cantası ile cümle

cantası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
57
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Ca și cum depresia ar fi ceva ce poate trece folosind trusa de prim-ajutor.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Como si la depresión fuera algo que se pudiera remediar con algo sacado de un kit de primeros auxilios.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Ikään kuin masennus olisi jotain, mikä voidaan korjata ensiapulaukun tarvikkeilla.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Jako kdyby deprese šla vyléčit jakýmkoli lékem první pomoci.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.마치 우울증이 비상 약상자의 어떤 약으로도 쉽게 치료될 수 있는 것처럼 말이죠.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Kot da bi se depresijo lahko pozdravilo z nečim iz prve pomoči.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Mintha a depresszióra lenne valami gyógyír egy elsősegélydoboz tartalmai között.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Seperti depresi adalah sesuatu yang bisa disembuhkan oleh salah satu isi yang dijumpai dalam sebuah kotak P3K.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Som om depression är något som kan botas av något innehåll i ett första-hjälpen-kit.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Som om depression er noget, der kunne klares af noget af indholdet i en førstehjælpstaske.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Tak jakby depresja była czymś, na co można zaradzić czymkolwiek z apteczki.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Как будто-то депрессию можно как-то облегчить средствами из аптечки первой помощи.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.כאילו שדכאון זה משהו שניתן לרפא בעזרת משהו מתכולתה של ערכת עזרה ראשונה.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.كما لو أن الإكتئاب هو شيء يمكن علاجه بأحد المحتويات الموجودة في علبة الإسعافات الأولية.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.治せてしまうかのように 今でもまだ 彼は 火の着いたダイナマイト
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Et que son sac-à-dos se retrouve projeté dans une autre direction.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Il suo zaino, come un proiettile, rimbalza altrove.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Jego plecak szybuje w jeszcze innym kierunku.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.가방도 멀리 내던져 버렸지요.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Rucsacul său zboară ca un glonţ în altă direcţie.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Sein Rucksack wird in eine andere Richtung geschleudert.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Su mochila sale disparada en alguna otra dirección.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Tasnya dijatuhkan ke arah lainnya.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Zijn rugzak vliegt in een andere richting.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Раницата му описа балистична крива в друга посока.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.תיק הגב שלו עף בקשת לכיוון השני.
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.وحقيبته الظهرية الى مكان آخر
Sırt çantası başka bir yöne uçtu.それから 一番近くにある木に走っていって
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.A uitat să tragă fermoarul de la rucsac la spate.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Dia lupa menutup kantong luar ranselnya.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Elfelejtette behúzni a zipzárat a hátizsákján.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Glemte at lyne hans rygsæk.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Ha dimenticato di chiudere la parte posteriore del suo zaino.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Il a oublié de fermer la fermeture éclair de l'arrière de son sac à dos.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Olvidó cerrar su mochila completamente.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Repun vetoketju unohtui puoliksi auki.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Vergessen, den hinteren Reißverschluss seines Rucksacks zuzumachen.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Vergeten zijn rugzak vast te maken.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Zapomniał zapiąć górę plecaka.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Забрави да закопчае с ципа задната част на чантата си.
Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.Забыла застегнуть половину его рюкзака.
Sırt çantası ve seyahat için mükemmel.Idéal pour emporter en voyage.
Sırt çantası ve seyahat için mükemmel.Perfecta para viajes.
Sırt çantası ve seyahat için mükemmel.Perfeita para colocar na mochila e viajar.
Sırt çantası ve seyahat için mükemmel.Sempurna untuk dibawa bepergian dan berwisata.
Sırt çantası ve seyahat için mükemmel.Идеальный размер для путешествий.
Sonra kaskını havaya fırlattı. Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Rồi cậu ấy ném mũ bảo hiểm, quăng ba lô đi.
Sonra kaskını havaya fırlattı. Sırt çantası başka bir yöne uçtu.Он в ярости швыряет свой шлем - и он летит в одну сторону, его рюкзак - в другую.
SS: Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.(Esqueceu-se de correr o fecho da parte de trás da mochila.
SS: Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.수잔: 칸지의 가방 지퍼를 채우는 것을 깜빡했었습니다.
SS: Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.ס.ס: הוא שכח לסגור את הרוכסן של התרמיל גב שלו.
SS: Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.سوزان: لقد نسيت ان أغلق الجزء الخلفي من حقيبة ظهره.
SS: Sırt çantasının arka kısmının yarısını kapatmayı unutmuş.物を運ぶの好きなの
Yanımda babamın çantası yok muydu?Je n'avais pas le sac de mon père ?
Yanımda babamın çantası yok muydu?Nem volt nálam az apukám táskája?
Yanımda babamın çantası yok muydu?Δεν είχα την τσάντα του πατέρα μου;
- Yanında çantası da var.- Bőrönd is van nála.

İlgili Sayfalar