cantası ile cümle
cantası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir yamaç paraşütünü sırt çantası gibi alıp taşımak mümkündür.Nu putea fi transportată într-o geantă ca bagaj de mână.
Sol alt köşede, bir kılıç ve para çantası vardır.Pe peretele din fundal atârnă o bandă albă, o geantă din piele și, în dreapta, o sabie.
Para kesesi veya kese, küçük para çantası ya da torbaya verilen addır.Persoanei respective i se oferă daruri în bani sau o batistă.
Birçok öğrenci okula sırt çantası taşır.Cei mai mulți elevi se duc la școală cu ghiozdane.
Jessie oteldeyken resepsiyona indiğinde Carlos’un bebekleri çantasına koyduğunu anlar.Jessie ekkor észreveszi, hogy amíg ő telefonált a szállodában, Carlos belecsempészte a táskájába a babáit.
Bu arada çantasını çaldırır.Bill magával viszi a táskát.
Sırtında her zaman çantası vardır.A hátulsó szárnyon mindig van kapcsolósörte.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.A szerelvény poggyászkocsit nem továbbít.
Bu Tom'un çantası mı?Ez Tom táskája?
Bu kimin çantası?Kié ez a táska?
Bu arada çantasını çaldırır.Tämän jälkeen hän pakkasi matkalaukkunsa.
Sırtında her zaman çantası vardır.Selkänojan takana on toisinaan suuri tavaralaatikko.
O, çantasının fermuarını kapadı.Hän veti laukkunsa vetoketjun kiinni.
Sol alt köşede, bir kılıç ve para çantası vardır.Το άνω αριστερά έχει ένα ασημένιο φόντο με ένα σπαθί και ένα όπλο.
Ödülü kazananlara yerel bir sanatçının yaptığı el yapımı deri el çantası hediye edilmektedir.Το βραβείο είναι μια χειροποίητη δερμάτινη τσάντα βοσκού, η οποία είναι φτιαγμένη από τοπικό καλλιτέχνη.
Hurley, bu fikirle ilgili endişelerini anlatırken; Ilana dinamit dolu çantasını düşürür.Πληγωμένη από αυτή την ανακάλυψη, η Άριελ βάζει τα κλάματα.
Anahtarı çantasına koydu.Αυτή έβαλε το κλειδί στην τσάντα της.
Senin için ne çeşit bir evrak çantası almamı istersin?Τι είδους του χαρτοφύλακα θέλεις να σου αγοράσω;
Yıllar sonra Peter babasının çantasını bulur.Dagen etter blir han funnet av sin bror Peter.
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.Betty menemukan kotak biru di tasnya yang cocok dengan kunci biru Rita.
Kumaşı, benzer kimonoları yamamak için, el çantası ya da benzeri kimono aksesuarları yapmak için kullanılır.Sisa bahan kimono bisa dimanfaatkan untuk membuat aksesori pelengkap kimono, seperti tas, dompet, atau sandal.
İçinde bomba bulunan çantasını yere koydu.Aku pikir pria tersebut yang menempatkan bom di bagasi.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.Tại căn hộ chung cư của Jacob, một số sinh vật thoát khỏi va li của Newt.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.Vào lúc 11:48 sáng, Yolanda rút một khẩu súng lục từ trong ví và nhắm vào Selena.
Sırtında her zaman çantası vardır.Còn khoang hành lý thường ở phía sau.
Bu arada çantasını çaldırır.Di chuyển các túi tiết.
Alkışlardan sonra Duff kulise gider ve kostüm değiştirir, çantasını alır ve dışarı çıkar.Sau khi luyện tập, họ trở về Anfield để tắm, thay quần áo và ăn nhẹ.
Sırt çantası sırtüstü giyilen bir tür çantadır.Vòng đeo tay là một loại trang sức đeo ở cổ tay.
Bu arada çantasını çaldırır.鞄をかかえている。
Sırt çantası sırtüstü giyilen bir tür çantadır.背中に筒状の荷物を背負った男性型。
Sırtında her zaman çantası vardır.普段は背中に収納されている。
Maryse Sessiz kardeşler ile birlikteyken onlardan birinin çantasını almıştır yanlışlıkla.何とか彼らを振り切ったクエイドは、謎の男からカバンを受け取る。
Bu Jane'nin çantasıdır.これはジェーンさんのかばんです。
Sırtında her zaman çantası vardır.通常有背部條紋。
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.正在这时,贝蒂发现自己的手袋里出现了一个蓝色盒子。
Sol alt köşede, bir kılıç ve para çantası vardır.在右边角落的底端有一本书和一个文件夹。
Aksesuarlar arasında parmaksız eldivenler, sırt çantası, yardımcı kemer ve iki tabanca bulunur.有时佩戴无指手套,一个背包,两边有枪套的腰带,和两把手枪。
Sırt çantasında komprime yiyecek ve içecek de bulunur.机舱内有饮品及轻食出售。
Hızlıca çantasını alırken çanta açılır ve içindeki tüm paralar etrafa saçılır.一个打开的袋子里面装着偷来的钱,那些钱被风吹得周围都是。
Bir yamaç paraşütünü sırt çantası gibi alıp taşımak mümkündür.전용 커버가 있어 먼지 등을 막을때 사용할 수 있다.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.그의 원본 데이터 파일도 그의 컴퓨터에서 지워진 상태였다.
Değerli çantasını Elettra'ya emanet ediyor ve kaçıyor.아루루의 지갑을 훔치고 덜미가 잡혔지만 도망쳐 버린다.
Gün sonunda silah hariç tüm eşyasını toplayıp çantasına geri yerleştirir.לכל דבר יש את המקום שלו בסוף היום היא אוספת בזהירות את רכושה – מלבד האקדח – ומניחה אותו בחזרה בתיק.
Sol alt köşede, bir kılıç ve para çantası vardır.לשמאלה ספסל ועליו שק של מטבעות.
Yanında sürekli koluna taktığı klasik müteahhit çantasını taşır.היא כמעט תמיד עם תיק היד שלה.
Joe Daryl'in çantasını kontrol eder.נתין של ג'ו קרול.
Bu arada çantasını çaldırır.Тя избягва с чантата.
MITB çantasının ortada olduğu ve kaybedenin RAW'dan ayrılacağı bir maç.Обявен е мач в който загубилият трябва да напусне Raw.
Sırt çantası sırtüstü giyilen bir tür çantadır.Раница най-общо казано е чанта, предназначена за носене на гърба.
Sırtında her zaman çantası vardır.На гърба обикновено е отпечатано изображение.
Hızlıca çantasını alırken çanta açılır ve içindeki tüm paralar etrafa saçılır.Взима чантата с документи, която се отваря и се разпръскват много фалшиви пари.
İçinde bomba bulunan çantasını yere koydu.При торбата, която ги излъгала.
Çocukları çantasına alarak kaçırdığı söylenir.Odpovedala se je skrbništvu nad sinovoma v prid tašči.
Bu arada çantasını çaldırır.Moterys pina krepšius.
Sol alt köşede, bir kılıç ve para çantası vardır.Dešiniajame kampe, iš kiemo pusės, įmūrytas butelis su pinigais ir aktu.
Çocukları çantasına alarak kaçırdığı söylenir.Nägin teda askeldamas kottidega.
Maryse Sessiz kardeşler ile birlikteyken onlardan birinin çantasını almıştır yanlışlıkla.Kuna tal meessoost pärijad puudusid, siirdus mõis tema õe Brigitte kaudu Lodede Ereda liini kätte.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Busca en su bolso y le da un 20.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Ela puxa pela carteira e dá-lhe uma nota de 20.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Elle sort son porte-monnaie et lui tend un billet de 20 dollars.