Ana içeriğe geç
Sözlük

caz ile cümle

caz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok caz müzisyeni tarafından, üzerinde çalışılmış olması bunun en büyük sebebidir.Bol ovplyvnený mnohými jazzovými hudobníkmi, ktorí tam pôsobili.
Annesi bir belediye çalışanı ve babası bir caz davulcusu ve tamircisi idi.Jeho matka, Dorothy, bola komunálna zamestnankyňa, otec jazzovým bubeníkom a opravárom.
Caz tarihçisi David Gelly'e göre Morton kendini beğenmiş ve kibirli bir kişiliktir.Pre Karla Jaspersa je človek vždy niečo viac, než to, čo o sebe objektívne a vedecky vie.
1970'lerin başında bu tür artık cazibesini yitirmeye başladı.Koncom sedemdesiatych rokov tento zázrak a tento vzťah vymizol.
Los Glaciares dış turizm için önemli bir cazibe merkezi oluşturur.Los Glaciares je glavna turistična atrakcija.
Daha sonra Arif Mardin ile tanışmış ve onun teşviki ile caz şarkıları söylemeye başlamıştır.Medtem se Lili razide z Mariem in začne zvezo s pevcem Carstnom.
Daha sonra ise okuldaki caz grubuna katıldı.Vėliau mokykloje grojo džiazo grupėje.
Eleştirmenler, albümün funk, disco-pop, soul, soft rock, caz ve pop balladları barındırdığını dile getirdi.Kritikai albume įžvelgė susimaišiusius funk, disko-pop, soul, soft rock, jazz ir pop muzikinius stilius.
Cole, bir caz piyanisti olarak düşünüldü.Reiškiasi ir kaip džiazo pianistas.
Caz müziği severim.Man patinka džiazo muzika.
Gitarist ve vokalist Daniel Rossen, caz-kampından Bear'ın arkadaşıydı, kısa bir süre sonra gruba katıldı.Kitarrist ja laulja Daniel Rossen, kes oli Beari sõber džässilaagrist, liitus bändiga varsti pärast seda.
"Doğunun cazı yapılabilir mi?".Kas päikese patenteerimine oleks võimalik?".
Filmin caz tarzındaki özgün müziğini ise Lalo Schifrin bestelemiştir.Muuseumi kõige veidram eksponaat on Lucrezia Borgia juuksekihar.
1920"lere geri dönelim... cazibeli bir dönemdi ve endüstri devriminin etkileri tüm dünyada hissediliyordu.ارجع خطوة إلى الوراء، إلى عشرينيات القرن العشرين... عصر تحوطه الفخامة من كل صوب وتأثيرات الثورة الصناعية
1932 yılında bunun ne kadar cazip olduğunu anlayabiliyorum.Αντιλαμβάνομαι ότι ήταν πολύ δελεαστικό το 1932.
Alex Ross'un cazibeli stili dışında,Afgezien van Alex Ross' stijl, die zeer glamoureus is,
Alex Ross'un cazibeli stili dışında,매우 매력적인 알렉스 로스의 스타일을 제외하고,
Alex Ross'un cazibeli stili dışında,Pomijając styl Alexa Rossa, który jest bardzo efektowny,
Alex Ross'un cazibeli stili dışında,בלי קשר לסגנון של אלכס רוס, שהוא מאוד זוהר,
Alex Ross'un cazibeli stili dışında,بغض النظر عن هيئة أليكس روس، والتي هي مبهرة جداً
Alex Ross'un cazibeli stili dışında,スーパーマンには 飛べると 信じさせる何かがあります
Ama bütün bunları eski moda görgü kuralların ve cazibenin arkasına gizliyorsun.Men du maskerar det bra bakom din gammelmansfiness. Du är en benhård egoist.
Ama bütün bunları eski moda görgü kuralların ve cazibenin arkasına gizliyorsun.Dar ascunzi toate astea în spatele bunelor-maniere ºi farmecului moºtenit din vremea ta.
Ama bütün bunları eski moda görgü kuralların ve cazibenin arkasına gizliyorsun.Das ist gut verborgen unter der Gewandtheit des Alters... und deiner Liebenswürdigkeit.
Ama bütün bunları eski moda görgü kuralların ve cazibenin arkasına gizliyorsun.Das ist gut verborgen unter der Gewandtheit des Alters... und deiner Liebenswürdigkeit.
Ama bütün bunları eski moda görgü kuralların ve cazibenin arkasına gizliyorsun.Naamioit sen hyvin herrasmies- mäisyytesi ja charmisi taakse.
Ama bütün bunları eski moda görgü kuralların ve cazibenin arkasına gizliyorsun.Pero esconde todo eso tras sus caducas maneras y amabilidad.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Aber zu viele Regeln halten erfahrene Jazz Musiker vom Improvisieren ab.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Ale příliš mnoho pravidel brání vyzrálým jazzovým hudebníkům improvizovat.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Ale príliš veľa pravidiel by znemožnilo talentovaným jazzovým muzikantom improvizovať.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Ale zbyt wiele zasad powstrzymuje znakomitych muzyków jazzowych od improwizowania.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Dar prea multe reguli îi împiedică pe muzicienii de jazz consacraţi să improvizeze.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.De a túl sok szabály akadályozza a kitűnő jazz zenészeket, abban, hogy szabadon improvizálhassanak.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.하지만 너무 많은 규제는 안됩니다. 숙달된 연주자도 즉흥을 발휘할 수 없으니까요. 하지만 너무 많은 규제는 안됩니다. 숙달된 연주자도 즉흥을 발휘할 수 없으니까요.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Maar teveel regels belemmert ervaren jazz musici bij het improviseren.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Mais trop de règles empêchent les musiciens de jazz accomplis d'improviser.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Mas demasiadas regras impedem que os músicos de jazz talentosos improvisem.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Ma troppe regole impediscono ad esperti musicisti jazz di improvvisare.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Men alt for mange regler forhindrer gennemførte jazzmusikere i at improvisere.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Men för mycket regler hindrar även skickliga jazzmusiker från att improvisera.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Nhưng quá nhiều luật cản trở một nghệ sỹ jazz thành công từ việc ứng biến.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Pero demasiadas reglas impiden que los músicos de jazz más reconocidos improvisen.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Tapi terlalu banyak aturan akan menghambat musisi jazz yang mumpuni untuk berimprovisasi
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Αλλά οι υπερβολικοί κανόνες αποτρέπουν τους καταξιωμένους Τζαζίστες από τον αυτοσχεδιασμό.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Але забагато правил заважають талановитим джазовим музикантам імпровізувати.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Но прекалено многото правила пречат на талантливите джаз музиканти да импровизират.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Но чрезмерное число правил мешает состоявшимся джазовым музыкантам импровизировать.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.אך חוקים רבים מדי מונעים מנגן הג'אז המיומן לאלתר.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.لكن القواعد الكثيرة جدًا تمنع عازف الجاز البارع من الارتجال.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.即興しづらくなります 結果、才能を発揮し切れなくなる
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.Aber hier sehen wir den Glamour der Industrie.
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.Ale istnieje także czar przemysłu.
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.Dar există glamour și în industrie.
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.Industrie kan glamoureus zijn.
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.그러나 산업의 매력이 존재합니다.
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.Ma c'è un glamour industriale.
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.Mais il y a un glamour de l'industrie.
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.También hay un glamur industrial.
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.Но особый гламур есть, например, в промышленности.
Ama endüstri cazibesi denen bir şey var.Съществува индустриален блясък.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod