Ana içeriğe geç
Sözlük

casus ile cümle

casus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gerekirse sayınızı çıkartın ama casuslarınızı gönderinSuppler jeres styrker om nødvendigt, men udsend jeres spioner.
Gerekirse sayınızı çıkartın ama casuslarınızı gönderinUtöka era styrkor om det är tvunget. Men skicka ut spionerna.
Gerekirse sayınızı çıkartın ama casuslarınızı gönderinVermeerder je als je moet, maar stuur spionnen uit.
Gerekirse sayınızı çıkartın ama casuslarınızı gönderinWenn es unbedingt sein muss, mach Dich mit einer größeren Truppe auf den Weg, aber sende Deine Spione aus.
Gerekirse sayınızı çıkartın ama casuslarınızı gönderinWzmacniajcie się, jeśli musicie, ale roześlijcie szpiegów.
Gerekirse sayınızı çıkartın ama casuslarınızı gönderinZožente si dalších ohyzdov, ak musíte, ale pošlite von špehov.
Gerekirse sayınızı çıkartın ama casuslarınızı gönderinΑυξήστε τους αριθμούς σας αν πρέπει, αλλά στείλτε τους κατασκόπους σας.
Gerekirse sayınızı çıkartın ama casuslarınızı gönderinЕсли надо, пополняйте ряды, но вышлите лазутчиков.
Gerekirse sayınızı çıkartın ama casuslarınızı gönderin俺が戻るまでに奴を探し出せ
Guo, eleştirenleri CCP'nin özel bir bölümü için çalışan casuslar olarak damgaladı.Guo respondeu rotulando os seus críticos de espiões que estão trabalhando para uma facção específica do PCC.
Guo, eleştirenleri CCP'nin özel bir bölümü için çalışan casuslar olarak damgaladı.Guo respondió, llamó "espías" a sus críticos que trabajan para una facción específica del PCCh.
Hacker'ları suç yada casusluk işlerine karışmadan önce ve sonra devlet adına işe alıyorlar.그들은 해커를 채용합니다. 범죄와 산업 스파이 행위에 연루되기 전이나 연루된 후에라도,
Hacker'ları suç yada casusluk işlerine karışmadan önce ve sonra devlet adına işe alıyorlar.הם מגייסים האקרים גם לפני וגם אחרי שהם נעשים מעורבים בפעילויות פשע וריגול תעשייתי
Hacker'ları suç yada casusluk işlerine karışmadan önce ve sonra devlet adına işe alıyorlar.فهم يجندون المخترقين قبل و بعد أن يتورطوا في جرائم و أعمال تجسس صناعية
Hacker'ları suç yada casusluk işlerine karışmadan önce ve sonra devlet adına işe alıyorlar.ハッカー達が犯罪や産業スパイ活動に 手を染めている いないに関わらず また 身分も関係なく
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Chúng tôi đây đều là con một cha, vốn nhà lương thiện, chẳng phải là thám tử đâu.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Chúng_tôi đây đều là con_một cha , vốn nhà lương_thiện , chẳng phải là thám_tử đâu .
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Kami ini bersaudara, Tuanku. Kami ini orang baik-baik, bukan mata-mata.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››우리는 다 한 사람의 아들로서 독실한 자니 종들은 정탐이 아니니이다
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Me olemme kaikki saman miehen poikia, olemme rehellisiä miehiä; palvelijasi eivät ole vakoojia."
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››mindnyájan egy ember fiai vagyunk: igaz emberek vagyunk. [Soha] nem voltak kémek a te szolgáid.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Mi vsi smo sinovi enega moža; pošteni smo, nikdar niso bili ogleduhi hlapci tvoji.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››My všetci sme synovia jedného muža; sme statoční ľudia; nikdy neboli tvoji služobníci vyzvedačmi.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Noi siamo tutti figli di un solo uomo. Noi siamo sinceri. I tuoi servi non sono spie!»
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Noi toţi sîntem fiii aceluiaş om; sîntem oameni de treabă, robii tăi nu sînt iscoade.``
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Nós somos todos filhos de um mesmo homem; somos homens de retidão; os teus servos não são espias.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Nous sommes tous fils d`un même homme; nous sommes sincères, tes serviteurs ne sont pas des espions.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Todos nosotros somos hijos de un mismo hombre. Somos hombres honestos; tus siervos no somos espías
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Vi äro alla söner till en och samma man; vi äro redliga män, dina tjänare äro inga spejare.»
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Vi er alle Sønner af en og samme Mand; vi er ærlige Folk. dine Trælle er ikke Spejdere!"
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Vi er alle sønner av én mann; vi er ærlige folk, dine tjenere er ikke speidere.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Všickni my synové jednoho muže jsme, upřímí jsme; nikdyť jsou nebyli služebníci tvoji špehéři.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Wij zijn allemaal broers en eerlijke mannen! Wij zijn echt geen spionnen!"
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Wir sind alle eines Mannes Söhne; wir sind redlich, und deine Knechte sind nie Kundschafter gewesen.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Wszyscyśmy synowie jednego męża; ludzieśmy szczerzy, a nie są słudzy twoi szpiegami.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››ημεις παντες ειμεθα υιοι ενος ανθρωπου καλοι ανθρωποι ειμεθα οι δουλοι σου δεν ειναι κατασκοποι.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››мы все дети одного человека; мы люди честные; рабы твои не бывали соглядатаями.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››Ние всички сме синове на един човек, честни човеци сме, слугите ти не са шпиони.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››כלנו בני איש אחד נחנו כנים אנחנו לא היו עבדיך מרגלים׃
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››نحن جميعنا بنو رجل واحد. نحن أمناء. ليس عبيدك جواسيس.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››我 們 都 是 一 個 人 的 兒 子 、 是 誠 實 人 、 僕 人 們 並 不 是 奸 細
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››我 們 都 是 一 個 人 的 兒子 、 是誠 實人 、 僕人 們並 不 是 奸細
Keşiş tutun kızı. Ben umut, bir tür casusluk yapmak사인 잠깐, 딸. 나는 희망의 종류 스파이합니까
Keşiş tutun kızı. Ben umut, bir tür casusluk yapmakהחזק נזיר, בתו. אני מרגל סוג של תקווה,
Keşiş tutun kızı. Ben umut, bir tür casusluk yapmakامسك الراهب ، ابنة. أفعل تجسس نوع من الأمل ،
Keşiş tutun kızı. Ben umut, bir tür casusluk yapmakどの我々は妨げるれる絶望的なので必死の実行として懇願。
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.--Aquel hombre, el señor de la tierra, nos habló con dureza y nos tomó por espías del país
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.Človek, pán zeme, hovoril s nami tvrde a dal nás do väzenia ako vyzvedačov zeme.
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.Der Mann, der im Lande Herr ist, redete hart mit uns und hielt uns für Kundschafter des Landes.
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı."Gubernur Mesir bicara dengan kasar kepada kami dan menuduh kami memata-matai negerinya
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.그 땅의 주 그 사람이 엄히 우리에게 말씀하고 우리를 그 나라 정탐자로 여기기로
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.L`homme, qui est le seigneur du pays, nous a parlé durement, et il nous a pris pour des espions.
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.Mannen som råder der i landet, talte hårdt til oss og tok oss for folk som vilde speide ut landet.
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.»Mannen som var herre där i landet tilltalade oss hårt och behandlade oss såsom om vi ville bespeja landet.
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.Mówił z nami on mąż, pan onej ziemi, surowo, i udał nas za szpiegi ziemi;
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.Muž ten, pán země, mluvil k nám tvrdě, a dal nás do vězení, jako špehéře země.
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.người đương làm chúa tại xứ Ê - díp-tô nói với chúng_tôi cách xẳng xớm , cho chúng_tôi là thám_tử .
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.người đương làm chúa tại xứ Ê-díp-tô nói với chúng tôi cách xẳng xớm, cho chúng tôi là thám tử.
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.O homem, o senhor da terra, falou-nos asperamente, e tratou-nos como espias da terra;
‹‹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize casusmuşuz gibi davrandı.,,Omul acela, care este domnul ţării, ne -a vorbit aspru, şi ne -a luat drept iscoade.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod