caz ile cümle
caz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Laten we niet zwichten voor de verleiding om oorlog te automatiseren.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Låt oss inte falla för frestelsen att automatisera krig.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Não podemos cair na tentação de automatizar a guerra.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Ne cédons pas à la tentation d'automatiser la guerre.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Ne dőljünk be az automatizált háború csábításának.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Nepodlehněme pokušení automatizovat války.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Nie ulegajmy pokusie zautomatyzowanej wojny.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.No caigamos en la tentación de automatizar la guerra.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Non soccombiamo alla tentazione di automatizzare la guerra.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Să nu cedăm tentației de a automatiza războiul.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Ας μην υποκύψουμε στον πειρασμό να αυτοματοποιήσουμε τον πόλεμο.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Давайте не будем поддаваться соблазну автоматизировать военные действия.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Не піддаваймося спокусі зробити війну автоматизованою.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.בואו לא ניכנע לפיתוי של מיכון המלחמות.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.دعونا لا نستسلم لإغراء أتمتة الحرب.
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.独裁政府や犯罪組織は間違いなく その魅力に屈するでしょうが
Şehrin cazibe, efendim.Památky města, pane.
Şehrin cazibe, efendim.Pamiatky mesta, pane.
Şehrin cazibe, efendim. Sayın Bickersteth onun eskort olarak görev yapmaktadır.도시의 명소입니다. 씨 Bickersteth 그의 호위의 역할을합니다.
Şehrin cazibe, efendim. Sayın Bickersteth onun eskort olarak görev yapmaktadır.مشاهد من المدينة ، يا سيدي. السيد بيكرستيث يتصرف كما المرافق له.
Şehrin cazibe, efendim. Sayın Bickersteth onun eskort olarak görev yapmaktadır.私は彼らの直接の目的はグラントの墓was空想。"
Şehrin cazibe, efendim.Sehenswürdigkeiten der Stadt, Sir.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.I consigli sul sesso non sono glamour.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.섹스 정보는 매력적이지 않습니다.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.Les conseils sexuels ne sont pas séduisants.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.Los consejos de sexo no son glamurosos.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.Ponturile despre sex nu sunt seducătoare.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.Porady seksualne nie są glamour.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.Sekstips zijn niet glamoureus.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.Sex-Tipps sind nicht glamourös.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.Секс съветите не са бляскави.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.Советы о сексе — это не гламур.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.טיפים על סקס זה לא זוהר.
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.النصائح الجنسية ليست مبهرة
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.ドリュー・バリモアは魅力的でも
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Ale chápu, že by nebylo pro zákony dobré jméno:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Capisco che questo non è un nome molto attraente per una legge:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Entiendo que ese no es un nombre muy atractivo para una ley:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Ich kann schon verstehen, dass das kein guter Titel für ein Gesetz ist:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Ik snap wel, dit is geen aantrekkelijke naam voor een wet:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Înțeleg că n-ar prea fi atractiv un titlu de lege ca
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:그래서 저는 이 법안의 이름이 별로 좋지 않다고 생각합니다.
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Mam lepszą nazwę dla tej ustawy:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Nah, saya paham itu bukan nama yang menarik untuk undang-undang:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Nu kan jag se att det inte är ett särskilt attraktivt namn på en lagstiftning:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Nu kan jeg forstå at det ikke er et særlig attraktivt navn for en lov:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Percebo que não seria um nome atrativo para a lei:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Seveda razumem, da ne bi bilo prav privlačno:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Tôi thấy rằng đó không phải là một cái tên rất hấp dẫn cho một đạo luật.
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Καταλαβαίνω βέβαια πως αυτό δεν είναι πολύ ελκυστικό όνομα για νομοθεσία:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Сега, разбирам, че това не е много привлекателно име за закон:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Я вже уявляю, що це не надто приваблива назва для закону:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:Я, понимаю, что не самым привлекательным для закона названием было бы:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:אני יכול להבין מדוע זה איננו שם אטרקטיבי במיוחד לחוק:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:الآن أستطيع أن أرى أن هذا ليس اسماً جذاباً جداً للتشريع:
Şimdi anlayabiliyorum, şu bir yasa için pek de cazip bir isim olmazdı:『落ちこぼれだらけ法』 というのではね
Şimdi yaptığım bir araştırmaya göz atalım: Bir fMRI tarayıcıda Caz.Acum voi expune un studiu pe care l-am facut constand in interpretarea de muzica Jazz intr-un scaner fRMN.
Şimdi yaptığım bir araştırmaya göz atalım: Bir fMRI tarayıcıda Caz.Agora vou analisar um estudo que fiz, que foi Jazz num scanner IRMf.
Şimdi yaptığım bir araştırmaya göz atalım: Bir fMRI tarayıcıda Caz.Ahora voy a repasar un estudio que hice del jazz en el escáner de resonancia.
Şimdi yaptığım bir araştırmaya göz atalım: Bir fMRI tarayıcıda Caz.Nu ga ik een studie laten zien namelijk 'Jazz in een fMRI-scanner'.