Ana içeriğe geç
Sözlük

cebi ile cümle

cebi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kalkülüs, cebir, trigonometri ve analitik geometri konularının üzerine inşa edilmiştir.Il calcolo infinitesimale poggia sull'algebra, la geometria analitica e la trigonometria.
Aynı takımdan Mark Webber ise ikinci cebin sahibi oldu.In questa fase, Mark Webber riuscì a segnare il tempo migliore.
Reel sayılar ayrıca cebirde bir cisim olarak önemli rol oynar.I numeri primi hanno un ruolo centrale anche nell'algebra.
Yüksek frekans cihazlarını kullanırken, bir elini daima cebinde tutardı.Chi fa diversamente, deve sempre avere il coltello in mano.
Cabirsel sayılar teorisi ve cebirsel geometri alanında çalışmalar yapmıştır.Ha fatto importanti contributi nella teoria dei numeri e nella geometria algebrica.
Tom cebinden bir parça kağıt çıkardı.Том вытащил из своего кармана кусочек бумаги.
Onu her zaman cebimde taşırım.Я всегда ношу это в своём кармане.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.Убери руку от моего кармана!».
Bununla birlikte Bombelli, Diophontos'un çalışmasının bir kısmını kendi cebir çalışmasında kullanmıştır.Он даже передал Даллесу через Парилли что-то вроде завещания.
2011'de soyut cebire yöneleceği beklenmektedir.В 2013 году ожидается Volt с поддержкой альтернативного топлива.
İlkinde (1908-19), cebirsel değişmezler ve sayı alanlarıüzerine etkin katkılar sağlamıştır.В первый период (1908—1919) она развивала теорию инвариантов и числовых полей.
Rufus adında bir tüysüz köstebeği vardır, onu genellikle pantolonunun cebinde taşır.У неё есть кошачьи ушки, которые она обычно прячет под шляпой.
Bunun yanında birçok kez seyahat masraflarını ben kendi cebimden ödedim.Во многих случаях оплачивал расходы из собственных средств.
Ve yine aslında Lie cebri doğrusal cebir(yani lineer cebir)dir.Когда мифы слаще правды (неопр.).
Cebine harçlık konur.Приключение в кармане.
Örneğin cebinizden bir kalem çıkarıyorsunuz.При этом из его кармана выпал клочок бумаги.
Daha sonra mantosunun cebinde bir tren bileti bulunmuştur.В кармане у него билет на поезд, в руках чемодан.
Ron onu hep cebinde tutar.Бай практически постоянно находился в его руках.
Swift yazdığı mektubu erkek arkadaşının ceketinin cebine koyar.وضعت سويفت الخطاب التي كتبته في جيب جاكيت صديقها.
Ve yine aslında Lie cebri doğrusal cebir(yani lineer cebir)dir."ومازال صوت فيروز جميلا دافئًا".
Yağmurluğunun cebinden çıkan iki eski mektubu okumaya başlar.و بدء بقراءة خطابين أخرجهم من البلطو الحامى من المطر .
Cebiş de savaşa gitmek isteyecek ama gözleri zayıf gördüğü için kabul edilmeyecektir.حاول أن يدخل الجيش لكنه رفض لأن لديه ضعف في البصر.
Büyük bir ihtimalle, kendisinin de katledileceğine inanmış olmalı; cebine Konfüçyus'la ilgili bir kitap alır.قد طلب هذا الشخص الحصول علي إذن لإلتقاط صورة للجثة و هي في التابوت كتزكار لوالديها .
Cebimde $35 ile gelmiştim.Cheguei aqui com 35 dólares no bolso.
Çok sinirlenen Cal, korumasına Jack'in paltosunun cebine kolyeyi bıraktırır.Furioso, ele faz seu guarda-costas colocar o colar no bolso do casaco de Jack.
Transandantal fonksiyonlar Cebirsel olmayan fonksiyonlardır.As funções transcendentais são funções que não são algébricas.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.Tire seus olhos!" ela chorou.
Dumbledore tarafından yapılan bir büyü nedeniyle Harry, taşı cebinde bulur.Devido a um encantamento colocado por Dumbledore, Harry encontra a pedra no bolso, após olhar no espelho.
Ron onu hep cebinde tutar.'Ele sempre estava com dinheiro na carteira.
Örneğin cebinizden bir kalem çıkarıyorsunuz.Ele arranca o pilão do bolso.
19. yüzyılın sonlarına kadar cebir genel olarak sadece denklem teorileri barındırıyordu.Antes do final do século XIX, somente cópias manuscritas eram produzidas.
Özellikle de, herhangi bir değişmeli halka kendi Althalkalar üzerinde herhangi bir cebiridir.Em particular, qualquer anel comutativo é uma álgebra sobre quaisquer de seus subanéis.
Wood'un verdiği kanıtın aynı zamanda cebirsel bir açığı vardı.A demonstração de Wood tinha uma falha de natureza algébrica.
Alman piyade kuvvetleri cebi daraltırken tanklar da kuzeye çark ederek Dinyeper'i geçtiler.Quando os alemães eliminaram a resistência, os tanques se viraram para o norte e atravessaram o Dnieper.
Kalkülüs, cebir, trigonometri ve analitik geometri konularının üzerine inşa edilmiştir.O político era chegado em trigonometria e geometria analítica.
Bunun yanında birçok kez seyahat masraflarını ben kendi cebimden ödedim.Ze hadden veelal uit eigen zak de reiskosten betaald.
Bilgisayarlı cebir sistemi (BCS) sembolik matematiği kolaylaştıran yazılım programıdır.Een computeralgebrasysteem (CAS) is een computerprogramma dat symbolische wiskunde kan uitvoeren.
Kulübün birçok giderini kendi cebinden ödemiştir.Zij hebben heel wat geld uit hun Brugs bedrijf in Club gestoken.
Tüm süreç boyunca Rufus sadece Ron'un cebinde kalır.Rufus zit altijd in Rons broekzak in plaats van een kooi.
Aynı takımdan Mark Webber ise ikinci cebin sahibi oldu.Teamgenoot Mark Webber werd tweede.
Doğal olarak, bu operatörler C* cebiri veya diğer operator cebirlerinin tanımına öncülük etmektedir.Deze namen komen zowel voor bij B-Spec coureurs of andere coureurs op de baan.
Cebir matematiğin bir branşıdır.Algebra is een wiskundevak.
Çocuk elini cebine koydu.De jongen stopte zijn hand in zijn zak.
Öylesine uğrayıverdiğim için kusuruma bakma, ama cebin kapalıydı.Het spijt me dat ik zomaar binnenval, maar je gsm stond uit.
Cebimde ne mi var?Wat er in m'n broekzak zit?
Rufus adında bir tüysüz köstebeği vardır, onu genellikle pantolonunun cebinde taşır.Właściciel kretoszczura Rufusa, którego nosi w kieszeni.
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.Drugie odgałęzienie przedniej żyłki kubitalnej nie miało odnóg tylnych.
Kuantum grup) olarak düşünülebilir, aynı mantıkla Weyl cebride simetrik cebirin bir nicemlemesidir.W opinii taksonomów jest to prawdopodobnie synonim Rasbora semilineata.
1545'te cebir alanında ilk Latince bilimsel eser olan Ars Magna'yı (büyük sanat) yayımaladı.W 1554 r. ogłosił swoje najsłynniejsze dzieło prawnicze w języku łacińskim pt. Practica rerum criminalium.
Cahit Arf, cebir konusundaki çalışmalarıyla dünyaca ün kazanmıştır.Międzynarodową sławę naukowca zdobył pracą nad owadami.
Kurbanın cebinde bir avuç çavdar bulunur.Reszta listu musi być w kieszeni mordercy.
Cebir altında bulunan kişi mazurdur.Mężczyzna prowadzący w mazurze to wodzirej.
Cebirde çıkarma işlemi bu sayıların diğer tam sayılarla toplanması olarak ifade edilir.Zadaniem rezusów było wskazanie zbioru o podobnej liczebności.
Ron onu hep cebinde tutar.Zawsze trzyma swoją różdżkę w bucie.
Kulübün birçok giderini kendi cebinden ödemiştir.Na koszty kongresu wykładali z własnych kieszeni.
Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı.Ubrany jest w czarną pelerynę, szalik owinięty na twarzy, a w ręku trzyma torbę.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.En man skrek "Ta bort handen från min ficka!
Aloha gömlekte genellikle dikili bir sol göğüs cebi mevcuttur.Gradbeteckning bärs i förekommande fall på skjortans vänstra brösthalva.
Banu cebine kalemlerini koydu.Han har endast utbytt penseln mot pennan.
"Banu cebine kalemlerini koydu."Rakar barberaren sig själv?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod