Beni cesaretlendiriyordu, güçlü bir şekilde.그는 저에게 단호하지만 저를 격려해 주는 이메일을 써서 보냈죠.
Beni cesaretlendiriyordu, güçlü bir şekilde.Lelkesítő volt és határozott.
Beni cesaretlendiriyordu, güçlü bir şekilde.Povzbudil mě, ale byl neústupný.
Beni cesaretlendiriyordu, güçlü bir şekilde.Он звучал воодушевляюще и твёрдо.
Beni cesaretlendiriyordu, güçlü bir şekilde.Той ме окуражаваше, но беше твърд.
Beni cesaretlendiriyordu, güçlü bir şekilde.הוא היה מעודד, אבל איתן.
Beni cesaretlendiriyordu, güçlü bir şekilde.لقد كان مشجعاً لكنه كان صارم.
Beni cesaretlendiriyordu, güçlü bir şekilde.断固としていました 彼が送信ボタンを押したときには
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Dając mi super-wsparcie, pragnę więc się odwdzięczyć.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Dokonca ma ohromne podporujete, a tak vám to chcem oplatiť.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.E lo state facendo anche voi! super-incoraggiandomi, quindi vi rendo il favore.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.E se todos nós estamos no mesmo time, vamos começar a agir como tal!
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Ihr unterstützt mich so mega gut, ich möchte mich revanchieren.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Jullie moedigen zelfs mij superhard aan, Dus ik wil dat ook voor jullie doen.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Ni uppmanar mig jättemycket så jag vill ge tillbaka.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Вы очень вдохновляете меня, Так что я хочу вернуть долг.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.حتى تشجيعي بشكل عظيم أنا سأنظم لهذا الإعتقاد
Beni kanatlarının altına aldı, cesaretlendirdi ve dedi ki, "Harvard'a girebilirsin, o derece iyisin.Hij nam me onder zijn vleugels, en stimuleerde mij. Hij zei: "Jij kan makkelijk naar Harvard.
Beni kanatlarının altına aldı, cesaretlendirdi ve dedi ki, "Harvard'a girebilirsin, o derece iyisin.그는 저를 아껴주시고, 용기를 북돋아 주셨어요. 그는 제게 말해주었죠. 넌 하버드에 갈 수 있을거야. 그곳도 맘에 들지?
Beni kanatlarının altına aldı, cesaretlendirdi ve dedi ki, "Harvard'a girebilirsin, o derece iyisin.אז הוא לקח אותי תחת חסותו ועודד אותי. והוא אמר, תראי, את יכולה להכנס להארווארד, את עד כדי כך טוב, בסדר?
Beni kanatlarının altına aldı, cesaretlendirdi ve dedi ki, "Harvard'a girebilirsin, o derece iyisin.وخصني برعايته ، وشجعني . وقال لي ، إنظري ، يمكنك الدخول إلى هارفارد ، انت جيدة إلى هذا الحد ،
Beni kanatlarının altına aldı, cesaretlendirdi ve dedi ki, "Harvard'a girebilirsin, o derece iyisin.「あなたほど優秀なら ハーバードに入れる 君を入学させないなら 向こうが間違っている」
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Bałem się, że gdy dorosnę będę jak Tchórzliwy Lew.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Cel mai mult îmi era teamă să nu fiu laş, ca leul.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Ketakutan terbesar saya adalah saya tumbuh dewasa seperti singa yang penakut.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.제가 가장 두려워했던 것은 그 사자처럼, 겁쟁이로 자랄지도 모른다는 것이었습니다.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.La mia più grande paura era di crescere e diventare come il Leone, privo di coraggio.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Legjobban attól féltem, hogy ne úgy nőjek fel mint az Oroszlán, gyáván.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Ma plus grande crainte était de grandir et de devenir comme le Lion, sans courage.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Meine größte Angst war es, wie der Löwe aufzuwachsen, ohne Mut.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Mijn grootste angst was dat ik zou opgroeien als de Leeuw, zonder moed.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Mi mayor temor era si crecería igual que el león, sin valentía
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Min största rädsla var att jag skulle bli som Lejonet, utan mod.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Nejvíc jsem se bál, že vyrostu jako Lev, bez odvahy.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Tôi sợ nhất là mình lớn lên giống như Sư tử không có sự can đảm.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Ο μεγαλύτερος φόβος μου ήταν ότι θα μεγάλωνα όπως το Λιοντάρι, χωρίς θάρρος.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Мій найбільший страх полягав у тому, що я виросту Левом без сміливості.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Най-много се страхувах,че ще порастна като Лъва, без храброст
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.Я больше всего боялся вырасти трусливым, как тот самый лев.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.פחדי הגדול ביותר היה שאגדל להיות כמו האריה, ללא אומץ.
Benim en büyük korkum, büyüdüğümde Aslan gibi olmaktı, cesaretsiz bir Aslan.大きくなるにつれ 自分には 勇気があるか 常に自問しました
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu.20살이라는 젊은 나이에 죽어야 하는 나는 모든 용기가 필요해"라는 말을 하고 숨을 거두었다고 합니다.
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu.20歳で死ぬには 相当の勇気がいるのだから」 現代 ガロアが有名なのは
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."Ne pleure pas, Alfred, j'ai besoin de tout le courage possible pour mourir à l'âge de 20 ans."
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."Ne sírj Alfréd, a kedvemért! Össze kell, hogy szedjem az összes bátorságom, ahhoz, hogy 20 évesen meghaljak."
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."Nie płacz Alfredzie. Potrzebuję całej odwagi jaką mogę zdobyć, by umrzeć w wieku 20 lat".
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."No llores por mí, Alfred. Necesito todo el coraje que pueda reunir para morir a los 20 años".
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."Non piangere per me Alfred ho bisogno di raccogliere tutto il coraggio possibile per poter morire a 20 anni."
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."Ween niet om mij, Alfred. Ik heb alle moed nodig om als 20-jarige te sterven."
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."Weine nicht um mich, Alfred. Ich brauche allen Mut, den ich habe, um mit zwanzig zu sterben."
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."Не плач за мною, Альфреде. Мені потрібна уся відвага, яку я можу зібрати, щоб померти у віці 20-ти років".
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."Не плачи за мен, Алфред. Нужен ми е целият кураж, който мога да събера, за да умра на 20-годишна възраст."
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."Не плачь по мне Альфред. Мне нужно собрать всё мужество, чтобы умереть в 20 лет."
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."אל תבכה עלי אלפרד אני צריך את כל האומץ שאני יכול לאזור בשביל למות בגיל 20"
" Benim için ağlama Alfred 20 yaşında ölmek için toplamam gereken tüm cesarete ihtiyacım var." olmuştu."لا تبكي علي يا ألفريد. فإني محتاج لجمع كل ما أقدر عليه من الشجاعة لأتوفي في عمر العشرين."
Benim için bir zevkti. Hangi cesaretle beni utandırırsın?Ha sido un placer. ?Cómo se atreve ese indio tercermundista a humillarme? ?
Benim kocamı itip kakmaya nasıl cesaret edersin?Comment osez-vous pousser mon mari ?
Benim kocamı itip kakmaya nasıl cesaret edersin?¿Cómo te atreves a empujar a mi marido por ahí?
Benim kocamı itip kakmaya nasıl cesaret edersin?¿Cómo te atreves a mandonear a mi maridito asi?
Benim kocamı itip kakmaya nasıl cesaret edersin?Hoe durf je rond duw mijn man?