caz ile cümle

caz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.風車への吸引にも脅かされています 繰り返しますが —
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Aber damit nicht genug des Wunderbaren:
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Ale czar wyborów nie kończy się tutaj.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.A volilna čarovnija se tu ne konča.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Dar magia alegerilor nu se opreşte aici.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.De a választási bűvészet nem ér véget itt.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.하지만 선거의 마법은 거기서 그치지 않습니다.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Maar de verkiezingsmagie stopt niet hier.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Mais la magie de l'élection ne s'arrête pas là.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Ma la magia delle elezioni non finisce qui.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Mas a magia da eleição não acaba aqui.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Men valmagin slutar inte där.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Mutta, edut eivät lakkaa tähän.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Namun masih ada keajaiban pemilu yang lain.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Nhưng sự bầu cử kỳ diệu không dừng lại ở đó.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Pero la magia de las elecciones no se detiene ahí.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Tady ale volební kouzla nekončí.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Αλλά η μαγεία της ψηφοφορίας δεν σταματάει εδώ.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Але це ще не всі виборчі чари.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Но волшебство выборов не заканчивается здесь.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.Но избирателната магия не спира дотук.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.אבל אפשר לעשות עוד הרבה עם הקסם הזה.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.لكن سحر الإنتخابات لا يتوقف هناك.
Ancak bu seçimin cazibesi burada bitmiyor.我々は選挙の全過程を
Ancak Syngmyn Rhee güneyde iktidara geldi ve Amerikanlara en cazip gelen yönü komünist olmamasıydı. .V tomto okamžiku se do čela amerických sil a sil Spojených národů staví
Ancak Syngmyn Rhee güneyde iktidara geldi ve Amerikanlara en cazip gelen yönü komünist olmamasıydı. .تولى سينجمان ري السلطة في الجنوب وفي اعتقادي أن أكثر صفاته جاذبية
Asaletin ve ulaşılamazlığın cazibesi vardır. Bu imajı mutlaka korumalıyız.Elegancia és vitathatatlan ragyogás, mindent meg kell tennünk, hogy egy ilyen képet alkossunk meg.
Asaletin ve ulaşılamazlığın cazibesi vardır.Son élégance et sa splendeur indéniables...
Asaletin ve ulaşılamazlığın cazibesi vardır.الكبرياء وشيء من التألق
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.Eigenlijk krijg je meer waardering voor glamour wanneer je je realiseert wat het creëren ervan heeft gekost.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.E, in effetti, si apprezza molto di più il glamour quando si capisce cosa è stato necessario per crearlo.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.Et, en fait, vous appréciez mieux le glamour quand vous réalisez ce qui est nécessaire pour le créer.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.그리고 사실, 무엇이 매력을 만들어내는지 깨달을 때, 매력에 대한 더 많은 이해를 얻게 될 것입니다.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.Și, de fapt, începi să apreciezi mai mult farmecul când realizezi efortul care l-a creat.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.Und in der Tat wird Glamour mehr geschätzt, wenn man realisiert, was alles in seine Kreation gesteckt wurde.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.Y, la verdad, llegas a apreciar más el glamur cuando te das cuenta de lo que hizo falta para crearlo.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.И всъщност оценявате повече блясъка когато си дадете сметка какво е пожертвано за да бъде създен.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.Кстати, вы начнете больше ценить гламур, когда осознаёте, сколько труда требуется на его создание.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.ולמעשה, אתם מקבלים יותר הערכה לזוהר כאשר אתם מבינים מה נעשה כדי ליצור אותו.
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.وبالحقيقة فإنك تحصل على مزيد من التقدير للروعة عندما تدرك ما تطلب الوصل إليها
Aslında, onu yaratan temele indiğinizde cazibe için daha çok takdir görüyorsunuz.より深く理解できるのです ありがとうございます
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.A Europa e os EUA não me pareciam tentadores porque os conhecia muito bem, por isso, escolhi a Ásia.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Châu Âu và nước Mỹ không có vẻ gì là hấp dẫn cả bởi tôi đã biết quá rõ rồi. Thế nên Châu Á lại hấp dẫn.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Eurooppa ja USA eivät tuntuneet kiehtovilta, sillä tunsin ne liian hyvin. Joten suuntasin Aasiaan.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa en de VS trokken mij niet aan omdat ik ze te goed kende. Dus werd het Azië.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Európa és az USA nem voltak túl csalogatónak, mert túl jól ismertem ôket. Tehát Ázsia volt az.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa och USA kändes inte lockande eftersom jag kände dom så väl, så det blev Asien.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa şi SUA nu-mi păreau cu adevărat atrăgătoare pentru că le cunoşteam foarte bine. Aşa că a rămas Asia.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa und die USA schienen mir nicht so verlockend, weil ich beide zu gut kannte. Also wurde es Asien.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa y EE.UU. no resultaban tentadores porque los conozco muy bien. Asia sí lo era.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.유럽과 미국은 별로 마음에 끌리지 않았습니다. 왜냐하면 그 곳들을 너무 잘 알았기 때문입니다. 그래서 아시아로 정했죠.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.L'Europa e gli Stati Uniti non erano più così seducenti perché li conoscevo troppo bene. Quindi scelsi l'Asia.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.L'Europe et les Etats-Unis ne me tentaient pas parce que je les connais trop bien. Donc ce fut l'Asie.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Nie pociągały mnie Europa, ani USA, gdyż znałem je zbyt dobrze. Zostawała Azja.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Европа и САЩ всъщност не ми се струваха привлекателни, защото ги познавах твърде добре. Така че - Азия.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Европа и США меня не привлекали, потому что я и так их слишком хорошо знаю. Итак - Азия.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.את שנת השבתון הראשונה שלי ביליתי בעיר ניו-יורק.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.لا أشعر بالإغراء بالذّهاب إلى أوروبا والولايات المتحدة لأنني أعرفهما جيدا. لذا كان الإختيار على آسيا.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.余り魅力が感じられず アジアに行く事に決めました アジアの景色で一番美しいと思ったのは
Başka kim yerlileri cazibesi yılan gibi sevimli tavşan ve sülün olabilirdi Hindistan'da?Ai khác có thể có được thỏ duyên dáng và trĩ như những con rắn quyến rũ của người bản xứ ở Ấn Độ?

İlgili Sayfalar