Ana içeriğe geç
Sözlük

caz ile cümle

caz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Yani, bu seansın saf zevk üzerine olması gerekiyordu ama cazibe kısmen anlamla ilgili.Zatem ten odczyt powinien dotyczyć wyłącznie przyjemności, ale glamour częściowo wiąże się ze znaczeniem.
Yani, bu seansın saf zevk üzerine olması gerekiyordu ama cazibe kısmen anlamla ilgili.Наш разговор кажется приятным и безобидным, но вынуждена вас огорчить.
Yani, bu seansın saf zevk üzerine olması gerekiyordu ama cazibe kısmen anlamla ilgili.Тази лекция трябваше да бъде за чистото удоволствие, но блясъкът има отношение и към смисъла.
Yani, bu seansın saf zevk üzerine olması gerekiyordu ama cazibe kısmen anlamla ilgili.אז, המפגש ביניהם אמור להיות תענוג צרוף אבל משמעות היא רק חלק מהזוהר.
Yani, bu seansın saf zevk üzerine olması gerekiyordu ama cazibe kısmen anlamla ilgili.إذاً، هذه الجلسة من المفترض أن تكون ممتعة لكن الروعة حقاً وإلى حد ما هي المعنى
Yani, bu seansın saf zevk üzerine olması gerekiyordu ama cazibe kısmen anlamla ilgili.グラマーは「意味」にも関係します 誰にでも どの文化にも
Yani cazibe tehlikeli olabilir.Alors le glamour peut être dangereux.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.Así que el glamur puede ser peligroso,
Yani cazibe tehlikeli olabilir.Deci glamourul poate fi periculos.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.Glamour kan dus gevaarlijk zijn.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.Glamour kann also gefährlich sein.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.그래서 매력은 위험할 수 있습니다.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.Quindi il glamour può essere pericoloso.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.Zatem glamour może być niebezpieczny.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.Гламур — это большая опасность.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.Така че, блясъкът може да бъде опасен.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.אז זוהר יכול להיות מסוכן.
Yani cazibe tehlikeli olabilir.لذا فإن الابهار يمكن أن يكون خطيراً
Yani cazibe tehlikeli olabilir.グラマーには純粋な 魅力と価値があります
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.Alors comme je dis, dans l'art religieux, vous savez, Dieu n'est pas séduisant.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.Como yo digo, en el arte religioso Dios no es glamuroso.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.Deci după cum spun, în arta religioasă, Dumnezeu nu este seducător.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.God is niet glamoureus.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.제가 말했던 대로, 종교 예술에서는 알다시피 신은 매력적이지 않습니다.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.Quindi come ho detto, nell'arte religiosa, Dio non è glamour.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.Wenn ich das sage, dann ist Gott in der religiösen Kunst nicht glamourös.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.Zatem, jak twierdzę, w sztuce religijnej Bóg nie jest postacią glamour.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.Как я уже говорила, Бог в религиозном искусстве совсем не гламурный.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.Според мен, в религиозно изкуство, Бог не е бляскав.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.אז כפי שאמרתי, באמנות דתית, אתם יודעים, אלוהים הוא לא זוהר.
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.لذلك كما قلت، في الفن الديني، تعلمون، الرب لايكون مبهرا
Yani dediğim gibi dini sanatta Tanrı cazibeli değildir.神は全知全能で
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Ako rád pripomínam, toto nie sú jazzové oblasti mozgu.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Comme j'aime le dire, ce ne sont pas les zones jazz du cerveau.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Como gosto de dizer, não são as áreas do "jazz" do cérebro.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Como me gusta decir, estas no son las "zonas de jazz" del cerebro.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Ik wil benadrukken dat dit niet 'de jazzgebieden' van de hersenen zijn.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Jak zwykłem mówić, nie są to jazzowe obszary mózgu.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.제가 말하고 싶은 것처럼, 이것들은 두뇌의 재즈 영역들이 아닙니다.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Như tôi đã nói, đây không phải là các lĩnh vực nhạc jazz của não
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Nu sunt "zonele jazz" ale creierului.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Saya suka mengatakan ini bukanlah "bagian jazz" dari otak.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Szeretném leszögezni, hogy ezek nem az agy jazz területei.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Voglio precisare che non sono le "aree jazz" del cervello.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Wie ich zu sagen pflege, dies sind nicht Jazz-Areale des Gehirns.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Όπως μου αρέσει να λέω, αυτές δεν είναι οι τζαζ περιοχές του εγκεφάλου.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Както обичам да казвам, това не са джаз областите на мозъка.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.Хочу уточнить, это не джазовые области мозга.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.כמו שאני אוהב לומר, אלה לא אזורי הג'אז של המוח.
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.واريد ان اضيف .. ان هذه المناطق ليست مناطق موسيقى الجاز
Yani en sevdiğim tabirle, bunlar beynin caz alanları değil.反省 内省 ワーキングメモリなど
Yarısaydamlık cazibelidir -- tüm bu insanların inci takmasının sebebi budur.Doorschijnendheid is glamoureus. Daarom dragen al deze mensen parels.
Yarısaydamlık cazibelidir -- tüm bu insanların inci takmasının sebebi budur.반투명은 매력적입니다. 그것이 모든 사람들이 진주를 착용하는 이유입니다.
Yarısaydamlık cazibelidir -- tüm bu insanların inci takmasının sebebi budur.La translucidité est séduisante -- c'est pourquoi tous ces gens portent des perles.
Yarısaydamlık cazibelidir -- tüm bu insanların inci takmasının sebebi budur.La traslucidità è glamour - ecco perché tutte queste persone indossano le perle.
Yarısaydamlık cazibelidir -- tüm bu insanların inci takmasının sebebi budur.Lichtdurchlässigkeit ist glamourös - das ist der Grund, warum all diese Menschen Perlen tragen.
Yarısaydamlık cazibelidir -- tüm bu insanların inci takmasının sebebi budur.Prześwitywanie jest glamour - oto, dlaczego ci wszyscy ludzie noszą perły.
Yarısaydamlık cazibelidir -- tüm bu insanların inci takmasının sebebi budur.Transluciditatea este seducătoare -- de aceea toți acești oameni poartă perle.
Yarısaydamlık cazibelidir -- tüm bu insanların inci takmasının sebebi budur.Замъглеността е бляскава - затова всички тези хора носят перли.
Yarısaydamlık cazibelidir -- tüm bu insanların inci takmasının sebebi budur.שקיפות חלקית היא זוהרת -- לכן כל האנשים האלה עונדים פנינים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod