Güneşin çekici hale gelip gelmediğini çözmeye çalıştım.Tôi cố gắng xác định-- có thể năng lượng mặt trời ngày càng hấp dẫn.
Güneşin çekici hale gelip gelmediğini çözmeye çalıştım.Опитах се да преценя - може би слънчевата енергия е станала привлекателна.
Güneşin çekici hale gelip gelmediğini çözmeye çalıştım.Я подумал, может ли солнечная энегрия быть привлекательной.
Güneşin çekici hale gelip gelmediğini çözmeye çalıştım.حاولت أن أكتشف،ربما أصبحت الخلايا الشمسية رائجة
Güneşin çekici hale gelip gelmediğini çözmeye çalıştım.以来 25年が経ちました
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.Ale nie mogłoby być o nim mowy bez kopii Biblii Gutenberga.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.A nebolo by zaujímavé rozprávať o počiatku kníh bez kópie Guttenbergovej Biblie.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.A nebylo by zajímavé bavit se o úsvitu knih bez kopie Guttenbergovi Bible.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.En je kan niet boeiend over de opkomst van het boek spreken zonder een exemplaar van de Gutenbergbijbel.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.E non sarebbe interessante parlare dell'alba dei libri senza una copia della Bibbia di Gutemberg.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.Et il ne serait pas intéressant de parler de l'apparition de livres sans une copie d'une bible de Guttenberg.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.구텐베르그의 성경 복사본의 언급이 없이 책의 기원에 대해 말하는건 재미 없겠죠..
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.Nem lenne azonban érdekes beszélni róla anélkül, hogy lenne egy példányunk a Gutenberg Bibliából.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.Şi n-ar fi interesant să vorbim despre începuturile cărţilor fără să avem o copie a Bibliei Gutenberg.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.Але про нього було б нецікаво говорити, не маючи копії Біблії Гуттенберґа.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.И было бы скучно говорить о происхождении книг, не будь у нас копии библии Гутенберга.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.Разговорът за зората на книгите няма да е интересен, ако нямаме копие от Гутенберговата библия.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.זה לא היה מעניין לדבר על ראשית הספרים בלי עותק של תנ"ך גוטנברג.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.ولن يكون مثيراً للإهتمام الحديث عن بدايات الكتب بدون الحصول على إنجيل غتنبرغ.
Gutterberg İncil'inin bir kopyasına sahip olmadan kitaplar hakkında konuşmak çok da ilgi çekici olmaz.本の夜明けを語っても面白く無いでしょう 1455年のグーテンベルグの本がどれほど携帯に便利だったか
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi."Duivenkring" leek me een mooie titel.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi.'비둘기의 진행'이란 재미난 제목이 생각 났습니다.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi."Les progrès d'un pigeon" m'a semblé un titre accrocheur.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi."Piccione in corso" come titolo mi ha colpito.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi."Podróż gołębia" (Pigeon's Progress) wydał mi się chwytliwym tytułem.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi."Progresul Porumbelului" mi s-a părut un titlu bun.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi."Напредъкът на гълъба" ми се стори примамливо заглавие.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi."Путем голубя" - осенило меня - будет броским названием для книги.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi."התקדמות היונים" ככותרת הרשימה אותי ככותרת קליטה.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi.بدى لي ان عنوان "رحلة حمامة" مثير للفضول.
"Güvercinlerin Gelişimi" bana çekici bir başlık olarak geldi.これがHoming Pigeon (帰巣性の鳩)だとしたら
[Güzel] [İlgi çekici](Frumos) (Intrigant)
Hadi bunu gözlemleyelim. Burada bir sonraki videodan ilgi çekici bir resim var. -E o que nós vemos aqui é que você vê um pouco do próximo vídeo aqui.
Hadi bunu gözlemleyelim. Burada bir sonraki videodan ilgi çekici bir resim var. -Und das sehen wir hier tatsächlich. und hier seht ihr einen kleinen Happen des nächsten Videos genau dort.
Hadi bunu gözlemleyelim. Burada bir sonraki videodan ilgi çekici bir resim var. -И сега ще видим мъничка интересна подробност от следващия клип- ето тук.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.A ce point, lorsqu'on étudie plus avant le cerveau on voit de remarquables progrès.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Ale kiedy zbadamy mózg zobaczymy zdumiewający postęp.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Als we de hersenen bekijken zien we opmerkelijke vorderingen.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Apesar de tudo, quando olhamos para o cérebro vemos um avanço notável.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Khi nhìn bên trong bộ não, ta thấy có một tiến bộ rõ ràng.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.이미, 우리가 뇌를 주목한다면, 참으로 놀라운 진보를 목격할 것입니다.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Ma quando guardiamo nel cervello noi vediamo notevoli progressi.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Schauen wir uns jedoch die Zukunft des Gehirns an, finden wir beachtlichen Fortschritt.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Și totuși, dacă analizăm mai atent creierul, vom vedea un progres cu adevărat remarcabil.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.И всё же, когда мы посмотрим на мозг, мы видим действительно поразительный прогресс.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.И все пак, когато се вглеждаме напред в мозъка, виждаме наистина забележителен напредък.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.І тепер, коли ми подивимось на мозок, ми побачимо справді дивовижний прогрес.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.ועדיין, כשמסתכלים במוח אנו רואים התקדמות ראויה לציון.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.والآن، عندما نتطلع إلى الدماغ نرى تقدما ملحوظا حقا.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.素晴らし進歩が見られます その時点で脳は記憶できるようになっています
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.Era recunoscut că bibliotecile publice sunt ultimul vestigiu al spaţiului public gratuit.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.E' stato riconoscere che le biblioteche pubbliche sono il più ampio vestigio di spazio pubblico libero.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.Fue reconocer que las bibliotecas públicas constituyen el último vestigio de espacio público gratuito.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.Het was opmerkelijk dat openbare bibliotheken de laatste vestingen zijn van de vrije openbare ruimte.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.공공도서관이 마지막 남은 한 조각의 무료 공공 공간 이라는 것을 받아들인 셈입니다.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.Reconhece que as bibliotecas públicas são o último vestígio de espaço público livre.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.Reconnaître que les bibliothèques communales offrent le dernier vestige d'espace libre et gratuit.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.Uznawał on publiczne biblioteki jako resztki publicznej, wolnej przestrzeni.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.Річ у тім, що громадські бібліотеки - це останні залишки вільного простору.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.Тя признаваше, че обществените библиотеки са последната диря на обществено свободно пространство.