Ana içeriğe geç
Sözlük

ceo ile cümle

ceo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Chirs'in dediği gibi, SAP denilen büyük bir yazılım firmasının CEO'luğu için uğraşıyordumTôi đang trên con đường, như Chris đã nói, trở thành CEO của một công ty phần mềm lớn gọi là SAP
Chirs'in dediği gibi, SAP denilen büyük bir yazılım firmasının CEO'luğu için uğraşıyordumWie Chris schon sagte, sollte ich CEO einer großen Softwarefirma namens SAP werden.
Chirs'in dediği gibi, SAP denilen büyük bir yazılım firmasının CEO'luğu için uğraşıyordumYo era candidato, como dijo Chris, para convertirme en CEO de una gran compañía de software llamada SAP.
Chirs'in dediği gibi, SAP denilen büyük bir yazılım firmasının CEO'luğu için uğraşıyordumКакто Крис каза, аз се кандидатирах за изпълнителен директор на голяма софтуерна компания - S.A.B.
Chirs'in dediği gibi, SAP denilen büyük bir yazılım firmasının CEO'luğu için uğraşıyordumЯ тогда планировал, как сказал Крис, возглавить большую софтверную компанию SAB.
Chirs'in dediği gibi, SAP denilen büyük bir yazılım firmasının CEO'luğu için uğraşıyordumכמו שכריס אמר, התמודדתי על תפקיד מנכ"ל בחברת תוכנה מאוד גדולה בשם SAP
Chirs'in dediği gibi, SAP denilen büyük bir yazılım firmasının CEO'luğu için uğraşıyordumكنت أعمل , كما قال " كريس " , لأصبح مدير تنفيذي لشركة برمجيات ضخمة تدعى " إس أي بي"
Chirs'in dediği gibi, SAP denilen büyük bir yazılım firmasının CEO'luğu için uğraşıyordum私は、SAPという、強大なソフトウェア会社のCEOになる予定でした ペレス氏は「君がこのプロジェクトを率いていくのではないのか?」と言いました
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Aucun des enfants n'a passé une seule minute à essayer de devenir Directeur Technique de la Spaghetti Inc." .
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Egyik gyerek sem fecsérli az idejét arra hogy a Spagetti társaság vezérigazgatója próbáljon lenni." Oké.
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Geen van de kinderen verspilt tijd de baas te zijn van de Spaghetti BV." Juist.
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Inga av barnen lägger tid på att försöka vara VD över Spaghetti AB."
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Không có đứa trẻ nào có tham vọng để trở thành CEO của Spaghetti Inc." Đúng không.
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Nenhuma das crianças gasta o tempo disponível a tentar ser o director da Esparguete Lda."
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Nessuno dei ragazzi trascorre tempo cercando di diventare il direttore della Spaghetti SpA".
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Niciunul dintre copii nu pierde timpul încercând să fie director general la Spaghetti SRL".
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Nikto z detí totiž netrávi čas snahou stať sa CEO Špagety a.s." Pravda.
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Ninguno de los niños intenta ser el CEO de Espaguetis Inc."
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Tidak ada anak yang menghabiskan waktu untuk menjadi CEO dari PT Spageti." Benar.
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Żaden z tych dzieciaków nie spędził czasu próbując zostać szefem Spaghetti i S-ka." Dokładnie.
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"žádné dítě netráví čas hraním si na ředitele Špagetárny a. s.".
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Κανένα παιδί δεν καταναλώνει χρόνο προσπαθώντας να γίνει διευθυντής της Μακαρόνι Α.Ε." Έτσι.
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Ни один ребёнок не транжирит время на попытки стать Президентом Макаронной Корпорации".
