Ana içeriğe geç
Sözlük

cesaret ile cümle

cesaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Cesaretimi ortaya çıkarmaya çalıştım.Προσπάθησα να επιστρατεύσω το κουράγιο μου.
Cesaretimi ortaya çıkarmaya çalıştım.Опитах се да извадя от себе си всичкия си кураж.
Cesaretimi ortaya çıkarmaya çalıştım.Я попыталась собрать всё своё мужество.
Cesaretimi ortaya çıkarmaya çalıştım.Я спробувала зібрати всю свою мужність.
Cesaretimi ortaya çıkarmaya çalıştım.ניסיתי להתחבר עם הצד האמיץ שבי.
Cesaretimi ortaya çıkarmaya çalıştım.حاولت أن أستجمع شجاعتي.
Cesaretimi ortaya çıkarmaya çalıştım.そしてこう思ったのです 私がストーリーテラー?
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Ho preso il coraggio a due mani e sicura di me ho detto, "Certo, mi può dire, in realtà cosa vendete?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Ik raapte mijn moed bij elkaar en zei: "Ja, zou u me kunnen vertellen, wat u eigenlijk verkoopt?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Jeg fremmanede mit mod og selvsikkerhed og sagde, "Ja, men kunne De fortælle mig, hvad I egentlig sælger?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Keräsin rohkeuteni ja arvokkuuteni ja sanoin: Voisitko kertoa, mitä te oikein myytte?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.저는 용기를 내서, 자세를 바로 잡고 이렇게 물었어요 "네, 혹시 뭘 파시는 지 말씀 해주실 수 있나요?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Mi-am adunat curajul şi ţinuta şi am spus: "Da, aţi putea să îmi spuneţi ce vindeţi de fapt?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum."Oui, mais pourriez-vous me dire ce que vous vendez en fait? "
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Pozbierala som odvahu a povedala som, "Áno, ale mohli by ste mi povedať, čo to vlastne predávate?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Sebrala jsem odvahu, napřímila se a zeptala se: Mohl byste mi říct, co vlastně prodáváte?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Tôi lấy hết can đảm và bình tĩnh và nói, "Vâng, nhưng ông có thể cho tôi biết, ông thực sự bán cái gì?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Yo junté coraje y aplomo y le dije: "Sí, ¿podría contarme qué vende exactamente?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Zbrala sem pogum in mirno rekla, "Da, bi mi lahko povedali, kaj pravzaprav prodajate?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Zebrałam w sobie odwagę i powiedziałam: "Tak, czy mógłby mi Pan powiedzieć, co tak właściwie sprzedajecie?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Με όσο κουράγιο είχα είπα, "Ναι ,αλλά θα μπορούσατε να μου πείτε, τι πουλάτε στη πραγματικότητα;"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Събрах кураж и казах: "Да, но можете ли да ми кажете какво всъщност продавате?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.Я зібрала моє звитягу й витримку, і сказала: "Так, чи могли б ви мені повідомити, що саме ви продаєте? "
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.אזרתי אומץ וקור רוח ואמרתי, "כן, אבל האם תוכל לומר לי, מה בדיוק אתה מוכר?"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.استجمعت شجاعتي وقلت "نعم ، لكن يمكن أن تسمحوا لي أن أعرف، ماذا تبيع في الواقع ؟"
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.「はい 教えていただきたいのですが 私はいったい何を売るのでしょうか?」 5つ星ホテルの販売部が
Cesaretimi topladım ve "Evet, bana tam olarak ne sattığınızı söyler misiniz?" diye sordum.我鼓足勇氣鎮定甘問距, "系, 你可不可以話我知, 你地賣D咩?"
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Ale dôverujeme i súčasne volíme radšej vystehovať sa von z tela a bývať doma u Pána.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Bizodalmunk pedig van, azért inkább szeretnénk kiköltözni e testbõl, és elköltözni az Úrhoz.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Da, sîntem plini de încredere, şi ne place mult mai mult să părăsim trupul acesta, ca să fim acasă la Domnul.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.dobre volje smo pa in želimo rajši preseliti se iz telesa in biti doma pri Gospodu.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Doufanlivéť pak mysli jsme, a oblibujeme raději vyjíti z těla a přijíti ku Pánu.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.itu sebabnya hati kami tabah. Kami lebih suka lepas dari tubuh kami ini, supaya dapat tinggal bersama Tuhan
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.ja, vi ere frimodige og have snarere Lyst til at vandre bort fra Legemet og være hjemme hos Herren.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.우리가 담대하여 원하는 바는 차라리 몸을 떠나 주와 함께 거하는 그것이니라
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Lecz ufamy i wolimy raczej wynijść z ciała, a iść na mieszkanie do Pana.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Men vi äro vid gott mod och skulle helst vilja flytta bort ifrån kroppen och komma hem till Herren.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.nous sommes pleins de confiance, et nous aimons mieux quitter ce corps et demeurer auprès du Seigneur.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Pues confiamos y consideramos mejor estar ausentes del cuerpo, y estar presentes delante del Señor
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Siamo pieni di fiducia e preferiamo andare in esilio dal corpo ed abitare presso il Signore
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.temos bom ânimo, mas desejamos antes estar ausentes deste corpo, para estarmos presentes com o Senhor.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Vậy tôi nói , chúng_ta đầy lòng tin_cậy , muốn lìa_bỏ thân_thể nầy đặng ở cùng Chúa thì hơn .
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Vậy tôi nói, chúng ta đầy lòng tin cậy, muốn lìa bỏ thân thể nầy đặng ở cùng Chúa thì hơn.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.vi er altså frimodige, og vil heller være borte fra legemet og være hjemme hos Herren.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Wir sind aber getrost und haben vielmehr Lust, außer dem Leibe zu wallen und daheim zu sein bei dem HERRN.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.θαρρουμεν δε και επιθυμουμεν μαλλον να αποδημησωμεν απο του σωματος και να ενδημησωμεν προς τον Κυριον.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.Маймо ж духа й волїймо лучче бути далеко від тїла, а домувати у Господа.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.то мы благодушествуем и желаем лучше выйти из тела и водвориться у Господа.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.אמנם בטוחים אנחנו ונבחרה לנו להתרחק מן הגוף ולהיות קרובים אל האדון׃
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.فنثق ونسرّ بالأولى ان نتغرب عن الجسد ونستوطن عند الرب.
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.我 們 坦 然 無 懼 、 是 更 願 意 離 開 身 體 與 主 同 住
Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.我 們 坦然 無懼 、 是 更 願意 離開 身體與 主 同住
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -영어 단어 'courage(용기)'는 심장을 의미하는 라틴어 'cor'에서 왔는데
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -Le courage, la définition originelle du courage,
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -אומץ, ההגדרה המקורית של אומץ (courage) כאשר היא הגיעה לראשונה לשפה האנגלית -
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -الشجاعة , المعنى الأصلى والفعلي للشجاعة عندما جاءت لأول مرة إلى اللغة الإنجليزية --
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -心を表わす"cor"という言葉が 英語に入ってきたものです
Cesaretini yitirme.Jangan takut.
Cesaretini yitirmek hiç sana göre değil.Até parece que tens pouca coragem.
Cesaretini yitirmek hiç sana göre değil.Chyba się nie zniechęciłeś?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod