huesos del resto de la Legión.
Ertesi gün, iki gangsterin bandajlı cesetleri bir yolda bulunur.A la mañana siguiente, los cuerpos de dos de los tres mafiosos son encontrados en un callejón.
1590'larda Anthonie Knivet Patagonya'da 3,5 metre uzunluğunda cesetler gördüğünü iddia etmiştir.En 1590, Anthonie Knivet afirmó que había visto cadáveres de 12 pies (3,7 m) de largo en la Patagonia.
Taraflar, her iki taraftan cesetler üzerinde dövüştüler.Los combatientes se ocuparon de enterrar los cuerpos de ambos bandos.
Aç kalan başıboş köpeklerin cesetleri yediği bildirilmiştir.La gente dijo que los perros se comían los cuerpos.
Bu tür buluntular bataklık cesetleri olarak adlandırılır.Estos cadáveres son conocidos como los cuerpos del pantano.
Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler.Para sobrevivir tuvieron incluso que alimentarse de los propios compañeros muertos.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.Los cadáveres de los desaparecidos son habitualmente encontrados días después.
Cesetleri bulunamaz.Sus cuerpos no se encuentran.
Libitina, Roma mitolojisinde ölümün, cesetlerin ve cenazenin tanrıçasıdır.Libitina es, en la mitología romana, una diosa del inframundo, los muertos y el entierro.
Cesetler aylâklar tarafından çevrelenmiştir.Estaba rodeado de cadáveres.
Cesetler yerleştirilmişti.Se tuvo que cubrir los cuerpos.
Taşınamayacak durumdaki cesetler, barakalarda bırakılırdı.Los últimos cadáveres, en plena descomposición, intransportables, eran dejados en la barraca.
Cesetleri Tunca Nehri'ne atıldı.Su cuerpo fue tirado al Río Sena.
Bunun üzerine Shepherd cesetleri yakar.Vincent destapa los cuerpos.
Eve döndüğünde genç adam amcası ve yengesinin yanmış cesetleriyle karşılaştı.Al regresar a su casa, Luke encuentra los cadáveres carbonizados de sus tíos y su casa destruida.
Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi.Sabe dónde se queman todos los cuerpos».
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.I corpi di Massimino e di suo figlio vennero decapitati e le loro teste portate a Roma.
Martin Bormann kâğıtları yaktı ve meşaleyi cesetlere attı.Martin Bormann diede fuoco alla carta e lanciò la torcia così fabbricata verso i corpi.
Schwägermann, daha sonra merdivenlerden yukarı çıktı ve çiftin cansız cesetlerini gördü.Schwägermann poi salì le scale e, una volta in cima, vide i due corpi senza vita dei due.
1 yıl sonra Melville, DeLong'un ve mürettebatının cesetlerini buldu.Melville ritornò lì un anno più tardi e trovò i corpi di De Long e del suo equipaggio.
Cesetlerden birisi onların annesiydi.Uno dei cadaveri era quello della madre dei due bambini.
Cesetler, işten sonra 4 mahkûm tarafından tahta kızaklarla taşındı.I cadaveri venivano trasportati con delle casse, dopo il turno di lavoro, da quattro deportati.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.In seguito altre guardie delle SS portarono nuove taniche di benzina per bruciare ancora di più i due corpi.
Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi.Disse 'gli dobbiamo rompere le corna'.
Evcilleştirilmiş kedi cesetleri içeren insan mezarları Kıbrıs'ta 9500 yıl öncesine dayanır.Resti di gatti addomesticati sono stati trovati a Cipro in sepolture risalenti a 9500 anni fa.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Il primo indossava una uniforme della Wehrmacht mentre il secondo indossava solo la propria biancheria intima.
Bu cesetler yaz sıcağında gayet çabuk kokuşup çürümeye başlamışlardı.Questi corpi, abbandonati al caldo sole estivo, dovevano essere sepolti in fretta.
Cesetleri ise lağım ve kuyulara atıldı.I corpi vengono gettati in un pozzo.
Günsche'ye, cesetlerin "yakılmış ve parçalanmış" olduklarını bildirdi.Fece rapporto a Günsche dicendogli che i corpi erano già carbonizzati e lacerati.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.Dopo il massacro, i nazisti cosparsero i cadaveri di benzina e li bruciarono..
Askerlerin cesetleri bir yıl sonra bulundu.I loro corpi furono ritrovati poche ore dopo.
9 Temmuz 2010 tarihinde üç işçinin cesetlerine ulaşıldı. ^Il 3 giugno vengono recuperati gli ultimi 27 corpi delle vittime.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...A proposito di omicidi...
Her ikisi de ölür ve cesetler Anne'nin evine getirilir.Il ragazzo muore e il suo corpo viene portato dai genitori.
Doktor ve Nardole, Lejyondakilerin cesetlerini görürken Bill, kendi yolunda Lejyonu bulur.Mentre Walcott e i suoi si recano dove pensano di trovare l'uomo, seppelliscono Bill fino al collo.
Robertson'ın koruması ve kişisel asistanının örümcek ağlarıyla sarılmış cesetlerini bulur.Mason ritrova i corpi del medico e dei suoi pazienti congelati.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.I corpi vengono poi trovati dalla polizia giorni dopo.
Bu hususda şer’an da izin verildi ve iki yeniçerinin mezardan çıkarılan cesetleri mezarlıkta yakıldı.Qui, servendosi del cric dell'auto, seppellirono il cadavere piegato in due.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Трупы Максимина и его сына были обезглавлены, а их головы отправлены в Рим.
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.В это время Доктору и Нардолу удаётся найти безжизненные тела остальных бойцов легиона.
Cesetler yerleştirilmişti.Трупы были кремированы.
Cesetler aylâklar tarafından çevrelenmiştir.Тела были окружены камнями.
1590'larda Anthonie Knivet Patagonya'da 3,5 metre uzunluğunda cesetler gördüğünü iddia etmiştir.В 1590-х годах Энтони Книвет утверждал, что он видел трупы 12 футов (3,7 метра) ростом в Патагонии.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Один из погибших был одет в униформу вермахта, другой — лишь в нижнее бельё.
Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler.Чтобы выжить, они были вынуждены есть тела погибших пассажиров.
Pencerelerden yanmış cesetler sarktı.Тела умерших сбрасывали с окон.
Hitler'in talimatlarına uygun olarak, cesetleri Reich Şansölyesinin arkasındaki bahçesinde yakıldı.В соответствии с указаниями покойного тела четы были сожжены во дворе рейхсканцелярии.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...Как умирают корабли...
Parçalanmış cesetler vardı.Сломленные тела.
Bulunan cesetlerin 6'sının kimliği belirlendi.Шестами нам удалось вытащить тела.
Askerlerin cesetleri bir yıl sonra bulundu.Труп девушки нашли только через месяц.
Libitina, Roma mitolojisinde ölümün, cesetlerin ve cenazenin tanrıçasıdır.Либитина (лат. Libitina) — в римской мифологии богиня мёртвых, смерти, погребения и земли.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod