- Cebimde iki tane var, dostum.Idziemy.
- Cebimde iki tane var, dostum.Ik heb er twee in mijn zak, makker. Laten we gaan.
- Cebimde iki tane var, dostum.Låt oss gå.
- Cebimde iki tane var, dostum.Még kettő, haver.
- Cebimde iki tane var, dostum.- Minulla on kaksi pussissani, kaveri.
- Cebimde iki tane var, dostum. - Tamam. Gidelim.Tengo dos en mi bolsa.
- Cebimde iki tane var, dostum. - Tamam. Gidelim.Tengo dos en mi bolsa.
- Cebimde iki tane var, dostum. - Tamam.Mám dvě v pouzdře, příteli.
- Cebimde iki tane var, dostum.- Tenho duas na minha mochila.
- Cebimde iki tane var, dostum.Έχω δύο στις τσέπες μου, φίλε.
- Cebimde iki tane var, dostum.Идемо.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Am realizat mea carte de buzunar şi numără o sută.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Ho prodotto il portafogli e contò un centinaio.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Ich produzierte meine Brieftasche und zählte hundert.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Ik produceerde mijn pocket-boek en telde een honderd.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.I produkowane mój portfel i odliczył sto.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.I παράγεται μου τσέπη-βιβλίο και μέτρησε εκατό.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Jag producerade min plånbok och räknade ut ett hundra.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.J'ai produit mon portefeuille et compta une centaine.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Jaz proizvaja moj žep-knjige in šteje od sto.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır."、Jeevesのこのテイク、"私は言った、"50人だけでは不十分です。
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Jeg producerede min lomme-bog og talte ud af hundrede.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Készítettem zsebemben-könyvet, és számolt el száz.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.내 주머니 도서를 생산 백을시켰다.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Produkoval jsem kapsy, knihy a počítá se sto.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Produkoval som vrecká, knihy a počíta sa sto.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Saya menghasilkan buku saku saya dan menghitung seratus.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Tôi sản xuất cuốn sách bỏ túi của tôi và tính ra một trăm.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Tuotin taskussani-kirja ja lasketaan ulos sata.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Джоба си книга и брои сто.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Я зробив мій гаманець і відрахував сто.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.Я произвел мой бумажник и отсчитал сто.
Cebimde-kitap üretilen ve yüz sayılır.أنا أنتج جيبي كتاب وعدها من أصل مئة.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Am avut bilet pentru caseta în buzunarul meu.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Ho avuto il biglietto per la casella in tasca.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Ich hatte das Ticket für die Box in meiner Tasche.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Ik had het ticket voor de box in mijn zak.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Imel sem karto za polje v žepu.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Jag hade biljett till rutan i min ficka.
Cebimde kutusu için bilet vardı.J'ai eu le ticket pour la boîte dans ma poche.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Jeg havde billet til boksen i lommen.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Mal som lístok na poli vo vrecku.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Měl jsem lístek na poli v kapse.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Miałem bilet na polu w kieszeni.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Minulla oli lippu laatikko taskussani.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Saya memiliki tiket untuk kotak di saku saya.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Tôi đã có vé cho hộp trong túi của tôi.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Volt a belépő a dobozt a zsebembe.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Είχα το εισιτήριο για το πλαίσιο στην τσέπη μου.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Имах билет за кутията в джоба си.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Я був квиток на поле в кишені.
Cebimde kutusu için bilet vardı.Я был билет на поле в кармане.
Cebimde nakitle gezmeyi sevmiyorum, kredi kartınızı alırım.Nerad nosím peníze po kapsách. Dejte mi kreditní kartu.
Cebimde nakitle gezmeyi sevmiyorum, kredi kartınızı alırım.Я не люблю мати готівку в кишені. Тож, дайте мені кредитну картку.
Cebimde ne kadar para var, diye düşündüm.Azt gondoltam, mennyi pénz van a zsebemben?
Cebimde ne kadar para var, diye düşündüm.E pensai: "Quanti soldi ho in tasca?
Cebimde ne kadar para var, diye düşündüm."Está bem." Pensei:
Cebimde ne kadar para var, diye düşündüm.Hoeveel geld had ik op zak?
Cebimde ne kadar para var, diye düşündüm.Ich überlegte, wie viel Geld ich in meiner Tasche habe.
Cebimde ne kadar para var, diye düşündüm.Je pensais, combien d'argent ai-je dans ma poche?