Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?Szeretnének vonzóbbak és magabiztosabbak lenni?
Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?Vorreste essere più attraenti e sicuri di voi stessi?
Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?Voudriez-vous être plus attirants et avoir plus confiance en vous?
Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?Zou je aantrekkelijker en zelfverzekerder willen zijn?
Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?Θα θέλατε να είστε πιο ελκυστικοί και με περισσότερη αυτοπεποίθηση;
Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?Вы хотели бы быть привлекательнее и увереннее в себе?
Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?Искате ли да сте по-привлекателни и самоуверени?
Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?האם תרצו להיות מושכים יותר ובעלי ביטחון עצמי רב יותר?
Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?هل ترغب في أن تصبح أكثر جاذبية وثقة بالنفس؟
Daha çekici ve kendine güvenen biri olmak ister misiniz?健康的で長生きするのはどうでしょうか
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Dans un sens, cela fait appel à l'avidité des hommes plutôt qu'à la peur -- le fait que plus soit mieux.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Das scheint irgendwie die menschliche Gier anzusprechen, anstatt Angst -- dass mehr besser ist.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Det är på något vis attraherande för människors girighet istället för fruktan -- att mer är bättre.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Det er ret tiltalende for menneskets grådighed i stedet for frygt -- at mere er bedre.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Điều này thu hút lòng tham của con người thay vì sự sợ hãi -- rằng càng nhiều thì càng tốt.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Dit doet een beroep op menselijke hebzucht in plaats van angst, dat meer beter is.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Entah mengapa hal ini menarik bagi keserakahan manusia bukan ketakutan -- bahwa lebih banyak itu lebih baik.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Ez valahogyan vonzóbb az emberi kapzsiságnak mint a félelem -- hogy a több jobb.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor. Hadi ama!Isto é um certo apelo à ganância humana em vez dum apelo ao medo — que mais é melhor.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.이것은 어떻게 보면 두려움보다도 인간의 욕심에 호소하는 것입니다. 많을수록 좋다는 것이죠.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Odnosi się to do ludzkiej chciwości a nie do strachu. Więcej znaczy lepiej.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Sistemul acesta se adresează cumva lăcomiei umane în loc să se adreseze fricii -- că mai mult e mai bine.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Takto apelujeme na ľudskú chamtivosť namiesto strachu - že viac je lepšie.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Tutto ciò è qualcosa di attraente per l'avidità umana invece della paura -- che di più sia meglio.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Z nějakého důvodu to vyvolává lidskou chamtivost, nikoli strach - takže čím víc, tím líp.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Αυτό απευθύνεται στην ανθρώπινη απληστία αντί για τον φόβο -- ότι δηλαδή περισσότερο σημαίνει καλύτερο.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Так мы взываем к жадности людей вместо страха, "больше" значит "лучше".
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.Това е свързано с човешката алчност, вместо със страха -- и това е по-добре.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.זה איכשהו מושך אנשים לתאוות בצע במקום לפחד -- כמה שיותר - יותר טוב.
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.ولكن هذا لا يعبر الا عن امرٍ واحد فحسب .. هو الجشع الانساني بدلا من الخوف ! كلما ملكت أكثر كلما كنت أفضل !
Daha fazlanin daha iyi oldugu insanlardaki korku yerine acgozluluge cekici geliyor.人間の恐れではなく 欲望に訴えかけます でも待って下さい 西洋にいる我々はもう十分豊かです
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.Klatki schodowe, które zakręcają w dal, także są glamour.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.곡선을 그리는 계단은 매력적입니다.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.Las escaleras cuyo giro se aleja de campo son muy glamurosas.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.Les escaliers qui s'incurvent en s"éloignant de vous sont séduisants.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.Scale che si allontanano sono glamour.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.Scările care se unduiesc departe de voi sunt seducătoare.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.Trappen die van je wegdraaien, zijn glamoureus.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.Treppen, die sich von einem hinfort winden, sind glamourös.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.Лестницы, взмывающие ввысь, также впечатляют.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.Стълбища, които извиват в далечината са бляскави.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.גרמי מדרגות שמתעקלים הרחק מאיתנו הם זוהרים.
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.الإدراج التي تنحني بعيداً عنك تكون مبهرة
Dairesel merdivenler ilgi çekicidir.この写真の階段は 特にそう
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.Ik sprak over het onopvallend bekijken en optisch lokken van diepzee-inktvis.
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.저는 지나친 관심을 끌지 않고 보는 것과 심해 오징어를 빛으로 유인하는 것에 대해서 말했습니다.
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.(Nevetés)
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.(Râsete)
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.(Skratt)
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.העברתי הרצאה על צפייה לא-פולשנית ועל פיתויונות אופטיים לדיונונים במים עמוקים
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.قدّمت حديثاً عن العرض المخفي و الاستدراج البصري للحبّار في أعماق البحار
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.静かに観察することを提案しました 静かで耳障りでない機器で
Diğer anormal bedenleri çekici bulanlar da var. Dolayısıyla, güzelliği görmeye ve bundan keyif almaya odaklan.Dus probeer jezelf te beperken om schoonheid te observeren, en apprecieer het, alleen dat.
Diğer dikkat çekici şey ise gönüllülerin sayısıydı.A másik meglepő dolog az önkéntesek száma volt.
Diğer dikkat çekici şey ise gönüllülerin sayısıydı.A outra coisa igualmente impressionante era o elevado número de voluntários.
Diğer dikkat çekici şey ise gönüllülerin sayısıydı.Ďalšia vec, ktorá bola ohromujúca, bolo to množstvo dobrovoľníkov.
Diğer dikkat çekici şey ise gönüllülerin sayısıydı.Dalším velkým překvapením bylo samotné množství dobrovolníků.
Diğer dikkat çekici şey ise gönüllülerin sayısıydı.Das andere, was sofort auffiel, war die schiere Anzahl von Freiwilligen.
Diğer dikkat çekici şey ise gönüllülerin sayısıydı.Điều đáng chú ý khác là con số tuyệt đối những tình nguyện viên.
Diğer dikkat çekici şey ise gönüllülerin sayısıydı.Druga stvar, ki je bila tako osupljiva, je bilo samo število prostovoljcev.