Ana içeriğe geç
Sözlük

cebel ile cümle

cebel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geiş지브랄타 해협 횡단
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişKorsning av Gibraltarsundet
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişLOT NAD CIEŚNINĄ GIBRALTARSKĄ
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişOversteek van de Straat van Gibraltar
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişPřelet Gibraltarského průlivu
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişSelat Gibraltar.
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişTraversarea Strâmtorii Gibraltar
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişTraversata dello Stretto di Gibilterra
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişTraversée du détroit de Gibraltar
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geiş[Travessia do Estreito de Gibraltar]
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişÜberquerung der Strasse von Gibraltar
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişΠτήση πάνω από το Στενό του Γιβραλτάρ
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişПересечение Гибралтарского пролива,
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişПрекосяване на протока Гибралтар
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişחציית מיצרי גיברלטר
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişمضيق جبل طارق
Cebelitarık kayası gibi duruyor.HIV face gripa să pară invariabilă ca Roca Gibraltarului.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.HIV lässt die Grippe wie den Fels von Gibraltar aussehen.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.HIV membuat flu terlihat seperti Batu Gibraltar.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.감기를 만들어냅니다.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.le VIH fait ressembler la grippe au Rocher de Gibraltar.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.Да грипп даже и в подмётки не годится изменчивому ВИЧ.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.Та грип навіть і в підметки не годиться мінливому ВІЛ.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.להיראות כצוק גיברלטר.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.كجبل طارق بين سلاسل الجبال.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.エイズの原因となるウイルスは
Cebelitarık'tan Hidistan'a kadar mistisizm ile birbirine bağlanmış.Gibraltártól Indiáig.
Cebelitarık'tan Hidistan'a kadar mistisizm ile birbirine bağlanmış.숨어 있는 강들은 신비주의로 연결되어 있습니다.
Cebelitarık'tan Hidistan'a kadar mistisizm ile birbirine bağlanmış.שנואים על ידי הטאליבן. הנהר החבוי, מחובר למיסטיות
Cebelitarık'tan Hidistan'a kadar mistisizm ile birbirine bağlanmış.مترابطه مع التصوف من جبل طارق الى الهند
Cebelitarık'tan Hidistan'a kadar mistisizm ile birbirine bağlanmış.將從直布羅陀到印度 所有神秘唧嘢連接起身。
Cebelitarık'tan Hidistan'a kadar mistisizm ile birbirine bağlanmış.神秘主義とつながっています 礼儀正しい外国人を
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Các triết gia, nhà soạn kịch, nhà thần học đã vật lộn với câu hỏi này hàng thế kỉ:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filosofi, drammaturghi, teologi hanno affrontato per secoli questa domanda:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filosofit, näytelmäkirjailijat ja teologit ovat kamppailleet tämän kysymyksen parissa vuosisatoja:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filósofos, dramaturgos, teólogos han lidiado con esta pregunta durante siglos:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filósofos, dramaturgos, teólogos têm-se debatido com esta questão desde há séculos:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filozofi, dramatici, teológovia sa s touto otázkou borili celé stáročia:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filozofové, dramatici, teologové už po staletí zápolí s otázkou:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filozofowie, dramatopisarze, teolodzy od wieków poszukują odpowiedzi na pytanie:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filozófusok, drámaírók, teológusok évszázadok óta küszködnek ezzel a kérdéssel:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Flilosofi, dramaturgi şi teologi s-au zbătut cu această întrebare de secole:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:철학자, 극작가, 신학자들은 수 세기동안 한 가지 질문에 매달렸습니다.
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Philosophen, Dramatiker, Theologen ringen seit Jahrhunderten mit dieser Frage:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Philosophes, dramaturges, théologiens ont débattu de cette question pendant des siècles :
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Φιλόσοφοι, δραματουργοί, θεολόγοι έχουν καταπιαστεί με αυτό το ερώτημα για αιώνες:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Философи, драматици, теолози са се измъчвали с този въпрос с векове:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Философы, драматурги, богословы веками обсуждали этот вопрос:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:פילוסופים, מחזאים ותיאולוגים נאבקו מאות שנים בשאלה זו
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:الفلاسفةً، والمسرحيون، وعلماء الدين طوال قرون، بحثوا عن الإجابة الشافية لهذا السؤال
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:何世紀にも渡ってこの問題に取り組んできました 何が人の道を誤らせるのか
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.과거에는, 우리의 조상들은 누군가가 죽었을 때 생기는 질문들에 관해 애쓸 필요가 없었습니다.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Nel passato i nostri antenati non dovevano arrovellarsi tanto con questo problema.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.No passado, os nossos ancestrais nunca tiveram de se debater tanto com esta questão de quando alguém morreu.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Nuestros antepasados nunca tuvieron que vérselas con esta cuestión de si alguien estaba muerto.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Onze voorouders worstelden in het verleden nooit zo veel met deze vraag wanneer iemand dood was.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Trong quá khứ, tổ tiên của chúng ta đã chẳng phải vật lộn với câu hỏi khi nào thì một người nào đó chết.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Unsere Vorfahren hatten früher nie so schwer mit der Frage zu kämpfen, wann jemand tot war.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Våra förfäder behövde inte kämpa med frågan om när någon var död.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.V minulosti sa naši predkovia nemuseli tak trápiť s otázkou niečej smrti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod