Öbürü cep telefonunu çıkarıp 911'i arıyor.Інший хапає телефон і набирає 911.
Öbürü cep telefonunu çıkarıp 911'i arıyor.השני מוציא את הסלולרי שלו ומתקשר 101.
Öbürü cep telefonunu çıkarıp 911'i arıyor.الرجل الآخر التقط هاتفه النقال واتصل بـ 911.
Oh! Hepinizin cep telefonu vardı değil mi?Ach, Sie haben auch Handys.
Oh! Hepinizin cep telefonu vardı değil mi?여러분 모두 휴대 전화를 가지고 있죠
Oh! Hepinizin cep telefonu vardı değil mi?Też wszyscy macie komórki?
Oh! Hepinizin cep telefonu vardı değil mi?О, и вие имате мобилни телефони.
Oh! Hepinizin cep telefonu vardı değil mi?או! לכולכם גם יש סלולארים.
Oh! Hepinizin cep telefonu vardı değil mi?ياالهي! ايضا.انتم جميعا لديكم هواتف نقالة
Oh! Hepinizin cep telefonu vardı değil mi?去年イタリアのミラノに行き
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Először is, nincs mobilom, tehát biztonságban vagyok.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Erstens habe ich kein Handy, bin also auf der sicheren Seite.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.For det første har jeg ikke nogen mobil. Bare for at være på den sikre side.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.În primul rând, nu am telefon mobil, deci sunt pe partea sigură.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.첫째로, 저는 핸드폰이 없습니다. 그래서 전 안전하죠.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Om te beginnen heb ik niet eens een mobieltje, ik speel op veilig.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Po pierwsze, nie mam telefonu. To tak na wszelki wypadek.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Premièrement, je n'ai pas de portable, je suis donc quelqu'un de prudent.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Primeiro, não tenho telemóvel, pelo que jogo pelo seguro.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Primero, no tengo teléfono celular, así que estoy en el margen de seguridad.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Primo, non ho un cellulare, quindi sono al sicuro.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Thứ 1, tôi không có điện thoại di động, nên tôi rất thận trọng.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Πρώτον, δεν έχω κινητό, άρα είμαι ασφαλής.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Во-первых, у меня нет мобильного телефона, поэтому мне нечего опасаться.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.По-перше, у мене немає мобільного, тож я в безпеці.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.Първо, нямам мобилен телефон, така че съм в безопасност.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.ראשית, אין לי טלפון סלולרי, כך שאני בטוח.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.بدء، ليس عندي هاتف جوال، لذا فأنا في مأمن.
Öncelikle, üzerimde bir cep telefonu yok, bu yüzden güvenli taraftayım.だから安全圏にいるわけです 第二に私は政治理論家で
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.그녀의 휴대전화로 전화할 수도 없었습니다. 왜냐하면 1991년이니까, 외계인들이 아직 그 기술을 주지 않았을 때입니다.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.Jag kunde inte ringa hennes mobil, för detta var 1991 och rymdvarelserna hade inte gett oss den teknologin än.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.Nie mogłem zadzwonić na komórkę, bo był rok 1991, a kosmici jeszcze nie dali nam tej technologii.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.No podía llamarla al celular pues era 1991, y los alienígenas aún no nos habían dado esa tecnología.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.N-o puteam suna pe celular fiindcă asta era în 1991, și extratereștrii nu ne dăduseră încă acea tehnologie.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.Я не мог позвонить ей на мобильный, потому что это был 1991, а пришельцы тогда ещё не дали эту технологию.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.לא יכולתי להתקשר אליה לנייד כיוון שזה היה ב-1991, והחייזרים טרם נתנו לנו אז את הטכנולוגיה הזו.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.ولا استطيع طلبها عن طريق هاتفها النقال لأننا كنا في 1991 ولم تعطنا المخلوقات الفضائية تلك التقنية بعد
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.エイリアンはまだその技術を我々に与えていません (笑)
Onun yatağı... sırt çantası ve cep telefonu... okul kitapları... futbol ayakkabıları...lo zaino e il cellulare. I suoi libri di scuola, le scarpe di calcio,
Onun yatağı... sırt çantası ve cep telefonu... okul kitapları... futbol ayakkabıları...Rucksack, und Handy. Seine Schulbücher,
Onun yatağı... sırt çantası ve cep telefonu... okul kitapları... futbol ayakkabıları...سريره، وحقيبة ظهره وهاتفه المحمول. والكتب المدرسية الخاصة به،
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.2杯のビールは 彼には4杯分ってことよ」 「そこへ割り込んで行くわけにも いかないし
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.제가 그 때 속으로 생각했던게 "다른 사람들은 키가 6피트고 내 아들은 3피트이니 다른 사람들에게는 맥주가 두 잔이면 클린턴에겐 네 잔이겠네." 였어요.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."E pensai, sono alti 1,80 m, lui è alto 1 metro. Due birre per loro equivalgono a quattro birre per lui."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Myślę sobie, oni mają 180 cm wzrostu, on 90. Ich dwa piwa to dla niego jak cztery.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Pomyslela som si, oni majú 180 cm, on má 90 cm. Dve pivá su pre neho ako štyri pre nich."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.Ze zei: "Ik zag zijn herkenbare wagen op de parkeerplaats van een café staan."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.Zice: "Știam că nu pot intra să-l întrerup, dar m-am dus acasă și i-am lăsat opt mesaje pe telefonul mobil."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Я подумала: зріст його друзів — 6 футів, а його — три. Два пива для них — то як чотири пива для нього".
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Я подумала, рост его друзей — 182 см, а его — 91. Две бутылки пива для них — это четыре для него.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."וחשבתי לעצמי, הם בגובה 2 מטר, הוא בגובה מטר. שתי בירות בשבילם הם כמו 4 בירות בשבילו."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."وقد اعتقدتُ، أن طول الأشخاص هناك 6 أقدام، وهو 3 أقدام. كأسا جعة بالنسبة لهم هي أربعة بالنسبة له."
Orde-Lees 8 yıl farkla doğruyu söyledi. Bu benim telsiz cep telefonum.오드-리스는 불과 8년만 틀렸지요. 이것이 바로 저의 소형 무선 전화
Orde-Lees 8 yıl farkla doğruyu söyledi. Bu benim telsiz cep telefonum.Orde-Lees zat er 8 jaar naast.
Orde-Lees 8 yıl farkla doğruyu söyledi. Bu benim telsiz cep telefonum.טוב אורד ליס טעה בערך בשמונה שנים. זה הטלפון האלחוטי שיש לי בכיס,
Orde-Lees 8 yıl farkla doğruyu söyledi. Bu benim telsiz cep telefonum.حسناً، خمن اوردي لي بطريقة خاطئة بما يقارب الثمانية أعوام. هذا هو هاتفي اللاسلكي،
Orde-Lees 8 yıl farkla doğruyu söyledi. Bu benim telsiz cep telefonum.イリジウムの衛星電話です
Ormanda kaybolma ihtimalinize karşı cep telefonu servisi sağlayan bir şirket var.C'è una società che fornisce il servizio di telefonia cellulare che avete in caso vi perdiate nei boschi.
Ormanda kaybolma ihtimalinize karşı cep telefonu servisi sağlayan bir şirket var.Er is een bedrijf dat je een mobieldienst levert als je verdwaalt in het bos.
Ormanda kaybolma ihtimalinize karşı cep telefonu servisi sağlayan bir şirket var.Hay una compañía que proveé el servicio de telefonía celular que tienes por si te pierdes en el bosque.