"Çocukların hiçbiri Spagetti Şti. CEO'su olmaya çalışmıyor." Değil mi?"Ніхто з дітлахів не витрачає часу намагаючись бути Генеральним Директором Спагетті Ко." Саме так.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.만약 CEO가 피실험자들과 같아서, 의미의 본질은 중요하지 않다고 생각했다면, 아마 신경을 쓰지 않을겁니다.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.Pokud si, tak jako naši účastníci, myslel, že podstata smyslu je nedůležitá, tak na to nedbal.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.W przypadku, gdyby dyrektor i nasi uczestnicy myśleli, że znaczenie jest nieważne, nie obchodziłoby ich to.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.Если директор, как и наши подопытные, думал, что смысл неважен, то он бы [не] позаботился.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.אם המנכ"ל, כמו המשתתפים שלנו, חשב שאין חשיבות למרכיב המשמעות אז [לא יהיה] לו אכפת.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.لو إنّ الرئيس ، تماماً كما مشتركينا ، فكّر أنّ وجود المضمون غير ضروري لما كان قد اهتم .
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.「意義」の本質を軽視していたなら 彼は気にもしなかったでしょう そしてこう言うでしょう- 「あの時はそのように指示を出したけれど
Fahrettin Ilgaz. CEO of Aitara Group.Fahrettin Ilgaz. מנכ ל קבוצת Aitara.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.A Google vezére, Eric Schmidt ennek az elgondolásnak gyakorlati megvalósítója.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.CEO Googlu Eric Schmidt je praktický odborník na tuto filozofii.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.CEO-ul Google, Eric Schmidt, este un practician la modul practic al acestei filozofii.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Der CEO von Google Eric Schmidt ist ein pragmatischer Anhänger dieser Philosophie.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Direktur Google Eric Schmidt adalah praktisi yang menerapkan filosofi ini.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Dyrektor generalny Google Eric Schmidt jest praktykiem tej filozofii.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.El CEO de Google, Eric Schmidt, es un practicante de esta filosofía.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Eric Schmidt, o administrador executivo da Google, é um praticante prático desta filosofia.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Generálny riaditeľ Google, Eric Schmidt, reálne praktizuje túto filozofiu.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Giám đốc của Google, Eric Schmidt là một chuyên viên thực tế về triết lý này
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Google CEO Eric Schmidt is een praktische uitvoerder van deze filosofie.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Googles vd Eric Schmidt är en som tillämpar den här filosofin i praktiken.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Il CEO di Google, Eric Schmidt, è un fautore attivo di questa filosofia.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.구글의 최고 경영 책임자인 에릭 슈미트는 이 철학의 실질적인 실행가입니다.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Le PDG de Google, Eric Schmidt, est un praticien pratique de cette philosophie.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.O γενικός διευθυντής της Google, Έρικ Σμιντ, είναι πρακτικός εφαρμοστής αυτής της φιλοσοφίας.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Генеральний директор Гугл Ерік Шмідт реальний практик цієї філософії
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Главное должностное лицо Google, Эрик Шмидт, следует этой теории на практике.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.Ерик Шмит, изпълнителния директор на Гугъл, прилага на практика тази философия.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.מנכ"ל גוגל אריק שמידט מיישם בפועל פילוסופיה זו.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.الرئيس التنفيذي لجوحل إريك شميت هو ممارس عملي لهذه الفلسفة.
Google CEO'su Eric Schmidt bu felsefenin aktif bir uygulayıcısı.この考えを実際に日々 実行している人です 会議では腕を組み、困惑した
Hareketler büyümeye başladı. Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,Le mouvement est en train de naître: artistes, politiciens, pop stars, prêtres, PDG,
InteraXon CEO'su olarak, düşünce gücüyle kontrol eden, bilgisayar firması.회사 InteraXon의 CEO로서 저의 모든 열정을 모았습니다
InteraXon CEO'su olarak, düşünce gücüyle kontrol eden, bilgisayar firması.כמנכלית אינטראקסון, חברת שליטה מחשבתית במחשבים.
InteraXon CEO'su olarak, düşünce gücüyle kontrol eden, bilgisayar firması.بكوني مديرة تنفيذية لشركة InteraXon، شركة حوسبة التحكم عن طريق الأفكار.
InteraXon CEO'su olarak, düşünce gücüyle kontrol eden, bilgisayar firması.情熱のすべてを注いでいます 私の目標は非常に単純で
Merhaba ben Will Wright, Stupid Fun Club CEO'suyum, sizlere Global Game Jam'i tanıtacağım.Bonjour, je suis Will Wright, PDG de Stupid Fun Club, ici pour vous présenter le Global Game Jam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod