Bir anlamda, pazarlama işinin çoğu CEO'yu reklam kampanyasının iyi olduğuna ikna etmek.Szóval, egy bizonyos értelemben, a marketing nagy része meggyőzni egy igazgatót, hogy ez egy jó kampány.
Bir anlamda, pazarlama işinin çoğu CEO'yu reklam kampanyasının iyi olduğuna ikna etmek.Więc w pewnym sensie, duża część marketingu to przekonanie CEO, że ta kampania reklamowa jest dobra.
Bir anlamda, pazarlama işinin çoğu CEO'yu reklam kampanyasının iyi olduğuna ikna etmek.ולכן, במידה מסויימת, הרבה מהשיווק זה לשכנע את המנכ"ל שזה קמפיין מוצלח.
Bir anlamda, pazarlama işinin çoğu CEO'yu reklam kampanyasının iyi olduğuna ikna etmek.لذلك ، بمعنى ما ، والكثير من التسويق على وشك إقناع الرئيس التنفيذي هذا هو جيد حملة إعلانية.
Bir CEO kuruluşun tam merkezindedir.CEO 는 조직의 중앙에 자리합니다.
Bir CEO kuruluşun tam merkezindedir.Il suo posto sta nel centro dell'organizzazione.
Bir CEO kuruluşun tam merkezindedir.O diretor está no centro da organização.
Bir CEO'nun görevi, bölgeler arası farklı bağlantılar bulmaktır.CEO 가 잘 할 줄 알아야 하는 일은 이 전체를 지나
Bir CEO'nun görevi, bölgeler arası farklı bağlantılar bulmaktır.Und ein Teil der Herausforderung des CEOs ist es, die Verbindungen zwischen den Bereichen herauszufinden.
Bir CEO'nun görevi, bölgeler arası farklı bağlantılar bulmaktır.Одна из сложных задач для руководства — найти связи между отделами.
Bir CEO'nun görevi, bölgeler arası farklı bağlantılar bulmaktır.וחלק מהאתגר של המנכ"ל הוא למצוא
Bir CEO'nun görevi, bölgeler arası farklı bağlantılar bulmaktır.وجزء من تحدي الرئيس التنفيذي هو العثور على
Bir CEO'nun görevi, bölgeler arası farklı bağlantılar bulmaktır.繋がりを見出すことです 研究開発部門を見ると
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.저는 백 명, 2백 명의 CEO와 CMO(최과케팅책임자)를 만났습니다.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Am mers la 100-200 de directori executivi, directori de marketing.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Fuimos -- Vi a 100 ó 200 directores generales y directores de marketing.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Mentem és mentem 100, 200 CEO-k, CMO-k.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Navštívili jsme -- navštívil jsem 100, 200 ředitelů, potenciálních investorů.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.On est allé -- Je suis allé voir 100, 200 chefs d'entreprise, directeurs marketing.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Rozmawiałem z 200 dyrektorami.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Siamo andati - sono andato da 100, 200 amministratori di azienda
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Wir liefen - ich lief zu 100, 200 Firmenchefs.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Πήγαμε -- Πήγα σε 100, 200 Γεν Διευθηντές.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Бяхме -- отидох при 100, 200 изпълнителни директори, финансови директори.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.Мы обращались, я лично обращался к сотням директоров.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.הלכנו - אני הלכתי - ל 100, 200 מנכלי"ם, מנהלים בכירים.
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.فلقد زرت ما يقارب 100-200 مديراً تنفيذيا وصاحب شركة
Biz -- Ben 100, 200 CEO ve CMO'ya gittim.誰も信じません みんな言いました 「NASAはどう思うだろうね?」
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Also habe ich eben den Chef von Prostate Cancer Canada angerufen und habe ihm gesagt:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Ik belde zonder introductie naar de CEO van Prostaatkanker Canada en ik zei:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:이번에도 무작정 캐나다 전립선 암 재단에 전화해서,
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Tehát felhívtam a Kanadai Prosztatarák Ellenes Egyesület vezérigazgatóját és azt mondtam neki:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:"Tenho um conceito fascinante.. (Risos)
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Zadzwoniłem do dyrektora Prostate Cancer Canada i powiedziałem:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Zavolal jsem tedy bez ohlášení kanadskému řediteli Prostate Cancer (Rakovina prostaty) a řekl jsem mu:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Zavolal som riaditeľovi Nadácie proti rakovine prostaty v Kanade a povedal som mu:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Позвъних на изпълнителният директор на фондацията за борба с рак на простатата и му казах:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Я без домовленості подзвонив керівнику канадського центру досліджень раку простати і сказав йому:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Я позвонил руководителю Фонда борьбы с раком простаты в Канаде и сказал ему:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:אז חשבנו, למה לא? בוא נעשה את זה.
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:عندها قمت بمحادثة كبير الإداريين التنفيذيين لمؤسسة سرطان البروستات في كندا ،
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:「最高に素晴らしい考えがあるんだ」と言いました
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Având în minte acest model m-am întâlnit cu directorul Fundaţiei de Cancer de prostată.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Donc avec ce modèle, j'ai ensuite appelé le PDG de la Fondation du Cancer de la Prostate
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Mit diesem Modell habe ich also einfach so unangemeldet den Chef der Prostate Cancer Foundation angerufen.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Op basis van dat model belde ik zonder introductie de CEO van de Stichting Prostaatkanker.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Så med den model, ringede jeg til den administrerende direktør for Prostate Cancer Foundation.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Z takim zestawem, zadzwoniłem do dyrektora the Prostate Cancer Foundation i powiedziałem:
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Имея такой план, я позвонил руководителю Фонда борьбы с раком простаты:
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Створивши цю модель, я подзвонив Генеральному директору Фонду раку простати.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.С този модел, позвъних на управителния директор на фондацията за борба с рака на простатата.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.להבין טוב יותר את הסכנות הבריאותיות שאורבות להם.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.그건 솔직히 1999년 미국 CEO들에겐 아주 슬픈 기사였습니다.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Ce fut franchement un commentaire plutôt triste pour les PDG americains en 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Dat was eigenlijk een tamelijk triest oordeel over Amerikaanse CEO's in 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Era francamente un comentario bastante triste sobre los CEOs Americanos en 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Francamente, questo era un commento piuttosto triste sui manager americani nel 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Offen gesagt, war das ein sehr trauriger Kommentar zu den amerikanischen CEOs von 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Szczerze mówiąc, to był naprawdę smutny komentarz amerykanskich dyrektorów generalnych w 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.-- το οποίο, για να είμαι ειλικρινής, λέει πολλά για τους Διευθύνοντες Συμβούλους της Αμερικής του 1999.