Ana içeriğe geç
Sözlük

cephe ile cümle

cephe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buckingham Sarayına bakan yönden detay. ön cephe.Het staat voor Buckingham Palace aan het begin van The Mall.
Doğu cephesindeki ufak kapı, caminin doğu köşesine yakındır.De smalle kant van het gebouw is gericht naar de straatzijde.
Doğu Cephesi'nde savaş dört yıl sürdü.Hij bleef vier jaar aan het oostfront.
Alman cephe hattı 17 Nisan gecesi henüz yarılmamıştı ama güçlükle tutuluyordu.De Duitse linie week terug, maar brak niet.
Bu gönüllü birlikler sadece Doğu Cephesi'nde Kızıl Ordu'ya karşı savaştı.De eenheid werd uitsluitend ingezet aan het oostfront tegen het Rode Leger.
İkinci Somme Muharebesi 1918 yazının sonunda Batı Cephesi'nde, Somme Nehri havzasında gerçekleşen muharebedir.De Tweede Slag aan de Somme werd eind de zomer van 1918 aan het Westfront uitgevochten bij de rivier de Somme.
Tüm bu gelişmeler olmakta iken ateşkes yapılmamıştı ve tüm cephelerde yerel çatışmalar devam etmekteydi.Deze aanval werd echter afgeslagen, maar overal in het land braken nu gevechten uit.
Piyade Tümeni komutanı olarak Doğu Cephesinde gönderildi.Hij was benoemd tot commandant van een infanteriedivisie aan het Oostfront.
Aşınmayı gündelik yaşamın her cephesinde de görmek mümkündür.Ik kan alles : survivalgids voor het dagelijks leven.
Birinci Dünya Savaşı'nda Batı Cephesinde savaştı.Hij vocht tijdens de Eerste Wereldoorlog aan het westfront.
Cephesi Rönesans mimarı stilindedir.Het gebouw zelf behoort tot de renaissance-stijl.
Fakat bazı birlikler direk cephenin ön saflarına gönderilmişti.De tanks werden direct naar het front gestuurd.
Babası onu cepheye beraberinde götürmek zorunda kaldı.Daarom nam zijn vader hem mee naar de tempel.
Aynı yıl Filistin Cephesinde görev aldı.Nog hetzelfde jaar was officer in charge van de Filipijnse missie.
I. Dünya Savaşı'nda çeşitli cephelerde savaştı.Ze heeft de rest van de oorlog aan diverse fronten gevochten.
Bu durum cepheyi ziyarete gelen heyetleri hayretler içinde bırakacaktır.In dit verhaal maken de begijntjes hun debuut in de reeks.
İngiliz cephesinin sol kanadı olan 125.125 daarvan hadden het stuur aan de linkerkant.
Bu nedenle, Avusturya Cephesi yarıldı.Oostenrijk zou daardoor verzwakt worden.
Cephesinde çok sayıda pencere bulunur.In de gevel zijn meerdere H-vensters aangebracht.
Zaman içerisinde etrafına binalar inşa edildiği için de bugün sadece bir cephesi gözükür durumdadır.In de omgeving van de plaats waar zij ontstond is thans nog slechts een enkele sloperij gevestigd.
Hitler aynı zamanda cephenin kuzeyinde ve güneyinde de harekât emirleri vermişti.Inmiddels had Hitler de operationele bevelvoering aan het oostfront op zich genomen.
Bunu Filistin Cephesindeki başka yenilgiler izledi.Dit in tegenstelling met de rest van Philipsdorp.
1254 yılında San Marco Bazilikası ön cephesindeki teras kısmına yerleştirilmiştir.In 1254 op de Basiliek van San Marco geïnstalleerd.
Sonuçta cephedeki kuvvetler savunma hatlarını berkitip karşı tarafın taarruzunu beklemeye koyuldular.De stilte aan het front noopte hen tot wachten.
Daima cephede olmak isterler.Hij was regelmatig aan het front.
Cephe kısa sürede yarıldı.De wond raakt al snel geïnfecteerd.
Kendiside savaşmak için cepheye gitti.Het is daar dat hij zelf begon te worstelen.
Özellikle Doğu Cephesi'nde çok kullanılmıştır.Voornamelijk gebruikt in het Oosten van het land.
Cephesi süslü olarak "Portland" taşından yapılmadır.De kapel is gemaakt van steen afkomstig uit Portland.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.Vervolgens wordt de andere zijde geopend.
Constantinus Ren cephesinde güvenliği sağladı ve Galya'dan İtalya'ya uzanan geçitlere asker yerleştirdi.Constantijn beveiligde de grens langs de Rijn, en liet de passen tussen Gallië en Italië bewaken.
“Faşizme Karşı Birleşik Direniş Cephesi”nin kuruluşuna katıldı.Toen al was hij betrokken bij het verzet tegen het fascisme.
27 Ekim - Doğu Cephesi'nde kara saldırısı başladı.Aanleiding is de zelfmoordaanslag van 27 oktober op het hoofdkwartier.
Asıl takviyelerin, izleyen ikinci 24 saatte cepheye akacağını düşünmektedirler.Zoals beloofd keert de ambassadeur na 24 uur op dezelfde plaats terug.
Askeri düzenekte cephe önünde savaşan birimler.Alle mannen vertrekken naar het front.
Bu cephede Ubıhlar Sadzlara birlikte omuz omuza savaşıyorlardı.In deze veldslag vochten de Ostrogoten en Gepiden samen tegen de Hunnen.
Tedavisi biter bitmez yeniden cepheye döndü.Na zijn herstel keerde hij steeds terug naar het front.
Batı Cephesi savaşları 4 Ağustos 1914 tarihinde Alman ordularının Belçika’ya saldırmasıyla başlamıştır.De Slag om Leuven begon op 4 augustus 1914, toen de Duitsers België binnenvielen.
Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı.Eindelijk zouden de Duitsers troepen moeten weghalen van het oostfront.
Cephedeki SS birlikleri ise Arnhem’e geri çekilir.Geen Het peloton vertrekt uit Arnhem.
Batı Cephesinde yeni bir şey yok.Van het westelijk front geen nieuws.
Batı Cephesi'nde yeni bir şey yok.Van het westelijk front geen nieuws.
Wehrmacht bu silahı Avrupa Cephesinde kullandı.Wehrmacht używał tej broni na wszystkich frontach europejskich.
Ayrıca ön cephedeki bazı bölümlerde esirlere kış giysileri vermek yasaklandı.Ponadto w niektórych dywizjach w strefie frontowej wydano rozkazy, aby jeńców pozbawiać odzieży zimowej.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.1961: W Nikaragui powstał Sandinistowski Front Wyzwolenia Narodowego (FSLN).
Bunun nedeni, Volkhov Cephesi taarruzunun 27 Ağustos'tan önce başlamamasıdır.Spowodowane jest to tym, że ofensywa Frontu Wołchowskiego rozpoczęła się dopiero po 27 sierpnia.
İlk cephe görevinde Klin-Kalinin'e gönderildi ve orada Ocak 1942'de yaralandı.Pierwsza wyprawa na front zaprowadziła go pod Kalinin, gdzie został ranny w styczniu 1942.
Albert aynı zamanda Floransa'daki Rucellia Sarayı'nın ön cephesini dizayn etmişti.Równocześnie Alberti zaprojektował fasadę pałacu Rucellai we Florencji.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Knappe walczył także na froncie wschodnim i kampanii włoskiej.
1915 yılında kötü bir şekilde yaralandı ve cepheden çekildi.W 1915 roku został ciężko ranny i stracił rękę.
Darbe, cephede ise bir değişikliğe neden olmamıştır.Nieznana jest przyczyna zmiany frontu.
Her bir cephesinde saat bulunur.Na niej znajdowały się zegary.
Bryansk bölgesinde Sovyet partizanları cephe gerisinde büyük bir bölgeyi kontrolleri altında tutmaktaydı.W regionie Briańska partyzanci kontrowali duże obszary znajdujące się za linią frontu.
Rus İç Savaşı'nda Batı Cephesi savaştı ve iki kez yaralandı.Uczestnik wojny domowej w Rosji, dwukrotnie ranny.
Volkhov Cephesi taarruzu 27 Ağustos sabahı başladı.Ofensywa Frontu Wołchowskiego rozpoczęła się rankiem 27 sierpnia.
8 Mart 1945'te 2. bölük, Ren nehri savunmasına katılan Siegburg yakınlarındaki cephe hattına yönlendirildi.8 marca 1945, bez przeszkolenia, razem z drugą kompanią został skierowany na linię frontu w pobliżu Siegburga.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Zmusiłoby to polskie wojska do walki na dwa fronty.
"Redd-i İlhak cephesi..."Tylko z Redd’s!”
Ancak Sovyetlerin cephesinin yaramamıştır.Aparatczycy Komunistycznej Partii Związku Radzieckiego nie mylili się.
Genellikle yaklaşmakta olan sıcak veya oklüzyon cephesinin önünde bulunurlar.Zwykle są zwiastunem zbliżającego się frontu ciepłego lub zokludowanego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod