Ana içeriğe geç
Sözlük

cekici ile cümle

cekici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ben de " Charlotte, bana çok ilgi çekici göründü." dedim.فقلت ، "شارلوت ، هذا يبدو مثيراً للاهتمام جدا بالنسبة لي".
Ben de " Charlotte, bana çok ilgi çekici göründü." dedim.それで彼女は 初めて詩を書きました
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.A videojátékok szórakoztatóak, lekötnek, és teljesen kiszolgáltatják az agyat az átprogramozásra.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Gry wideo są zabawne, angażujące i czynią nasze mózgi całkowicie podatnymi na przeprogramowanie.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Jocurile video sunt amuzante, antrenante, şi îţi fac creierul complet vulnerabil în faţa re-programării.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.비디오 게임은 재미있고, 매력적이며, 두뇌를 다시 프로그램 당하는 데 취약하게 만든다.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Les jeux vidéos sont divertissants, stimulants et vous rend le cerveau comme re-programmable.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Los videos juegos son divertidos, atractivos y dejan tu cerebro completamente vulnerable a ser reprogramado.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Trò chơi điện tử rất vui, cuốn hút và làm cho não của bạn hoàn toàn dễ dành để lập trình lại
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Video game itu menyenangkan, menarik, dan membuat otak Anda benar-benar rentan terhadap pemrograman kembali.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Videogames zijn leuk, boeiend en maken je hersenen compleet kwetsbaar voor herprogrammering.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Videohry jsou zábavné, poutavé a kompletně otevírají váš mozek k re-programování.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Видеоигрите са забавни, завладяващи и оставят мозъка ти напълно уязвим към препрограмиране.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Видео игры развлекают, очаровывают, и оставляют ваш мозг абсолютно уязвимым к пере-программированию.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Комп'ютерні ігри веселі, захоплюючі, та лишають мозок відкритим до перепрограмування.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.משחקי מחשב הם כיף, הם מעוררים, והם משאירים את מוחך פגיע לחלוטין לתכנות מחדש.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.الألعاب التلفزيونية ممتعة، وتترك عقلك معرض تماما لإعادة البرمجة
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.脳を洗脳されやすい状態にする 洗脳は必ずしも悪いとはいえないかもしれない
Bilirsin. - Harry, o çekici, ateşli biri.Harry, ia benar-benar seksi.
Bilirsin. - Harry, o çekici, ateşli biri. - O bir fıstık.הגעת ל-600 רגל. הצינור .שלך ארוך. הפחת סל"ד ל-8,000
Bir dahaki aşamada yine bir sürü ilgi çekici şey var.Tenemos algunas cosas interesantes, que vienen en la próxima etapa
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Az egyik, hogy csodálatos bolygó -- a gyűrűivel és egyebekkel nagyon szép.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.D'abord, c'est une planète très attirante, il y a ces magnifiques anneaux, etc.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.첫째, 아주 매력적인 행성이죠. 고리들이 아주 예쁩니다.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Primo, è un pianeta molto bello, ha proprio la bellezza degli anelli e così via.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Primul, este o planetă superbă -- are frumuseţea inelelor şi aşa mai departe.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Ten eerste is het een zeer aantrekkelijke planeet -- met de mooie ringen, enzovoorts.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Thứ nhất, đó là một hành tinh rất hấp dẫn - mang vẻ đẹp của những chiếc nhẫn.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.To bardzo ładna planeta, ma piękne pierścienie itd.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Uno, es un planeta muy atractivo -- tiene la belleza de los anillos y demás.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Zaprvé, je to velmi krásná planeta, má krásné prsteny či prstence a mnoho dalšího.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Zum einen ist der Planet sehr attraktiv, die Schönheit der Ringe und so weiter.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Прежде всего, это очень красивая планета — с учётом красоты её колец и всего такого.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Първо, това е много атрактивна планета -- притежава красотата на пръстените и така нататък.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.האחד, הוא כוכב מאד יפה -- יופיין של הטבעות וכדומה,
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.الأول هو أنه كوكب جذاب و هي الجاذبية التي تعطيه إياها الحلقات.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.とても美しいリングをもっています 科学者にとっても このリングは特別なんです
Birincisi Oveido diye bir yer duymadım. Ayrıca bence hiç çekici değil.J'ai jamais entendu parler d'Oviedo et lui, je ne le trouve pas engageant.
Birincisi Oveido diye bir yer duymadım. Ayrıca bence hiç çekici değil.أولاً، أنا لم اسمع بأوفييدو و لا أجده فائزاً
Birkaç renk değişikliği yapalım ki ilgi çekici olsun.Fammi cambiare colore, giusto per fare cose interessanti.
Birkaç renk değişikliği yapalım ki ilgi çekici olsun.Ik verander de kleur om het interessant te maken.
Birkaç renk değişikliği yapalım ki ilgi çekici olsun.Zamienię kolory, żeby było ciekawiej.
Birkaç renk değişikliği yapalım ki ilgi çekici olsun.Нека сменя някои от цветовете, просто за да направя нещата интересни.
Birkaç renk değişikliği yapalım ki ilgi çekici olsun.دعوني ابدل بعض الالوان، لجعل الامور مثير للانتباه
Birkaç renk değişikliği yapalım ki ilgi çekici olsun.最初の 1 つを描きます。
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.C'è la versione non glamour di come appare oggi, dopo alcuni secoli.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.Es gibt eine unglamouröse Version davon, wie das heute aussieht, nach ein par Jahrhunderten.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.Este versiunea nefermecătoare a ceea ce pare azi, după câteva secole.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.Hier is de niet zo glamoureuze versie van hoe het boek er vandaag uitziet.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.Il y a la version non séduisante, comme elle paraît aujourd'hui, après quelques siècles.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.Istnieje też wersja pozbawiona uroku, ukazująca, jak to wygląda dzisiaj, po kilku wiekach.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.몇 세기가 지난 후에, 오늘날이 어떤지의 비매력적인 버전이 존재합니다.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.Вот анти-гламурная версия этого понятия несколько веков спустя.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.Това е не-бляскавата версия както изглежда в наши дни, след няколко века.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.יש את הגרסא הלא זוהרת של איך שזה נראה היום, אחרי כמה מאות.
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.هذه هي النسخة الغير مبهرة من ما هو باهر فعلياً هذه الأيام بعد عدة قرون
Birkaç yüzyıl sonra bugün, pek de ilgi çekici olmayan bir hali var.グラマーではありません 故意の不注意とは 技巧を隠す技術です
Bir köşenin tanjantına indirgedik. Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Uczymy się o tangensach kątów, ale to nie jest zbyt ciekawe.
Birleşik Krallık’ta esrar kullanımındaki eğilim bilhassa ilgi çekicidir.Av särskilt intresse är trenden för cannabisanvändning i Storbritannien.
Birleşik Krallık’ta esrar kullanımındaki eğilim bilhassa ilgi çekicidir.Între ţări există diferenţe considerabile, cifrele naţionale ale prevalenţei variind între 1,5 % și 38,6 %.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod