caz ile cümle
caz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bu caz deneylerinde kullandığımız plastik bir MIDI piyano.(Βίντεο) Τσάρλς Λίμπ: Αυτό είναι ένα πλαστικό MIDI πιάνο που χρησιμοποιούμε για τα τζαζ πειράματα.
Bu caz deneylerinde kullandığımız plastik bir MIDI piyano.(Видео) Чарлз Лимб: Това е пластмасов MIDI пиано клавиатура, която ние използваме за джаз експериментите.
Bu caz deneylerinde kullandığımız plastik bir MIDI piyano.(Видео) Чарльз Лимб: Это пластмассовая MIDI-клавиатура, которую мы используем для джазовых экспериментов.
Bu caz deneylerinde kullandığımız plastik bir MIDI piyano.זוהי מקלדת MIDI מפלסטיק שבה אנו משתמשים לצורך ניסויי הג'אז.
Bu caz deneylerinde kullandığımız plastik bir MIDI piyano.(فيديو) شارليز ليمب : هذا بيانو بلاستيكي صغير يستخدم في عمليات تجريبية لموسيقى الجاز
Bu cazibe nereden geliyor?Ce-i atât de fascinant?
Bu cazibe nereden geliyor?Có gì mà thích thú đến vậy?
Bu cazibe nereden geliyor?Čo ich na nich tak fascinuje?
Bu cazibe nereden geliyor?Co je na nich tak fascinuje?
Bu cazibe nereden geliyor?Co je tak fascynuje?
Bu cazibe nereden geliyor?무엇이 멋진 것일까요?
Bu cazibe nereden geliyor?Miért bűvölik el őket?
Bu cazibe nereden geliyor?Perché li affascina tanto?
Bu cazibe nereden geliyor?Pourquoi cette fascination ?
Bu cazibe nereden geliyor?"Qual é o fascínio?"
Bu cazibe nereden geliyor?¿Qué les fascina tanto?
Bu cazibe nereden geliyor?Vad är det som fascinerar så?
Bu cazibe nereden geliyor?Vanwaar de fascinatie?
Bu cazibe nereden geliyor?Wo liegt die Faszination?
Bu cazibe nereden geliyor?В чём их очарование?
Bu cazibe nereden geliyor?Защо са интересни динозаврите?
Bu cazibe nereden geliyor?מה כל כך מרתק בהם?
Bu cazibe nereden geliyor?ماهو سبب الجاذبية؟
Bu cazibe nereden geliyor?それに対しての答えは
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Aceasta e o poză seducătoare.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.C'è uno scatto glamour.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Das ist ein glmaouröses Bild.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Hier een glamourshot.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.매력적인 사진이 있습니다.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Świetnie uchwycony glamour.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Un toma glamurosa.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Voici une photo séduisante.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Очень гламурно.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.Това е бляскава снимка.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.הנה תצלום זוהר.
Bu da cazibeli bir fotoğraf.هذه لقطة رائعة
Bu da cazibeli bir fotoğraf.ナチズムはグラマーに関わります
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.A to ju robí neobyčajne zaujímavým miestom pre výskum.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Cela en fait un endroit extraordinairement intéressant à explorer.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Dlatego to bardzo interesujący kierunek badań.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Een buitengewoon interessante plek dus om te onderzoeken.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Ez különlegesen érdekessé teszi, mint felfedezni való bolygót.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.이 사실은 유로파를 탐사하기에 굉장히 흥미로운 장소가 되게 합니다.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Proto je to nesmírně zajímavé místo vhodné k průzkumu.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Și asta o face un loc extraordinar de explorat.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Und das macht es zu einem außerordentlich spannenden Ort für Untersuchungen.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Và điều đó biến nó thành một điểm khám phá thú vị lạ thường.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.И это делает её необычайно интересной для исследования.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.Това я прави изключително интересно място за изследване.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.וזה הופך אותו לאתר מחקר מעניין במידה יוצאת דופן.
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.مما يجعل من يوروبا مكان يستحق الإستكشاف
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.海というのは おそらく生命誕生の確率が最も高い場所です
Bu değişkenlerden birini elemek oldukça cazip bir fikir gibi görünüyor.이는 변수를 제거하고 싶게하네요.
Bu Derek'in kahramanlarından biri. Muhteşem Art Tatum -- (Amerika'lı ünlü caz piyanisti) Derek: Art Tatum.L'un des héros de Derek est le grand Art Tatum...
Bu Derek'in kahramanlarından biri. Muhteşem Art Tatum -- (Amerika'lı ünlü caz piyanisti) Derek:Dit is een van Dereks helden, de geweldige Art Tatum - DP:
Bu Derek'in kahramanlarından biri. Muhteşem Art Tatum -- (Amerika'lı ünlü caz piyanisti) Derek:Это один из кумиров Дерека, великий Арт Тэйтум.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.Aceasta e cea mai puțin seducătoare revistă de pe piață -- e numai despre ponturi despre sex.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.C'est le magazine le moins séduisant en kiosque -- il ne s'agit que de conseils sexuels.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.Das ist das am wenigsten glamouröse Magazin am Zeitungskiosk - es geht nur um Sex-Tipps.
Bu gazete bayiinde en az cazibeye sahip olan dergi -- seks hakkıda ip uçlarıyla dolu.Dit is het minst glamoureuze magazine in de kiosk: het gaat allemaal over sekstips.