O da cebire önemli katkı sağladı.Und auch er leistete wertvolle Beiträge.
O da cebire önemli katkı sağladı.Và ông ta cũng có đóng góp đáng kể.
O da cebire önemli katkı sağladı.І він також зробив істтотний вклад.
O da cebire önemli katkı sağladı.איפה בהודו הוא חי
O da cebire önemli katkı sağladı.و قد قدم هذا العالم أيضاً العديد من الإضافات المهمة
O da cebire önemli katkı sağladı.そして、Al-Khwārizmī' がいます。
Ön cebimde değil. Ben arka cep adamıyım.Bukan di depan, saya ada di belakang.
Ön cebimde değil. Ben arka cep adamıyım.Ik stop het weg in mijn achterzak, niet in mijn voorzakken.
Ön cebimde değil. Ben arka cep adamıyım.앞주머니가 아닙니다. 왜냐하면 저는 늘 준비된 사람이기 때문이죠.
Ön cebimde değil. Ben arka cep adamıyım.Ne přední, mám radši zadní vrátka.
Ön cebimde değil. Ben arka cep adamıyım.No en el delantero, me gusta el bolsillo trasero.
Ön cebimde değil. Ben arka cep adamıyım.Я тот, кто пользуется задними карманами.
Ön cebimde değil. Ben arka cep adamıyım.לא בכיס הקידמי. אני גבר של הכיס האחורי.
Ön cebimde değil. Ben arka cep adamıyım.ليس في الجيب الامامي، انني رجل الجيب الخلفي
Ön cebimde değil. Ben arka cep adamıyım.以上です 学歴もないものが 生理用ナプキンが使われていないという
Ön cebimde değil.Không phải ở túi trước.
Ön cebimde değil.Nicht in der vorderen.
Ön cebimde değil.Nie w przedniej.
Ön cebimde değil.Non in quella laterale.
Ön cebimde değil.Nu în buzunarul din față.
Ön cebimde değil.Pas dans la poche de devant.
Ön cebimde değil.Όχι στην μπροστινή τσέπη.
Onları cebinde bozuk para gibi taşıyorsun.Como muchas monedas de 5 y 10 centavos.
Onları cebinde bozuk para gibi taşıyorsun.Likt så många fem och tiocentare.
Onları cebinde bozuk para gibi taşıyorsun.Seperti begitu banyak recehan , dan uang kecil
Onları cebinde bozuk para gibi taşıyorsun.Wie soviele andere die sich durch wenig Geld beinflussen lassen.
Onları cebinde bozuk para gibi taşıyorsun.Όπως τόσα πολλά ψιλά και δεκάρες.
Onları cebinde bozuk para gibi taşıyorsun.ファミリーにとってどんな利益がある?
Onları yemeyin: Cebinize koyun.Je hebt er niet veel aan, je kan ze alleen maar in je zak steken.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.Kacang ini tidak bisa dimakan, namun taruhlah di dalam saku Anda.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.그걸로 뭐 특별한 것을 할 건 아니고요, 그냥 주머니에 넣으세요
Onları yemeyin: Cebinize koyun.Nie zdają się na wiele, ale wkładamy je do kieszeni.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.Nu poţi să faci multe cu ele în afară să le pui în buzunar.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.On ne peut rien en faire à part les mettre dans sa poche.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.Viel kann man mit ihnen nicht anfangen, also stecken wir sie in unsere Tasche.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.Няма кой знае какво да се прави с тях, освен да си ги прибереш в джоба.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.Что с ними сделаешь: положим их в карман.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.אין מה לעשות איתם, אלא להניח בכיס.
Onları yemeyin: Cebinize koyun.لا نستطيع فعل الكثير بها إلا أن نضعها في جيوبنا
Onları yemeyin: Cebinize koyun.ルールは 毎回お酒を勧める度に
Ön ödeme yok. Cebinizden nakit para çıkmıyor.Никакви спестявания.
Onu cebirsel bir ifadede değil, gerçek bir görsel grafikte tanımladık.우리는 이 용어들을 대수학적으로 정의하지 않았어 우리는 실제 보이는 그래프로 정의했지
Onu cebirsel bir ifadede değil, gerçek bir görsel grafikte tanımladık.Non l'abbiamo definiamo in termini di espressione algebrica, l'abbiamo definita in termini di grafico.
Onu cebirsel bir ifadede değil, gerçek bir görsel grafikte tanımladık.Ми визначили її не алгебраїчним способом, а графічним, накреслили графік.
Onu cebirsel bir ifadede değil, gerçek bir görsel grafikte tanımladık.لم نقم بتعريفها من خلال عبارة جبرية، بل عرفناها عن طريق التمثيل الحالي
Onu cebirsel bir ifadede değil, gerçek bir görsel grafikte tanımladık.実際の グラフで定義しています。 f(0)は何ですか?これは、0です。
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Cô đưa chìa khóa trong túi và đi bộ lên và xuống đi bộ.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Dia memasukkan kunci ke dalam saku dan berjalan naik dan turun jalannya.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Ea a pus cheia în buzunar ei şi a mers în sus şi în jos mers pe jos de ei.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Ela colocou a chave no bolso e caminhou para cima e para baixo sua caminhada.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Elle mit la clef dans sa poche et se promenait dans sa promenade.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Hän laittaa avaimen taskuunsa ja käveli edestakaisin hänen kävellä.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Hon satte nyckeln i fickan och gick upp och ner henne gå.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Hun lagde nøglen i lommen og gik op og ned ad hendes tur.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.그녀는 주머니에 열쇠를 넣어 그녀의 산책을 위아래로 걸었다.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Letette a kulcsot a zsebében, és fel és alá járkált vele járni.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Mise la chiave in tasca e camminava su e giù per la sua passeggiata.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Ona je dal ključ v žep in hodil gor in dol ji sprehod.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Položila klíč do kapsy a šel nahoru a dolů po procházce.
O onun cebinde anahtar koymak ve onun yürüyüş yukarı ve aşağı doğru yürüdü.Položila kľúč do vrecka a šiel hore a dole po prechádzke.