Ana içeriğe geç
Sözlük

caz ile cümle

caz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Bu cazibe nereden geliyor?ماهو سبب الجاذبية؟
Bu cazibe nereden geliyor?それに対しての答えは
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Aceasta e o poză seducătoare.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.C'è uno scatto glamour.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Das ist ein glmaouröses Bild.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Hier een glamourshot.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.매력적인 사진이 있습니다.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Świetnie uchwycony glamour.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Un toma glamurosa.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Voici une photo séduisante.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Очень гламурно.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Това е бляскава снимка.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.הנה תצלום זוהר.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.هذه لقطة رائعة
Bu da cazibeli bir fotoğraf.ナチズムはグラマーに関わります
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.A to ju robí neobyčajne zaujímavým miestom pre výskum.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Cela en fait un endroit extraordinairement intéressant à explorer.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Dlatego to bardzo interesujący kierunek badań.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Een buitengewoon interessante plek dus om te onderzoeken.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Ez különlegesen érdekessé teszi, mint felfedezni való bolygót.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.이 사실은 유로파를 탐사하기에 굉장히 흥미로운 장소가 되게 합니다.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Proto je to nesmírně zajímavé místo vhodné k průzkumu.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Și asta o face un loc extraordinar de explorat.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Und das macht es zu einem außerordentlich spannenden Ort für Untersuchungen.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Và điều đó biến nó thành một điểm khám phá thú vị lạ thường.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.И это делает её необычайно интересной для исследования.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Това я прави изключително интересно място за изследване.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.וזה הופך אותו לאתר מחקר מעניין במידה יוצאת דופן.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.مما يجعل من يوروبا مكان يستحق الإستكشاف
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.海というのは おそらく生命誕生の確率が最も高い場所です
Bu değişkenlerden birini elemek oldukça cazip bir fikir gibi görünüyor.이는 변수를 제거하고 싶게하네요.
Bu Derek'in kahramanlarından biri. Muhteşem Art Tatum -- (Amerika'lı ünlü caz piyanisti) Derek: Art Tatum.L'un des héros de Derek est le grand Art Tatum...
Bu Derek'in kahramanlarından biri. Muhteşem Art Tatum -- (Amerika'lı ünlü caz piyanisti) Derek:Dit is een van Dereks helden, de geweldige Art Tatum - DP:
Bu Derek'in kahramanlarından biri. Muhteşem Art Tatum -- (Amerika'lı ünlü caz piyanisti) Derek:Это один из кумиров Дерека, великий Арт Тэйтум.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.Aceasta e cea mai puțin seducătoare revistă de pe piață -- e numai despre ponturi despre sex.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.C'est le magazine le moins séduisant en kiosque -- il ne s'agit que de conseils sexuels.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.Das ist das am wenigsten glamouröse Magazin am Zeitungskiosk - es geht nur um Sex-Tipps.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.Dit is het minst glamoureuze magazine in de kiosk: het gaat allemaal over sekstips.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.E' la rivista meno glamour dell'edicola - è tutta su consigli sessuali.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.Es la revista menos glamurosa del kiosco, es toda sobre consejos de sexo.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.이것은 신문 가판대에 있는 매력없는 잡지입니다. 온통 섹스 정보 뿐이죠.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.To najmniej urzekający magazyn na stoisku z gazetami - zawiera wyłącznie porady seksualne.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.Там гламура меньше, чем в любом другом журнале — в нём есть только советы о сексе.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.Това е най-небляскавото списание на медийния щанд - предлага само секс съвети.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.זה המגזין הכי פחות זוהר על המדפים -- הכל שם זה טיפים על סקס.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.هذه المجلة هي الأقل إبهارا في حامل المجلات وهي عن نصائح جنسية
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.下ネタはグラマーではない
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.Aby osiągnąć efekt hollywoodzkiego blasku, angażowano ogromny nakład najnowszych osiągnięć technicznych.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.A fost o cantitate impresionată de reușite tehnice asociată cu crearea acestui glamour hollywoodian.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.C'era un grosso ammontare di conquiste tecniche associate alla creazione di questo glamour di Hollywood.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.Er kwam enorm veel technisch kunst- en vliegwerk bij kijken om die Hollywoodglamour te creëren.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.Il y avait une réussite technique énorme associée à la création de ce glamour d'Hollywood.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.이런 할리우드의 매력을 만들어내는 것과 관련해서 엄청난 기술적 성과가 있었습니다.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.Se han realizado una gran cantidad de avances técnicos promovidos por este glamur hollywoodiense.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.Ассоциируемый с Голливудом гламур стал возможен благодаря огромному количеству технических достижений.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.Има огромен брой технически постижения свързани със създаването на Холивудския блясък.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.הייתה התקדמות טכנית אדירה הקשורה ליצירת אותו זוהר הוליוודי.
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.لقد كان هناك مقداراً هائلاً من الإنجاز التقني المرتبط بخلق هذا الانبهار في هوليوود
Bu Hollywood cazibesinin yaratılmasıyla bağlantılı olarak büyük ölçülü teknik başarılar elde edildi.確実に進歩してきました 画像修正や 照明や メーキャップの専門家がいます
Bu, ilk hücum edeceğiniz korkusuyla saldıracaklara önceden saldırmanızın cazibesini yok edecektir.Eso eliminaría la tentación a invadir preventivamente por temor a ser atacado primero.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod