IMDb'de John CazaleWith Streep came John Cazale.
Voo Voo, 1985 yılında kurulmuş olan Polonyalı bir caz-rock grubudur.Voo Voo is a Polish rock band formed in 1985.
Heykel başlıca turistik cazibe merkezlerinden biri haline geldi.The statue became one of the main tourist attraction sights.
Yedi yıl boyunca Jazziz magazin dergisi tarafından Yılın En iyi Caz Flütçüsü seçildi.For seven years in a row, he was chosen best jazz flautist by readers of Jazziz magazine.
1960'lı yıllarda caz müziğini söylediyse de, klasik pop şarkılarıyla daha çok tanınıyordu.She sang jazz in the 1960s, but was more known for her 'conventional' pop songs.
Caz şarkıcısı Ella Fitzgerald ve balerin Anna Pavlova hayranıydı.Anna's name was named after the beautiful and talented ballerina, Anna Pavlova.
Cook, 4 yaşında caz, tap ve bale dersleri almaya başladı.A dancer from age four, Cook began taking jazz, tap and ballet lessons.
Riccardo Cazzola (8 Ekim 1985), İtalyan futbolcudur.Riccardo Cazzola (born 8 October 1985) is an Italian football midfielder.
Ek olarak albümde ağır gitar ve caz tınıları olduğunu açıkladı.In addition, it also features heavy guitars and jazz tones.
Bu istatistikte Vatikan'ın egzotik bahçelerinin de bir cazibesi vardır.The Vatican's exotic gardens are also an attraction.
İki kızı, Cazzie ve Romy, olan çift Pacific Palisades, Kaliforniya'da yaşadılar.They have three children and live in Pacific Palisades, California.
Rock, Blues, ve Caz müzik türlerinde çok kullanılan bir gitar türüdür.The riff that he sings and plays is really a very basic blues-type thing.
Peles, Rimon Caz ve Çağdaş Müzik Okulundan mezundur.Peles graduated from the Rimon School of Jazz and Contemporary Music.
Müzede 2007 yılında La Caze'yi anma ve teşekkür etme amacıyla 1869: Watteau, Chardin...In 2007, this bequest was the topic of the exhibition "1869: Watteau, Chardin... entrent au Louvre.
Tüm zamanların en ünlü caz gitaristlerinden biri olarak bilinir.Fastest Guitarists of All Time.
Albüm, ünlü caz plak şirketi Blue Note Records'tan çıktı.Translation with explanatory notes of The Blue Cliff Record.
Pehlivanlıkta olduğu gibi cazgırlıkta da usta-çırak geleneği vardır.Gűnűműzde Geleneksel Tűrk Sanati.
1951), baterist ve cazcı.1953) on drums and percussion.
Geleneksel bir Türk hamamını denemek isteyen turistler için önemli bir cazibe merkezidir.It is an important attraction for tourists, who use it to experience a traditional Turkish bath.
Orada cazdan rocka, hatta heavy metal'e kadar her türlü müzik çalan gruplarla beraber çalıştı.I will still continue to write all types of music including Heavy Fucking Metal.
Marge, tüm ailenin bir caz kulübüne gideceğini açıklar.Marge suggests that the family could go to a circus.
1 Aralık 1997) Fransız caz kemancısı.(1989) The French Cheese Book.
Genellikle caz müzikte kullanılmıştır.It is sometimes replaced by gesture music.
Buna ek olarak Caz ve Piston trombonlar belirli tür müziklerde sıkça kullanılır.Jitterbug and foxtrot music are often included in this category.
1869 yılında, Dr. Louis La Caze'nin bağışladığı 583 tablodan biridir.The painting hangs in The Louvre; it is one of 583 works donated by Dr. Louis La Caze in 1869.
Gar'ın stilinde yıllar süren caz eğitiminin etkisi büyüktür.Gar's style was heavily influenced by years of jazz training.
1981) 1910 - Django Reinhardt, Belçikalı caz gitaristi ve besteci (ö.1981) 1910 – Django Reinhardt, Belgian guitarist and composer (d.
Kadın giysileri, erkek giysilerine göre, daha cazibeli görünür.A woman dressing in men's clothing is considered to be a more acceptable activity.
Pop, soft rock ve caz ritimleri içerir.The album features pop, soft rock and jazz rhythms.
Kariyeri boyunca caz ve klasik müzik tarzlarında şarkı yazdı ve seslendirdi.She has written and played jazz and classical music during her career.
The Art Ensemble, Caz'ın kendi tarihi içerisinde hatırı sayılır bir şöhrete sahiptir.The McT Band has a proud tradition of excellence throughout its history.
Bu asiller cazalandırıldılar ve bazıları unvanlarını kaybettiler.The inscriptions are neglected, and some have been vandalised.
Onun müzikal notasyon serisi geometrik ve renk sabitlemelerine bağlı caz öğelerine dayanmaktadır.His musical compositions are characterized by their emphasis on instrumental colour and atmosphere.
Caz müziğinin önemli figürleri arasında kabul edilmektedir.He claims influence from jazz records among others.
Şarkıda, caz öğeleri ağır basmaktadır ve sözlerin tamamı İngilizcedir.Now all songs are in English and the growls are quite easy to understand.
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.Bats are also threatened in the U.S. by their attraction to wind farms.
Muhteşem Art Tatum -- (Amerika'lı ünlü caz piyanisti) Derek:It's the great Art Tatum -- DP:
Güzellik ve cazibe doğanın hayatta kalma araçlarıdır, çünkü biz âşık olduklarımızı koruruz.Beauty and seduction is nature's tools for survival because we protect what we fall in love with.
Başka kim yerlileri cazibesi yılan gibi sevimli tavşan ve sülün olabilirdi Hindistan'da?Who else could have been charming rabbits and pheasants as the natives charm snakes in India?
Sonuç olarak çocukların 2/3'i lokumların cazibesine dayanamıyor.What happens is two-thirds of the kids give in to temptation.
Cazibeye karşı koyuyorlar.They resist the temptation.
Caz tarihi dendiğinde Morrisania.like in Morrisania, about the jazz history.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.But the election magic doesn't stop there.
Biz bize Rab dua edelim cazip. "Let us pray the Lord that we be not tempted."
"Ve ben," Phineas söyledi; "ama biz de çok cazip eğer, neden, onlara bakalım"And so I do," said Phineas; "but if we are tempted too much--why, let them look out, that's all."
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıWell resisting temptation is hard, as the 19th century English economist
1932 yılında bunun ne kadar cazip olduğunu anlayabiliyorum.I can see how this was a very tempting in 1932
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Jazz musicians need some notes -- most of them need some notes on the page.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.But too many rules prevent accomplished jazz musicians from improvising.
Ya yaşam alanımızı eğlenceli, cazip, temiz... ... ve çevre dostu yaparsak ?What if you could make them fun, attractive, clean, environmentally friendly?
Fakat bu yeni dostunuzu takip etme cazibesine karşı koyabilecek misiniz?But will you be able to resist the temptation to track your fellow man?
(Müzik - Caz).
Biz, burayı şirketlerin yurt dışına gitmektense, burada kalmasını sağlayacak kadar cazip kılamadık.We have made it less attractive for enterprises to stay here than to go offshore from time to time.
Ben başkan olarak, şirketlerin Amerika'yı tekrar cazip bulmalarını sağlayacağım.What I will do as president is make sure it\'92s more attractive to come to America again.\
Bu, ilk hücum edeceğiniz korkusuyla saldıracaklara önceden saldırmanızın cazibesini yok edecektir.That would remove the temptation to invade preemptively, out of fear of them attacking you first.
Biraz Caz Bara gitmek istermisin?Do you want to go to a jazz bar in a little bit?
Biz Caz Bara gidiyoruz.We're going to a jazz bar.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.It is a struggle within, a struggle against vice, sin, temptation, lust, greed.
Umut, direnç ve cazibenin hikayesi bu.It is a story of hope, resilience and glamour.
Bu cazibe nereden geliyor?What's the fascination?