Ana içeriğe geç
Sözlük

cem ile cümle

cem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Cemre'nin altın gibi sarı saçları vardır.Ook Sif heeft gouden haren.
Naaşı Mount Jerome Cemetery & Crematorium'a gömülmüştür.Hij ligt begraven op het Mount Jerome Cemetery and Crematorium te Dublin.
Her iki cemaatin de iyi bakılmış mezarlıkları bulunur.Beide begrafenissen vonden met veel luister plaats.
Bazı cemaat ve mezhepler bu düşünceye karşı çıkmıştır.Sommige lopers en omstanders reageerden hier negatief op.
11 Aralık - İtalya Milletler Cemiyeti’nden ayrıldı.11 - Italië treedt uit de Volkenbond.
Ayrıca İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesiydi.Ook was zij cheerleader en was lid van een drumband.
Sahibi Âsımzade Cemal Nadir’dir (Karikatürist Cemal Nadir’le ilgisi yoktur).De Utroms zijn vredelievend (behalve Ch'rell/Shredder).
Şam Yahudi cemaati dini cinayet işlediği gerekçesiyle suçlandı.Asjkenasische joden worden verdacht van de moord om rituele redenen.
Bunun üzerine Cem Sultan'ın naaşı uzun süre alıkonmuştur.Hier werden de Qing lange tijd tegengehouden.
Cemiyetin Müslüman olmayan ilk üyelerindendir.Een niet-moslim is iemand die geen moslim is.
Cemile Bouhired orta-sınıf bir ailenin çocuğu olarak yetişti.Jan des Bouvrie groeide op in een middenstandsgezin als enig kind.
Bu amaca yönelik olarak dil cemiyetleri kurulmuştur.Hij beperkte zich voor dit doel tot formele talen.
Cemaat bunu söylemez.De teamgenoten kunnen dit niet.
Nobel cemiyeti, ödül madalyonlarını eritilen özgün altınları kullanarak tekrar hazırladı.De Nobelstichting goot de prijzen opnieuw uit het herwonnen goud.
Fakat Cem boşanmaktan son anda vazgeçer.Steeds meer huwelijken eindigen in echtscheiding.
İsmail Cem İpekçi (15 Şubat 1940, İstanbul - 24 Ocak 2007, İstanbul), Türk siyasetçi ve gazeteci.İsmail Cem İpekçi (Istanboel, 1940 - aldaar, 24 januari 2007) was een Turkse journalist en politicus.
Cem Kısmet tarafından yazılıp bestelenmiştir.Er werden honderd stuks besteld en geproduceerd.
Cemre adında bir kızı ve Osman Nejat adında bir oğlu bulunmaktadır.Ze heeft een zoon met Oscar Crucke: Ronald.
Köyde cami veya Cemevi bulunmaz.Olaf is echter in geen velden of wegen te bekennen...
52 ^ Cemal Avcı.Jagerfeestje 15.
Cemaatte abi, kardeş gibi kavramlar kullanılır.Het zusje gebruikt de staart van haar broertjes bijvoorbeeld als schommel.
Yanına küçük oğlu Cem'i de almıştır.Samen met haar kreeg hij zoon Joseph.
Bölgedeki bu ilk Yahudi cemaati Büyük Veba Salgını'yla hemen hemen yok oldu.Rondom deze basiliek breidde Pest zich snel uit.
1969 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin en başarılı mizanpaj ödülü.In 1969 verscheen Turks fruit, Wolkers' grootste literaire succes.
2000 yılında Yeni Zelanda Kraliyet Cemiyeti onu Rutherford Madalyası ile üst düzeyde onurlandırdı.In 1934 werd aan door de Royal Society Londen aan hem de Rumford Medal uitgereikt.
Danzig (bugün Gdansk) serbest şehir oluyor ve Milletler Cemiyeti'nin himayesine terkediliyordu.Dit gebeurde met Danzig (het huidige Poolse Gdańsk), dat een door de Volkerenbond bestuurde Vrije Stad werd.
Sesiyle ünlendikten sonra, ayrıca "Şarkıcı Cemile" olarak da anılmaya başlanmıştır.Vanaf het moment dat hij ook bekendheid verwierf als zanger werd hij "de zingende omroeper" genoemd.
1946 - Milletler Cemiyeti dağıldı.In 1946 werd de Volkenbond opgeheven.
Tarikatlar ve cemaatlerin sayısı artmıştır.Het aantal premières en komedies steeg.
Gorbals uzun süreden beri yüksek bir cemiyet bilincine sahip değildi.Troodon had voor zijn tijd erg grote hersenen.
Ayrıca köyde bir cami ve bir cemevi bulunmaktadır.Op het grondgebied ligt nog een dorp en een gehucht.
1926 - Almanya'nın Milletler Cemiyeti'ne girmesine izin verildi.In 1926 trad Duitsland inderdaad tot de Volkenbond toe.
Cenazesi Los Angeles'taki Westwood Village Memorial Park Cemetery’e defnedildi.Hij ligt begraven op het Westwood Village Memorial Park Cemetery in Los Angeles.
Son cemaat mahalli üç kubbelidir.Deze laatste gaat over in de buurtschap Drie Tolhekken.
2004 yılında Cem Cantaş hayatını birleştiren Ünsal, 2006'da boşandı.Prinses Alexandra beschikte over het kanselierschap tot haar pensioen in 2004.
Ell & Nikki veya Eldar & Nigar, Eldar Kasımov ve Nigar Cemal'den oluşan Azerbaycanlı pop ikilisidir.Running scared is het winnende liedje van Ell & Nikki, oftewel Nigar Camal en Eldar Qasımov uit Azerbeidzjan.
Bu cemiyetlerin bazıları hayır kurumu niteliğindeydi.Sommige bewoners zeggen blij te zijn geweest met dit plaatsingsbeleid.
Cem Karaca, babasının cenaze törenine katılamadı.Dit maakte dat Go-Kashiwabara geen begrafenisceremonie kon betalen voor zijn vader.
Dublin Kraliyet Cemiyeti'nde mimarlık eğitimi aldı.Hij studeerde architectuur bij de Royal Dublin Society.
Cem Yayınevi; 1971,1972 "Paris Mektupları".Amsterdam, Uitgeverij Paris, 1971.
İsmini de Cemal Kükrer olarak değiştirir.Hij wijzigt zijn naam in Kaat.
Aynı ay içinde, Royal Society'ye (Kraliyet Cemiyeti) üye olarak seçildi.Hetzelfde jaar werd hij gekozen als lid van de Royal Society.
Lothersdale, İngiltere'nin Kuzey Yorkshire şehrinde bulunan Craven County'de sivil bir cemaattir.Lothersdale is een civil parish in het bestuurlijke gebied Craven, in het Engelse graafschap North Yorkshire.
2006 yılında Straubing, yaklaşık 950 üyeyle hareketli bir Yahudi cemaatine sahipti.W 2006, Straubing zamieszkiwało 950 członków społeczności żydowskiej.
11 Aralık - İtalya Milletler Cemiyeti’nden ayrıldı.11 grudnia – Włochy wycofały się z Ligi Narodów.
1926 - Brezilya, Milletler Cemiyeti'nden ayrıldı.1926 – Brazylia wystąpiła z Ligi Narodów.
İsviçre 1920 yılında Milletler Cemiyeti’ne ve 1963 yılında da Avrupa Konseyi’ne katıldı.Szwajcaria została członkiem Ligi Narodów, a w 1963 Rady Europy.
Eseri kız kardeşinin oğlu Cemâlî Germiyanî tamamlamıştır.Ciekawość sióstr źle się skończyła.
Cemal beyin evinde durdum.Znajduje się w obrębie mózgoczaszki.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Jednym z nich miał być właśnie ten kościół.
1920 - Milletler Cemiyeti kuruldu.1920 – Powołano do życia Radę Ligi Narodów.
Aynı gün, Beagle yolculuğunda topladığı kuş ve memeli örneklerini de Londra Zooloji Cemiyeti'ne sundu.Tego samego dnia zaprezentował swoje próbki ssaków i ptaków w Londyńskim Towarzystwie Zoologicznym.
Gelenek olarak da Cuma günleri cemaate sıra ile yemek verilir.Zwyczajowo jednak w każdy piątek spożywają ryby.
2011 itibariyle cemaati 32 kişiden oluşuyordu.W 2011 roku gmina liczyła 32 mieszkańców.
Aynı ay içinde, Royal Society'ye (Kraliyet Cemiyeti) üye olarak seçildi.W tym samym roku został wybrany na członka Royal Society.
Cem Vakfı.100 funkcjonariuszy.
Esaslı bir şekilde mücadele etmek, her ne pahasına olursa olsun Cemal Bey’i şehirden uzaklaştırmak gerekir.Po obudzeniu Boguś chce za wszelką cenę wrócić do miasta.
31 Aralık 1958'de Yahudi Cemaati Konseyi kanunen kaldırıldı.31 grudnia 1958 władze Libii rozwiązały Radę Społeczności Żydowskiej.
2006 yılında Kanada Kraliyet Cemiyeti'nin bir üyesi oldu.W 2002 został członkiem Royal Society of Canada.
1912 yılında Cemiyetler Kanunu çıkarıldıktan sonra, kulüp yasal bir kimlik kazandı.Sanacja po wygranych wyborach w 1930 zalegalizowała przekroczenia budżetowe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod