Ana içeriğe geç
Sözlük

cesareti ile cümle

cesareti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Protož neodmítejtež od sebe smělé doufanlivosti vaší, kterážto velikou má odplatu.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Przetoż nie odrzucajcie ufności waszej, która ma wielką zapłatę.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Så kasten nu icke bort eder frimodighet, som ju har med sig stor lön.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Să nu vă părăsiţi dar încrederea voastră, pe care o aşteaptă o mare răsplătire!
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Tedy neodhoďte svojej smelej dôvery, ktorá má veľkú odplatu.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Vậy chớ bỏ lòng dạn dĩ mình, vốn có một phần thưởng lớn đã để dành cho.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Vậy chớ bỏ lòng dạn_dĩ mình , vốn có một phần_thưởng lớn đã để_dành cho .
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Werfet euer Vertrauen nicht weg, welches eine große Belohnung hat.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Μη αποβαλητε λοιπον την παρρησιαν σας, ητις εχει μισθαποδοσιαν μεγαλην.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Итак не оставляйте упования вашего, которому предстоит великое воздаяние.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Не кидайте ж сьміливости вашої, котра має нагороду велику.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.לכן אל תשליכו את בטחונכם כי יש לו שכר רב׃
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.فلا تطرحوا ثقتكم التي لها مجازاة عظيمة.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.所 以 你 們 不 可 丟 棄 勇 敢 的 心 . 存 這 樣 的 心 必 得 大 賞 賜
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.所以 你 們不可丟棄 勇敢的心 . 存這樣 的 心 必得 大 賞賜
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.En ese momento, no tuve el coraje de decirle, que no, que no somos tan diferentes de él.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Ich hatte in diesem Moment nicht den Mut, ihm zu sagen, dass wir mitnichten ganz anders sind als er.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Ik had niet de moed om hem toen te zeggen: nee, we zijn niet zo anders dan hij.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Jag hade inte modet att i den stunden tala om för honom att nej, vi är inte så annorlunda än han.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Je n'avais pas le courage de lui dire à ce moment que, non, nous ne sommes pas si différents de lui.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.저는 그 순간 우리들은 그와 다르지 않다고 말할 용기가 없었습니다. 저는 그 순간 우리들은 그와 다르지 않다고 말할 용기가 없었습니다.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.N-am avut curajul să-i spun în acel moment: nu, nu suntem așa diferiți de el.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Não tive coragem de lhe dizer naquele momento que não, não somos assim tão diferentes dele.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Nekem pedig nem volt bátorságom megmondani, hogy nem, nem különbözünk olyan sokban tőle.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Non ebbi il coraggio di dirgli in quel momento che, no, noi non siamo così diversi da lui.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.V té chvíli jsme neměla odvahu mu říci, že se od něho zase tolik nelišíme.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Wtedy nie miałam odwagi powiedzieć, że nie, wcale nie jesteśmy tak różni od niego.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Δεν είχα εκείνη τη στιγμή το θάρρος να του πω, ότι όχι, δεν είμαστε τόσο διαφορετικοί από αυτόν.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.В тот момент мне не хватило смелости сказать ему, что он не прав: мы такие же, как он.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Нямах смелостта да му кажа в този момент не, ние не сме толкова различни от него.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.אז לא היה לי האומץ לומר לו שלא, אנחנו לא כל-כך שונים ממנו.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.لم تكن لدي الشجاعة وقتها لأخبره لا، نحن لسنا بمختلفين عنه.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.言う勇気はありませんでした 何時間もベッドに縛り付けられ
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Czy odważymy się pozwolić sobie na optymizm?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Deci, putem îndrăzni să fim optimişti?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Durven we optimistisch te zijn?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Entonces, ¿podemos atrevernos a ser optimistas?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?그래서 우리가 어떻게 낙관적일 수 있을까요?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Können wir uns Optimismus erlauben?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Můžeme být tedy optimističtí?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Podemos atrever-nos a ser otimistas?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Possiamo osare di essere ottimisti?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Pouvons-nous oser être optimiste ?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Μπορούμε να τολμήσουμε να είμαστε αισιόδοξοι;
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?И така, можем ли да се осмелим да бъдем оптимисти?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?Итак, смеем ли мы быть оптимистами?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?האם נעיז להיות אופטימיים?
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?إذاً، هل يمكن أن نتجرأ ونصبح متفائلين؟
Pekala, iyimser olmaya cesaretimiz var mı?私の著書の要点は
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?És miért idegenítitek el Izráel fiainak szívét, hogy által ne menjenek a földre, a melyet adott nékik az Úr?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Hvorfor vil I vende Israels barns hu bort, så de ikke vil dra over til det land Herren hat gitt dem?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?In zakaj odvračate srce Izraelovih sinov, da ne bi šli tja v deželo, ki jim jo je dal GOSPOD?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?I proč roztrhujete mysli synů Izraelských, aby nesměli jíti do země, kterouž jim dal Hospodin?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?너희가 어찌하여 이스라엘 자손으로 낙심케 하여서 여호와께서 그들에게 주신 땅으로 건너갈 수 없게 하려느냐
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Miksi viette israelilaisilta halun mennä siihen maahan, jonka Herra on heille antanut?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Nuž prečo zdŕžate a odvraciate srdce synov Izraelových, aby neprešli do zeme, ktorú im dal Hospodin?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Og hvorfor vil I betage Israelitterne Modet til at drage over til det Land, HERREN har givet dem?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Perché volete scoraggiare gli Israeliti dal passare nel paese che il Signore ha dato loro
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?¿Por qué desalentáis a los hijos de Israel, de modo que no crucen a la tierra que les ha dado Jehovah
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Pourquoi voulez-vous décourager les enfants d`Israël de passer dans le pays que l`Éternel leur donne?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod